Kamuda çalışan toplam kişi sayısı 5,48 milyon oldu. 2020-2026 döneminde devlette istihdam edilen kişi sayısı 700 bin kadar arttı. Aynı dönemde tüm ülkede toplam istihdam 27 milyondan 32,5 milyona yükseldi. Milli gelir artışı da IMF’e göre 720 milyar dolardan 1,7 trilyon dolar oldu. Kamunun milli gelirden aldığı pay yüzde 35-36 arasında değişim gösterirken milli gelirdeki artışa bağlı olarak kamu harcamaları ciddi düzeyde yükseliş gösterdi. Buna paralel şekilde kamu istihdamı da yükseliş eğilimini korudu. Ancak enflasyonun yüksek seyir ettiği ve tasarruf programlarının uygulandığı böylesi bir dönemde kamu istihdamının artış eğiliminin azalmadığı tersine arttığı görülüyor. Kamu harcamaları 2025’e göre yüzde 29 artarken enflasyon rakamları da benzer düzeyde seyrediyor. Örneğin Aralık 2023’te 5,17 milyon olan toplam kamu istihdamı 5,48 milyona gelmiş vaziyette. Kamu harcamalarını finanse etmek için vergi ihtiyacı da artış gösteriyor ve hayat pahalılığı olarak tanımlanan olguda algılar tersine enflasyon sürecini başlatamıyor. Kamu istihdamının artışı beraberinde harcamalarının artmasına neden oluyor ve para politikasına yeterince katkı sunulamıyor.
Enflasyona sebep olan maliye politikasının para politikası aracılıyla normalleştirilmesi geçen süreye bakıldığında artık mümkün değil. Özellikle kamu harcamalarında gelecek yıl yapılması planlanan yükseliş yeni bir enflasyon dalgasına ve hayata pahalılığının devamına işaret ediyor. Böylesi bir politik tercih büyükşehirlerde sabit gelirlilerin yaşamasını zorlaştırırken devlet memurlarının da herhangi bir birikim yapmasının önüne geçiyor. Emekli, ücretli ve sosyal yardım alanlar bir bütün halinde analiz edildiğinde de benzer tablo karşımıza çıkıyor. 17 milyon emekli, 16 milyon ücretli ve 20 milyona yakın kişi sosyal yardımlardan yararlanıyor. Sabit gelir elde eden ancak enflasyon nedeniyle hayat pahalılığına maruz kalan toplum kesimleri geleceğe dair beklentilerini karamsar tutuyor ve enflasyon nedeniyle hayat standartlarının düşüşünü hissediyor. Yaşanan bu gelişmeleri tersine çevirmek kamu harcamalarını kontrol altına almak, vergi ihtiyacını azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamaktan geliyor.
Yukarıda değinilen konularla bağlantılı olarak 5,48 milyona gelmiş kamu istihdamının azaltılması, devlet genel harcamalarının enflasyon hedeflerinin çok altında arttırılması veya geçmiş senelerin altında tutulması ve vergi ihtiyacı doğuracak adımlarından kaçınılması gerekiyor. 2021-2026 dönemi yüksek enflasyona maruz kalınan bir dönem olarak artık geride bırakılması ve tek haneli enflasyonun sağlanması yegâne çözüm yolu şeklinde karşımızda duruyor. Sonuç olarak iktisadi yapısal reformların öncelikle kamudan başlaması ve özel sektörü içerisine alması ve en önemlisi de kamu harcamalarının artık dengelenmesi bir zorunluluk şeklinde öne çıkıyor.