☰
✕

HUSUMETTEN HUZURA: BAHÇELİ’NİN BARIŞ GİRİŞİMİNİN ÖNEMİ

Abone Ol

Geçtiğimiz haftayı, başta fon soruşturması olmak üzere birçok operasyon ve soruşturma haberlerini konuşarak geçirdik. Dolayısıyla gündemi de bunlar işgal etti.

Ancak bu yoğun gündem içinde çok kritik ve olumlu bir gelişme de yaşandı.

İlk haber Of ilçemizden geldi. İş insanı Alaaddin Saral tarafından düzenlenen yemekte Saral ailesinin birçok mensubu bir araya gelmişti. Türkiye’nin dört bir yanından Saral ailesi mensupları buluşmuş ve birlik beraberlik adına bir etkinlik düzenlenmişti. Bu yemekten kamuoyuna yansıyan karelerde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, iş insanı Burak Saral ve efsane emniyet müdürlerinden Cevdet Saral başta olmak üzere birçok konuğun katılımına şahit olduk.

Saral ailesi, Karadeniz’in ve dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ailelerinden biri. Osmanlı tarihinde özellikle Rus işgaline karşı verdiği etkin mücadele ile gündeme gelen aile, bugüne kadar her zaman vatana ve millete olan sevgileri ile ve devlete olan bağlılıkları ile anılmışlardır.

Bu kapsamda, kamuoyu ile paylaşılan Of yemeğinin önemli bir yemek olduğu ve olumlu haberlere gebe olduğunu hissetmiştim.

Güzel haberin gelmesi gecikmedi.

Bazı buluşmaların değeri, aynı fotoğraf karesinde yer alan isimlerle birlikte geleceğe dair taşıdığı umutla ölçülür. İş insanı Burhanettin Saral’ın, uzun yıllardır aralarındaki husumetle gündeme gelen Şahin ailesinin temsilcileri ile Devlet Bahçeli’nin makamında bir araya gelmesi de bu açıdan önem taşıyor.

Burhanettin Saral ile Sedat Şahin’in MHP Genel Merkezi’ndeki buluşması, kamuoyuna bir barış adımı olarak yansıdı.

Bu gelişmenin toplumsal anlamı üzerinde durmak gerekiyor. Çünkü uzun süre devam eden husumetler, yalnızca doğrudan taraflarını etkilemez. Ailelerin gündelik hayatına, yakın çevrelerinin ilişkilerine ve genç kuşakların dünyaya bakışına da nüfuz eder. Geçmişte başlayan bir anlaşmazlık, zamanla onu hiç yaşamamış insanların da omuzlarında taşınan bir yüke dönüşebilir. Bir de yukarıda belirtildiği gibi ülke sevgisi ile ön plana çıkan önemli aileler söz konusu olunca, bu tüm ülkeyi ilgilendirir.

İşte barışın en kıymetli tarafı, bu yükün gelecek kuşaklara aktarılmasını önleyebilme ihtimalidir.

Bir çocuğun kendisinden önce yaşanmış olaylar yüzünden düşmanlık duygusuyla büyümemesi, bir gencin aile geçmişini intikam sorumluluğu gibi görmemesi, bir annenin yeni bir acı yaşama korkusundan uzaklaşması başlı başına değerlidir. Bu nedenle husumeti sona erdirmeye yönelik her ciddi girişim, insan hayatını ve toplumun huzurunu ilgilendiren bir sorumluluk olarak ele alınmalıdır.

Devlet Bahçeli’nin tarafları bir araya getirmesinin önemi de burada ortaya çıkıyor. Siyasetin toplumsal karşılığı, gerilimin yüksek olduğu alanlarda konuşma imkânı açabilmesiyle güçlenir. Birbirinden uzaklaşmış tarafların aynı masaya oturmasını sağlamak, çözüm için gerekli ilk eşiğin aşılmasına yardımcı olabilir. Bahçeli’nin bu buluşmaya öncülük etmesi, sahip olduğu siyasi ağırlığı barış yönünde kullanması bakımından çok olumlu bir adımdır.

Toplumsal huzuru güçlendiren bir uzlaşma, insanların adalete duyduğu güvenle birlikte ilerlediğinde sağlam bir zemine kavuşur. Yeni acıları önleme iradesi ile geçmişteki mağduriyetlere karşı duyarlılık birbirini tamamlayacaktır.

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu barış kültürü, gündelik ilişkilerde de karşılık bulmalıdır. İnsanların anlaşmazlıklarını büyütmeden çözebildiği, öfkenin yeni düşmanlıklar üretmediği ve gençlerin geçmişin hesaplarından uzak bir gelecek kurabildiği bir toplum için bu tür adımlar önemlidir.

Dr. Devlet Bahçeli’nin girişimi, bu bakımdan desteklenmeye değer bir başlangıçtır. Bunun başarılması, iki ailenin çevresinde huzuru güçlendireceği gibi, uzun yıllar süren husumetlerin de aşılabileceğine dair umut verecektir.

Bir barışın büyüklüğü, önleyebildiği acılarda saklıdır. Yeni bir çatışmanın yaşanmaması, başka bir ailenin yas tutmaması ve gençlerin kendi geleceklerine odaklanabilmesi, bu girişimin en anlamlı sonucu olacaktır.

Bu noktada Dr. Devlet Bahçeli de, bilge liderliği ve duruşu ile ciddi bir teşekkürü hak etmektedir.