HUKUKUN YOLCULUĞUNDA SIRA ÖZGÜR ÖZEL'E GELEBİLİR Mİ?

Abone Ol

Son dönemde Türk siyasetinde yaşanan gelişmeler dikkatle incelendiğinde, hukuki süreçlerin kapsamının giderek genişlediği görülüyor.
Önce belediyeler gündeme geldi.
Ardından bazı belediye başkanları, yöneticiler ve çeşitli dosyalar kamuoyunun gündemine oturdu.
Şimdi ise gözler doğal olarak CHP'nin üst düzey isimlerine çevrilmiş durumda.
Çünkü hukuk devletlerinde süreçler kişilere göre değil, dosyalara ve delillere göre ilerler.
Eğer bir soruşturmanın konusu olan iddialar belirli bir noktaya kadar ulaşıyorsa, kamuoyu ister istemez şu soruyu sormaya başlıyor:
"Sıra Özgür Özel'e de gelebilir mi?"
Bu sorunun cevabını bugün hiç kimse kesin olarak veremez.
Ancak şu gerçeği de görmezden gelmek mümkün değildir:
Türkiye'de uzun yıllardır "siyasetçi olduğu için hakkında işlem yapılamaz" anlayışı giderek zayıflamaktadır.
Toplum artık siyasi kimliklerden bağımsız olarak herkes için aynı hukuk kurallarının uygulanmasını talep etmektedir.
Bu nedenle fezlekeler, dokunulmazlık tartışmaları ve yargısal süreçler önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olmaya adaydır.
Özgür Özel hakkında böyle bir süreç yaşanır mı?
TBMM'nin önüne yeni dosyalar gelir mi?
Dokunulmazlık tartışmaları büyür mü?
Bunların tamamı zaman içerisinde ortaya çıkacaktır.
Fakat bugün söylenebilecek bir husus vardır:
Hukuk, bir siyasi görüşe veya partiye göre hareket etmezse; CHP'li, AK Partili, MHP'li ya da başka bir partiden olsun, hakkında hukuki değerlendirme yapılması gereken herkes aynı standartlara tabi olmak zorundadır.
Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur.
Ayrıcalıklı kişiler değil, eşit hukuk...
Ayrıcalıklı makamlar değil, hesap verebilir yönetim...
Ayrıcalıklı siyasetçiler değil, herkes için geçerli adalet...
Önümüzdeki günlerde siyasetin en çok konuşacağı sorulardan biri belki de şu olacaktır:
"Hukuki süreçlerin bir sonraki durağı Özgür Özel olacak mı?"
Bu sorunun cevabını ise kulisler değil, hukuk verecektir.