Gündem

İletişim Başkanı Duran: Türkiye, NATO'nun operasyonel gücünün merkezindedir

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin 1952'den bu yana NATO'nun en kararlı müttefiklerinden biri olduğunu vurgulayarak; İttifak'ın ikinci büyük ordusu, stratejik özerkliği ve yüzde 82 yerlilik oranına ulaşan savunma sanayii ekosistemiyle Türkiye'nin, küresel operasyonel gücün merkezinde yer aldığını ifade etti.

Abone Ol

İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara Palas'ta düzenlenen "Allies in Ankara" programının açılışında konuştu.

Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı işbirliğiyle düzenlenen etkinlikte konuşan Duran, Türkiye'nin 2004 İstanbul Zirvesi'nin ardından ikinci kez NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının önemine değindi.

Günümüzde NATO'nun büyük güç rekabeti, bölgesel çatışmalar, teknolojik dönüşüm ve hibrit tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Duran, Ankara Zirvesi'nin İttifak'ın geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Ukrayna'daki savaşın değişen savaş anlayışını ve Avrupa'nın güvenlik mimarisindeki kırılganlıkları ortaya koyduğunu ifade etti.

Orta Doğu'daki istikrarsızlıkların enerji akışları ve deniz yolları üzerinden Avro-Atlantik güvenliğini etkilediğini vurgulayan Duran, NATO'nun doğu ve güney kanatlarını ayrı değerlendiremeyeceğini, Hürmüz Boğazı, Körfez, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesinin aynı güvenlik denkleminin parçaları olduğunu kaydetti.

Savunma harcamalarının tek başına yeterli olmadığını belirten Duran, yapay zeka kaynaklı tehditler, siber saldırılar, dezenformasyon ve hibrit tehditlere karşı kapsamlı bir savunma stratejisine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 1952'den bu yana NATO'nun kararlı bir üyesi olduğunu hatırlatan Duran, Türkiye'nin kriz yönetimi, barış operasyonları ve savunma kapasitesiyle İttifak'a katkı sunduğunu ifade etti. Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya ile iletişim kanallarını koruduğunu, aynı zamanda İran ve ABD ile ilişkilerini sürdürebilen önemli ülkelerden biri olduğunu belirtti.

Türkiye'nin son 20 yılda güçlü bir savunma sanayisi ekosistemi oluşturduğunu dile getiren Duran, savunma harcamalarının yüzde 2 seviyesinin üzerine çıktığını, savunma ve havacılık ihracatının 10 milyar doları aştığını, yerli ve milli üretim oranının yüzde 82'ye ulaştığını söyledi.

Savunma sanayisinde asıl değerin kalite, üretim kapasitesi, savaşta kanıtlanmış performans ve sürdürülebilirlikte olduğunu vurgulayan Duran, siber saldırılar, dezenformasyon ve yapay zeka destekli manipülasyonların artık stratejik rekabetin bir parçası haline geldiğini belirtti.

NATO'nun siber güvenlik, yapay zeka ve kritik altyapıların korunması gibi alanları savunma doktrinine daha güçlü şekilde dahil etmesi gerektiğini ifade eden Duran, "Allies in Ankara" programının yeni güvenlik gündeminin tartışıldığı önemli bir platform olduğunu söyledi.

Duran, Ankara Zirvesi'nin NATO'nun hedefleriyle uygulamaları arasındaki farkı azaltmasını temenni ederek, programa katkı sunanlara teşekkür etti.