Sadece İslam ülkeleri için değil tüm dünya için BM, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı seyretmekle ve aldığı kararların ABD vetosuyla geçersiz kalmasıyla bitti. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımın bir numaralı silah tedarikçisi ve destekçisi ABD, BM’de İsrail’in soykırımı durdurmasına yönelik tüm kararlarını engelledi.
Uluslararası hukukun, devletler arası hukukun savunma yeri olan/olması gereken BM bu soykırım karşısında hiçbir şey yapmadı/yapamadı. Beş ülkenin veto hakkına sahip olmasıyla tüm dünyanın bu ülkelerin insafına teslim edildiği bir kez daha görüldü.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür.” çıkışının ne kadar önemli olduğunu İsrail’in yaptığı soykırıma “vetosuyla” BM’de kalkan olan ABD’nin tavrı bir kez daha gösterdi. BM’yi hukuken değil ama fiilen bitiren ABD/İsrail ittifakı, başka bir ittifakın bitirme tartışmalarını da başlattı.
İran’a yönelik haksız ve hukuksuz saldırısına NATO’yu da dahil etmek isteyen ABD beklediği desteği ittifak ülkelerinden göremedi. NATO’nun önemli ülkeleri İngiltere, Fransa, İspanya ve İtalya; “Bu savaş bizim savaşımız değil.” diyerek ABD’yi yalnız bıraktılar. NATO’nun Avrupa ayağı ABD/İsrail’in kurduğu “Pan Siyonizm” ittifakında biz yokuz diyerek kenara çekildi.
İran saldırılarına destek vermeyen AB ülkelerini; “NATO’dan çıkarım” diye tehdit eden Trump daha da ileri giderek NATO için; “Hep bir kâğıttan kaplan olduklarını biliyordum ve bu arada Putin de bunu biliyor.” diyerek ittifakı bitirdi.
Devletler arasında süren NATO’nun geleceği tartışmalarına ABD’deki Yahudi lobisinin Türkiye’nin NATO’dan atılması propagandasıyla katılması dikkat çekici. Türkiye’nin NATO’dan atılmasını gündeme getirten siyonist Yahudi lobisine karşı Trump’ın eski Ulusal İstihbarat Direktör Vekili Grenell; “Türkiye 1952’den beri NATO üyesidir. Türkiye ayrılırsa ittifak sona erer.” diyerek tepki gösterdi.
ABD’nin NATO’dan ayrılmasıyla NATO bitebilir. Ancak ittifakın Avrupa ülkeleri kendileri için kolay olmasa da yeni bir savunma ittifakı kurabilirler.
Türkiye, “NATO’dan ayrılırsa ittifak sona erer.” tespiti doğru ama eksiktir. Devamı şöyle olabilir; “Türkiye, İslam ülkelerinin kendi savunma ittifakını kurmasına öncülük eder ve zamanla İslam ülkelerini bu ittifak çatısı altında toplamayı başarır.”
İşte tam da bu durumda Türkiye’nin NATO’da olması değil, ABD/İsrail ve AB ülkeleri için böyle bir ittifakın kurulmasına öncülük etmesi sorun olur. Bu durum siyonistlerin umurunda olmayabilir ama ABD ve AB ülkelerinin umurunda olacağına emin olabilirsiniz!
Türkiye, NATO’suz olabilir ama NATO, Türkiyesiz olur mu ABD ve AB bir de bunun üzerine kafa yorsun…
ABD ile AB ülkeleri arasında bu tartışma ve gerilimler yaşanırken, İslam dünyası sistematik bir şekilde İsrail’in başlattığı ve ABD’nin koşulsuz desteklediği saldırılar altında yerle bir ediliyor...
İslam dünyasındaki ülkelerin tek başına bu saldırıları durdurmaya gücü yetmez/yetmiyor. İsrail/ABD saldırılarını durdurmanın tek çaresi İslam ülkelerinin kuracağı NATO benzeri bir savunma ittifakı olabilir. Türkiye, Mısır, Pakistan, İran, Suudi Arabistan ve Endonezya buna öncülük edebilir. Böyle bir ittifakın kurulması kolay olmayacaktır. Bunun önüne iki büyük engel çıkacağını tahmin etmek zor değil.
Birincisi ABD ve Batılı ülkeler böyle bir savunma ittifakının kurulmasını engellemeye çalışacak, izin vermeyeceklerdir. İkinci sorun İslam ülkelerini yöneten bazı liderlerin batılı patronlarına rağmen böyle bir ittifaka katılmaları çok da kolay olmayacaktır.
Ancak…
Bu fikri İslam dünyasında halkların, aydınların, düşünce adamlarının, kanaat önderlerinin ve siyasetçilerin gündemine sokarak ülkeyi yönetenler bu ittifakın oluşmasına öncülük etmeye, katılmaya ve desteklemeye zorlanabilirler.
İslam ülkelerini kasıp kavuran, ABD/İsrail saldırıları karşısında durmanın yolu kendi savunma teşkilatını ve kendi Birleşmiş Milletler Teşkilatını kurmaktır.
Türkiye, Mısır, İran, Pakistan, Endonezya, Suudi Arabistan ve Nijerya gibi güçlü ekonomi, savunma sanayi ve nüfusa sahip ülkelerin öncülük edeceği savunma paktı ve İslam Ülkeleri BM’si sadece kendi coğrafya ve halklarının yaralarına değil tüm dünyanın can çekişen vicdanına merhem olacaktır.
Zalimlerin elinde inim inim inleyen İslam coğrafyası ve Müslümanların kurtuluşunun başka bir yolu yok. ABD/İsrail’in Pan Siyonizmine karşı “İslam Ülkeleri Savunma Teşkilatı” kurmak sorunlarımızın çözümü için en önemli adım olacaktır!