Suriye, İran ve Rusya’nın etkisi ile Muhalif güçlere karşı ciddi manada tepki göstertmeyi başardı. İran’ın bölgeye taşıdığı Şii milisler her yere Suriye ordusu mensubu gibi girerek muhaliflerle çatışma yolunu denedi. Bunun son örneğini Türkiye’nin Afrin’e yönelik yaptığı Zeytin Dalı Harekâtı’na karşı da gördük.
İran, Arap Baharı operasyonlarına karşı hep iki tavır içinde oldu. Bazı ülkelerde Arap Baharı operasyonlarının olması için çaba sarf ederken, bazı ülkelerde de Arap Baharının olması için elinden geleni esirgemedi.
Bahreyn, Yemen, Suudi Arabistan bu ülkelerden ilk guruba giriyordu ki, İran’ın etkisi bu ülkelerde ciddi oranda korundu. Bu ülkelerdeki ciddi Şii nüfusu hareketlilik oluşturmak için yeterli sinerjiyi oluştururken, Şii din adamlarının da etkisiyle sokaklar karıştı. Suudi Arabistan’ın Bahreyn’de, kendi içinde ve Yemen’de bu etkiye karşı koymak için oluşturduğu tepkisel mekanizma, binlerce kişinin ölümüne yol açmasına rağmen, Yemen hariç bir şekilde Suud hükümeti bunları bastırmayı başardı.
Suriye’de ise ilk günden itibaren İran işin içinde oldu. Suriye muhaberatını eğiten, donatan, askeri birliklerini komuta eden İran kendini gizlemedi. Katliamları yönlendiren Suriye gibi görünmesine rağmen İran etkisi hiçbir zaman saklanma gereği duyulmadı bile… Kasım Süleymani gibi onlarca İranlı her dakika Suriye içlerinde operasyonlar yapmaya devam ettiler. Operasyonlarda her rütbe ve seviye de dünyanın dört bir yanından taşınan Şii milisler kullanıldı. Suriye’nin dört bir yanında bulunan Şii milisler 100-150 dolar aylıkla cennete(!) talip saflar olarak kardeşkanı dökmeye devam ediyorlar. Son Afrin olayında da gönderilen ve rejim kuvvetleri olarak pazarlanan kuvvetlerde aslında bu Şii milislerden başkaları da değil.
İran, Türkiye ile direkt bir çatışma içine girilmemesi için kendi kuvvetleri dışında bulunan bu Şii milisleri kullanmaya devam edecektir. Beyinleri yıkanmış, cahil bir güruh olan bu Şii yapılar cennete ulaşma adına Irak, Pakistan ve diğer bölgelerden seve isteye Suriye’ye ölüme geleceklerdir.
Suriye’de savaş belli bir süre daha devam edecektir. Özellikle Çin’in de müdahil olacağı haberleri Rus ve İran etkisinin zayıfladığını, denklemin yeterli olmadığını göstermesi açısından ilginç görülebilir. Ama son kertede görülmesi gereken en önemli olay Türkiye’nin son Afrin, Zeytin Dalı operasyonuyla denklemi bozduğu, dengeleri değiştirdiğidir.
Savaş daha nice oyunlara gebe önemli olan uyanık olmak, devletin yanında safları sıkılaştırarak, savaşın topraklarımız dışında tutulması için çaba gösteren kahramanlarımıza sahip çıkmaktır. Bu da oyunları bozmak için temel adımdır. Hadi kolay gelsin.