Kültür Sanat

Herkesin dilindeki o mısraların sahibi Uğur Işılak | Mazlumun âhı indirir şahı!

Abone Ol

Muhammed Şimşek / İstanbul / Özel Haber

Sosyal medya ve internet sitelerinde Yunur Emre’ye ait olduğu iddia edilen dörtlükle ilgili ünlü sanatçı Uğur Işılak defalarca uyardı ve yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, “28 Şubat sürecinde kaleme aldığı eserden bir kıta… Sosyal medyada Yunus Emre, Şems şiiri olarak paylaşılıyor” notunu düştü. Hemen herkesin Yunus Emre’ye ait olduğunu düşünerek siyasi tercihlerine göre iktidara çatmak için kullandığı “Her şeyin vakti vardır” şiiri 2002’de sanatçı Uğur Işılak’ın “Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar” adlı albümünde sözü bestesi kendine ait bir eser olarak yer aldı.

YUNUS’TAN HABERSİZ ŞÜKÜR!

FETÖ firarisi eski futbolcu Hakan Şükür yurt dışında yaşıyor ve sosyal medya hesabından ülkesini karalamaya devam ediyor. Millet iradesinin temsilcisi konumundaki siyasileri kendine hedef seçen Şükür de Yunus Emre’ye ait olmadığı halde bu mısraları kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarını heder aldı. Bugüne kadar hiç “Yunus” okumadığı ortaya çıkan Hakan Şükür’ün o mısraların fazlasını da paylaşarak aynı zamanda eski AK Parti Milletvekili olan Uğur Işılak’a ait şiirin neredeyse tamamını kullandı.

SÖZÜN “ÖZ”ÜNÜ BİLMEZLER

Dahası yurt dışına kaçmazdan önce HSYK tarafından tenzili rütbeyle Bolu Savcılığı’na atanan Zekeriya Öz de twitter üzerinden Yunus Emre imzasıyla “Olsun be aldırma Yaradan yardır/Sanma ki zalimin ettiği kârdır/Mazlumun ahı indirir şâhı/ Elbette her şeyin bir vakti vardır” mısralarını paylaşarak hükümete ve atamasını yapanlara göndermede bulunmuştu. Ancak Öz’ün paylaştığı bu mısralar Yunus Emre’ye değil sanatçı Uğur Işılak’a aitti. Yunus Emre’ye ait olmadığı zaten tarzından belliydi ama Savcı Zekeriya soyadı “Öz” olsa da sözün özünden habersiz olduğunu ispatladı.

ESKİŞEHİRLİLER BİLBOARD YAPTI

Yunus Emre’ye atfedilen manzume Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Mayıs 2017’de Büyük Park’ta gerçekleştirilen Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası kapanışında sahne arkasında fon olarak yer aldı. Bunun üzerine Yunus Divanı’nda böyle bir dörtlüğün bulunmadığını duyuran Yazar Mustafa Özçelik, “Ruh ve mana kaybolunca da işte böyle oluyor” şeklinde yorum yaptı.

BU KAFAYLA GİDERSEK

Yakın dönmede sosyal medyanın iletişimi kolaylaştırdığı bir gerçek ama bunun sakıncaları da bu şekilde ortaya çıkıyor. Araştırmaya gerek dahi duymadan alıp paylaşırken hem bilgi kirliliğine yol açıyoruz hem de yazılıp çizilenlerin altını boşaltıyoruz. Bir mana içeren sözlerin özünü anlayıp özümsemeden bilgisayar ve internet dünyasında basma kalıp paylaşımların kullanıcısı haline geliyoruz. Okuduklarımızı olduğu gibi almadan once bir akıl süzgecinden geçirmemiz ve sorgulamamız gerkiyor. Hepsinden önemlisi asıl kaynağını sorgulamadan yapılan paylaşımlar bizi her türlü algı oyununa açık hale getiriyor. Dünü ve bugünüyle kültürel zenginlerimizin farkında olmalı ve bu alandaki değerlerimizi tanımalıyız ki gerek kültürel, gerek siyasi ve gerek tarihi belleğimiz bizi yanıltmasın.

Uğur Işılak’ın şiirini Yunus Emre kimliği altında kendine maske yapanların bu ülkeye verdiği zarar ortadayken daha dikkati olmak zorundayız. Kendi öz kültürümüz ve değerlerimiz üzerine inşa edeceğimiz medeniyet tasavvurumuz bizi uyanık kılmalı ve olayların farkında olmamızı sağlamalı. Yoksa bugüne kadar Anadolu’nun söyleme damarını temsil eden Mevlana ve Yunus boyutundan, içinde yaşadığımız çağa seslenen bir sanatçı’dan yani Uğur Işılak’tan kimselere bir zarar gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Bunda her hangi bir sıkıtı yok ve tek başına bu mısralar yazıldığı 28 Şubat döneminin çetin şartları içinde kendine has bir gözü karalık ve mazlumun yanında durup zalime baş kaldırıyı ifade ediyor.

