Hayat Zıtlıklarla Kaimdir

Abone Ol

Hayat, birbiriyle savaşan değil, birbirini tamamlayan zıtlıkların o muazzam dengesi üzerinde durur.

Herakleitos’un binlerce yıl ötesinden gelen o kadim tespiti, varoluşun en temel şifresini fısıldar.

“Zıtlıklar çatışmaz; uyum yaratır. Hastalık sağlığı, açlık tokluğu, yorgunluk dinlenmeyi değerli kılar.”

Dünyayı tek bir renk, tek bir mevsim, tek bir duygu üzerinden okumaya çalışmak, hayatın zenginliğini inkar etmektir.

İnsan, ancak karanlığın o koyu bağrında sabahın nurunu özler ve ona kıymet biçer.

Hastalık uğramadan sağlığın kıymeti, yorgunluk çökmeden dinlenmenin o eşsiz lezzeti ruha inmez.

Açlık, tokluğu sadece biyolojik bir ihtiyaçtan öte, derin bir şükür vesilesine ve nimete dönüştürür.

Eksiklik, varlığın en sadık aynasıdır; o ayna kırıldığında elimizdeki güzelliklerin parlaklığı da söner.

Hayatın sert rüzgarlarını göğüslemeyen, huzurun o yumuşak iklimini asla layığıyla tanıyamaz.

Bizler her şeyi zıddıyla bilir, her duyguyu karşıtıyla tartar ve her anı zıddıyla anlamlandırırız.

Hüznün dokunmadığı bir kalbin derinliklerinde, gerçek sevincin o coşkulu yankısı asla duyulmaz.

Zıtlıklar birer engel ya da düşman değildirler; aksine yaşamın tadını oluştururlar.

Kışın o dondurucu ayazı olmasaydı, baharın ılık nefesi bu kadar içten ve samimi kucaklanmazdı.

Mesele, zıtlıkların birini diğerine tercih etmek değil, ikisinin arasındaki o ince nizamı ve hikmeti görebilmektir.

Her düşüş, aslında daha sağlam bir kalkışın; her gözyaşı, daha samimi bir tebessümün habercisidir.

Başarısızlığın acısını tatmayan bir ruh için başarının zirvesi sadece kuru bir duygudan ibarettir.

Ayrılığın sancısı çekilmeden, kavuşmanın o birleştirici gücü asla idrak edilemez.

Varlığın kıymeti yokluğun tarlasında yetişir, hayatın anlamı ise ölümün gölgesinde hayat bulur.

Bu dünya, karşıt kutupların savaş alanı değil, birbirine yaslanarak yükselen muazzam bir hikaye mekanıdır.

Dengede kalmak, zıtlıkların sesini susturmak değil, onların oluşturduğu bu devasa senfoniyi hayranlıkla dinleyebilmektir.

Rabbim bizlere, her şerrin içindeki hayrı, her zorluğun yanındaki kolaylığı ve zıtlıkların kalbindeki o gizli rahmeti görebilecek basireti nasip eylesin.

Kendi hikayemizi yazarken, siyahın beyazı nasıl belirginleştirdiğini bilerek, her anın hakkını teslim etmeliyiz.

Hayat, tüm karşıtlıklarıyla bir bütündür ve ancak bu bütünlük içerisinde bir mana kazanır.

İyiliği yaşatmak için kötülüğü tanımak, ışığı bulmak için karanlıktan geçmek bu yolun asıl kuralıdır.

Madem hayat bu zıt kutupların muazzam dengesiyle kaim, o halde bizden farklı olanı yok etmeye çalışmak aslında yaşamın ritmini bozmak demektir.

Kendi doğrumuza uymayan her düşünceyi bastırmak, zihnimizin pencerelerini dünyaya kapatmak ve o zengin uyumdan mahrum kalmak sonucunu doğurur.