İKTİDARIN DA ARADIĞI ŞEY: GÜÇLÜ MUHALEFET

Abone Ol

“Güçlü muhalefet istiyoruz” sözleri ilk bakışta sıradan bir siyasi söylem gibi görülebilir. Ancak bugün Türkiye siyasetinin geldiği noktaya baktığımızda, bu sözün çok daha derin bir anlam taşıdığı açıkça görülmektedir.

Demokratik sistemlerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Hatta güçlü bir demokrasinin en temel şartlarından biri, güçlü ve etkili bir muhalefetin varlığıdır. Muhalefetin görevi yalnızca iktidarı eleştirmek değildir. Muhalefet; eksikleri ortaya koyan, yanlışları dile getiren, alternatif çözümler üreten ve millet adına iktidarı denetleyen önemli bir siyasi mekanizmadır.

Ancak bugün Türkiye’deki ana muhalefetin durumuna baktığımızda, bu görevlerin büyük ölçüde geri plana itildiğini görüyoruz.

Yıllardır demokrasi, özgürlük, çoğulculuk ve katılımcı yönetim anlayışını savunduğunu ifade eden CHP, bugün ne yazık ki kendi iç tartışmalarıyla gündeme gelmektedir. Parti içinde yaşanan liderlik mücadeleleri, gruplaşmalar ve bitmek bilmeyen çekişmeler, kamuoyunun dikkatini muhalefetin asli görevlerinden uzaklaştırmaktadır.

Oysa bir siyasi partinin ülkeye demokrasi vaat edebilmesi için önce kendi bünyesinde demokrasiyi yaşatması gerekir. Farklı görüşleri bir arada tutamayan, kendi içinde uzlaşma kültürünü oluşturamayan ve sürekli iç mücadelelerle gündeme gelen bir siyasi hareketin, topluma güçlü bir yönetim modeli sunması kolay değildir.

Bugün vatandaşın beklentisi oldukça nettir.

Vatandaş ekonomik sorunlarının konuşulmasını istiyor.

Vatandaş geçim sıkıntısına çözüm üretilmesini istiyor.

Vatandaş işsizliğin, eğitimin, sağlığın ve sosyal hayatın sorunlarına yönelik somut projeler görmek istiyor.

Ancak toplumun önemli bir kesimi, muhalefeti bu sorunlarla mücadele ederken değil, kendi iç hesaplaşmalarıyla uğraşırken görüyor. İşte tam da bu nedenle Türkiye’de güçlü muhalefet arayışı giderek daha fazla dile getiriliyor.

Bu arayış yalnızca iktidarın beklentisi değildir. Aynı zamanda seçmenin de beklentisidir. Çünkü güçlü muhalefet, demokrasinin sigortasıdır. Güçlü bir muhalefet olduğunda iktidar daha dikkatli davranır, kamuoyu daha sağlıklı bilgilendirilir ve siyasi rekabet daha nitelikli hale gelir.

Bugün birçok seçmen, hangi siyasi görüşten olursa olsun, ülkenin sorunlarını gündemde tutabilecek, çözüm önerileri sunabilecek ve iktidarı etkili şekilde denetleyebilecek bir muhalefet görmek istemektedir.

Ne var ki mevcut tablo, muhalefetin kendi iç sorunlarının ülke meselelerinin önüne geçtiğini göstermektedir. Kendi içindeki problemleri çözmekte zorlanan bir yapının, ülkenin karmaşık sorunlarına çözüm üretme konusunda topluma güven vermesi de kolay olmamaktadır.

Türkiye’nin güçlü bir iktidara ihtiyaç duyduğu kadar güçlü bir muhalefete de ihtiyacı vardır. Çünkü demokrasiler tek taraflı işlemez. Sağlıklı bir siyasi düzen ancak güçlü iktidar ve güçlü muhalefet dengesinin kurulmasıyla mümkün olabilir.

Bu nedenle Erdoğan’ın dile getirdiği “güçlü muhalefet” söylemini sadece siyasi bir mesaj olarak değerlendirmemek gerekir. Çünkü bugün gelinen noktada bu ihtiyaç, yalnızca iktidarın değil, toplumun geniş kesimlerinin de ortak beklentisi haline gelmiştir.

Muhalefetin yeniden toplumun gerçek gündemine dönmesi, iç çekişmelerden uzaklaşması ve enerjisini milletin sorunlarına yöneltmesi gerekmektedir. Türkiye’nin ihtiyacı; kendi içinde kavga eden değil, millet adına konuşan, denetleyen, çözüm üreten ve alternatif ortaya koyabilen bir muhalefettir.

Çünkü güçlü demokrasi, ancak güçlü muhalefetle mümkündür.