Bir de “gazeteci” olacaklar!

Hal böyleyken, bazıları dörtlük halinde, bazıları beyit makaslayarak bu şiiri Yunus Emre’ye atfederek hem kendi cehaletlerini açık ediyor hem gittikleri yolun yolcusu olmayan bir sanatkârın hakkına giriyorlar.

Saygı Öztürk, Sözcü Gazetesi‘ndeki “Bu sözler umut veriyor” başlıklı 17 Kasım 2015 tarihli yazısında bu hataya düştü.

“Yunus Emre: Olsun be aldırma yaradan vardır/sanma ki zalimin ettiği kârdır/ mazlumun âhı indirir şâhı/ her şeyin bir vakti vardır”

Yavuz Semerci, Habertürk Gazetesi‘nde 1 Haziran 2013 günü yayınlanan “Kendini hatasız sanmak” başlıklı yazısında “Yunus Emre’den sözler” notuyla Uğur Işılak’a ait şiiri paylaştı.

Kıbrıs Gazetesi’nden Ahmet Tolgay, “Mazlumun ahı…” başlıklı 25 Kasım 2017 tarihli yazısında “Ve dizeler… Yunus Emre’den” notuyla yaptığı karma vecize derlemesinde yolu aynı hatayla kesişti.

Yeni Mesaj Gazetesi‘nden M. Haydar Akyavuz, “Siyaset sanatı” başlıklı 27 Ocak 2016 tarihli yazısında “Ne güzel demiş Yunus Emre” diyerek şiirden bir dörtlük paylaşmış; lâkin, şiirin Yunus Emre’ye ait olmadığını atlamıştı.

Bursa Hakimiyet’ten Ersel Peker, “Yasa çıkarılamadı ama konut için onay çıktı” başlıklı 1 Nisan 2015 tarihli yazısında “Dönmez, teşekkür ettiği mesajının devamını ise Yunus Emre’nin şiirinden şu örneği vererek şöyle sonlandırmış” demiş; lâkin Facebook gibi sosyal medya platformlarında yazan her şeye aldanılmaması gerektiğini göz ardı edip bahsettiğimiz hataya düşmüş.

Fikri Atılbaz, Ortadoğu Gazetesi‘ndeki “Ülkenin yolu yol değil” başlıklı 9 Ocak 2016 tarihli yazısında “Bakın Koca Yunus ne diyor” notuyla Uğur Işılak’a ait şiiri paylaşmış.

Yusuf Karataş, Evrensel‘deki “Mazlumun ahı, indirir şahı!” başlığına sahip 10 Nisan 2017 günü yayınlanan yazısında “Bu yüzden Erdoğan’ın 7 Nisan’da Hatay mitinginde okuduğu Yunus şiiri, en çok artık zalim yüzünü gizleyemeyen kendi iktidarını düşündürüyor” ifadesini kullanırken, şiirin aslında Yunus Emre’ye ait olmadığı gerçeğini atlamış.

Olay Gazetesi’ndeki 11 Temmuz 2016 günü yayınlanan “Şeytani gıdalar ve şeytanlar” başlıklı yazısında Mete Ekşioğlu da “Yıllar yıllar önce ne demiş Yunus” diyerek Uğur Işılak’ın şiirinin son dörtlüğünü paylaşmış.

ESERİN SÖZLERİNİN TAMAMI 

Ünlü Sanatçı Uğur Işılak’ın 28 Şubat sürecinde milli ve manevi değerleri temsil edenlere reva gördüğü baskı ve zulümlere karşı kaleme alarak 2002’de bestelediği ve “Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar” adlı albümünde yer verdiği “Her Şeyin Bir Vakti Vardır” adlı eserin sözlerinin tamamı ise şöyle:

“Umursama dünya gelse üstüne

İçinde büyüyen bir ahın olsun

Elbet bir gün devran döner tersine

Tahammül en büyük silahın olsun

Boşver hayallerin gerçek olmasın

Yeşersin yeter ki umut solmasın

Derde talip ol ki dertli kalmasın

Garibin gözyaşı günahın olsun.

Olsun be aldırma Yaradan yardır

Sanma ki zalimin ettiği kardır

Mazlumun ahı, indirir şahı

Her şeyin bir vakti vardır”