HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN

Abone Ol

Ülkemiz büyük bir atılım kapsamında, hukukun toplumsal temizliğe esas olacağı gelişmelerin her gün somut olarak yaşandığı günlerden geçiyor.

Adalet Bakanımız Akın Gürlek önderliğinde, adalet neferlerinin attığı adımlar, yaptığı çalışma ve operasyonlar bir yandan ülkemiz geleceğinin ve temiz yarınlarımızın umut ışığı olurken, bir yandan da geçmişin karanlığını aydınlatıyor, çözümsüz dosya kalmıyor.

Bir gün Muhsin Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin önemli bir gelişme yaşanırken, Uğur Mumcu cinayeti yeniden ele alınıyor, paralelinde her gün ülkenin bataklığa dönmüş yolsuzluk çeteleri çökertiliyor.

Bunun güncel örneği Menderes Belediyesi. Ortaya çıkan gerçekler, ülkemizin nasıl güçlü, nasıl derin ve acil bir arınmaya ihtiyacı olduğunu net olarak ortaya koyuyor.

Menderes Belediyesi operasyonu, hırsızlığı, yolsuzluğu, sapkınlığı yüzümüze tokat gibi çarpıyor.

Sadece Menderes mi? Tabiki hayır.

İmamoğlu-Özel Belediyeciliği ve yönetim tarzının temel karakteristiği bu noktaya evrilmiş aslında.

Bu yönetim tarzında, bir kimse bir makama seçildikten ya da atandıktan sonra, hiçbir kamusal sorumluluk ya da ahlaki bariyerle sınırlı olmadan istediğini yapar, yetim hakkı yer, hırsızlık yapar, sapkın partilerde uyuşturucu içer. Bunlar önüne konduğunda da 'Siyasi Operasyon' der çıkar işin içinden. İşte İmamoğlu-Özel siyaset anlayışının özeti budur.

Şimdi bu anlayış yeni bir siyasi yapı kurdu ve dört bir yanda bunun pazarlaması yapılıyor. 3 Yıl önce AHBAP suç örgütünün finansmanı için PR çalışması yapan paralı troller, bugün bu siyasi yapı için bağış topluyor.

Yeni Parti'nin temeli, yolsuzluk-sapkınlık faaliyetlerini özgürlük alanı olarak gören bir yaklaşımla kuruldu.

Ancak vahim kısım bununla sınırlı değil.

Bu yapının terör örgütleri ve yabancı istihbarat kurumları ile irtibatlı hatta onların güdümünde olduğu yolunda önemli deliller ortaya konmaya başlandı.

Özgür Özel' e firari fetöcülerin bireysel ve örgütsel olarak verdikleri destek ortada. Şimdi bunu adeta şüpheden uzak şekilde gerçekliğiyle ortaya koyan bir açıklama gündeme damga vurdu. FETÖ elebaşı firari Emre Uslu '“Gülen kendisinden sonra cemaatin İman, Hayat, Şeriat düsturu hükmünce artık bir siyasi parti kurması gerektiğini vasiyet etti ve bunun üzerine cemaat de Türkiye'de olabildiğince şartlar elverdiği süre içerisinde Türkiye'de kullanmış olduğu kripto adamlarını kullanarak muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi'nin vasiyetini yerine getirip CHP'yi de bölerek Yeni Parti'yi kurdurdu. Ve bunu istihbarat servisleri de bildiğinden dolayı artık birtakım işler farklı şekilde devam edecek. Bunu bu nedenle biz gazeteciler de CHP'nin bölünmesini, Yeni Parti'nin kurulmasını alkışladık hatta bu konuda aktif rol de oynadık” beyanatını verdi. Bu açıklama ve yaşanan gelişmeler, Yeni Parti-Fetö işbirliğini ve daha da ötesinde Yeni Parti'nin Fetö'nün siyasi ayağı olduğunu gösteriyor.

Yeni Parti Fatih İlçe Başkanı olarak Özgür Özel tarafından atanan, Yavuz Nazlıgül'ün de üst düzey DHKPC üyesi olduğu biliniyor. DHKPC, Fetö'nün marjinal sol şubesidir. Yani Yeni parti her kulvardan terörün kucağına düşmüş vaziyette.

Şimdi herkesin aklını başına alma zamanı. Ülkemiz bir yandan, tüm yönleriyle bu pisliğe karşı savaş verirken, şahsi menfaatler uğruna bu kişilere destek olanların, içinde bulundukları ihanet çukurunu görmeleri, anlamaları lazım. Bu yapı toplumu manipüle ederek çeşitli kazanımlar elde etmeye çalışıyor olabilir ancak AHBAP suç örgütü örneğindeki gibi, insanlara sonradan 'Ben ne yaptım ' dedirtmemek için herkesin sorumlu davranması gerekiyor.