Gökhan Erek - Özel Haber
İsrail’in, Gazze ve Filistin’de uyguladığı soykırım faaliyetleri devam ederken, İsrail ve Hamas arasında esir takası yapılacağı yönünde açıklamalarda bulunuldu.
Peki İsrail’in esir takasındaki amacı ne, İsrail yaptığı açıklamalarda samimi mi, Kalıcı ateşkes olacak mı?
Medipol Üniversitesi Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, Diriliş Postası’na değerlendirdi.
KAMUOYU TEPKİSİ ARTIYOR
İsrail’in Gazze’de yaptıklarından dolayı uluslararası kamuoyunda tepkinin gitgide arttığını hatırlatan Medipol Üniversitesi Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “Dolayısıyla buna bağlı olarak Netanyahu ve kısmen Amerika'nın açıklamaları da buna işaret ediyor. Netanyahu ile ilgili olan eleştiriler ve rehinelerin Netanyahu üzerindeki baskıları ve uluslararası kamuoyunun baskısı, bu ateşkes sürecinde bir adım.” dedi.
KARA HAREKÂTINDAKİ BAŞARISIZLIK
Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, İsrail'in, kara harekâtında beklemediği sonuçlar aldığını aktararak sözlerini şu şekilde sürdürdü, “İsrail, olabildiğince daha acımasız bir şekilde sivilleri, hastaneleri, ibadethaneleri vurmaktan kaçınmadı. Dolayısıyla kara harekâtından alınan başarısızlığı bir nebze dindirmek, yeni taktikler geliştirmek için böyle bir ateşkes sürecine gidildiğini düşünüyorum.”
İSRAİL’İN ASIL HEDEFİ NE?
İsrail’in, kalıcı ateşkes hususunda bir adım veya söylemde bulunmadığını aktaran Doç. Dr. Tanrıkulu, sözlerini şu şekilde devam ettirdi, “İsrail’in, bu yönüyle çok da samimi olmadığını düşünüyorum. Açıklamalara baktığınızda buna yönelik işaretleri de görebilirsiniz. Sadece taktik geliştirmek, vakit kazanmak için hareket ediliyor. Aslında İsrail'in ana hedefi, orada Gazzelileri yerinden ettirmek, zaman içinde İsrailli yerleşimcileri bölgeye yerleştirmek.”
12 YILDIR ÇALIŞILAN PLAN!
Doç. Dr. Tanrıkulu, İsrail’in, Gazze ile ilgili 2011 yılından beri plan yaptığını belirterek, “Hatta Sina Yarımadası’nın hazırlanması ve bir yönüyle de aslında bu ateşkes sürecinde de sivillerin bir şekilde bu uluslararası tepkilere bağlı olarak Gazze'yi terk etmesi de bu plan dahilinde. Bölgenin boşaltılması için havadan atılan broşürler ya da sürekli olarak bu amaca yönelik söylemlerde bulunulduğu da görünüyor. Dolayısıyla İsrail’in, bu konuda samimi olmadığını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
GAZZE AÇIKLARINDAKİ DOĞAL GAZ REZERVLERİ
Hamas’ın, Gazze açıklarındaki enerji rezervleri ile ilgili İsrail'in en önemli engellerinden biri olduğunu dile getiren Doç. Dr. Tanrıkulu, ”Bu yüzden oradaki çalışmalar da bir nevi 2019'da durdurulmuştu. Netanyahu'nun açıklamaları da aslında buna işaret ediyor. Açıklamalar bölgedeki kaynakların, İsrail'in güvenliği için önemli olduğu yönündeydi. Dolayısıyla bütün bunları düşündüğünüzde İsrail'in, kalıcı bir ateşkesin sağlanması anlamında çok da samimi olacağını şu anda ön görmüyorum.” ifadelerine yer verdi.
ZAMAN KAZANMAK İSTİYOR
Doç. Dr. Tanrıkulu, İsrail'in, esir takasındaki amaçlarıyla ilgili, “Netanyahu, üzerindeki baskılar ve kısmi olarak iç kamuoyundaki tepkileri dindirmek, kara harekâtında beklenmedik bir direnişle karşılaşılmasını ve beklenmedik sayıdaki İsrailli askerlerin öldürülmesini önlemek çalışıyor. Bunu bir yönüyle İsrail'in zaman kazanma taktiği olarak da değerlendirebiliriz.” diye konuştu.
İsrail’in, savaşın daha da kısa sürmesi için kuzeyden ve güneyden dron ya da uçaklar vasıtasıyla Gazze’deki, nüfusun direncini olabildiğince kırmak için çalıştığını aktaran Doç. Dr. Tanrıkulu, “O yüzden dikkat ederseniz gıda tırlarına, diğer insani yardımlara müsaade edilmemesi de bir yönüyle buna işaret ediyor. Bu bir zaman kazanma yöntemi olarak değerlendirilebilir. Öte yandan uluslararası tepkilerin de bir nevi azaltılması konusu da İsrail'in diğer taktiklerinden biri.” değerlendirmesinde bulundu.
ATEŞKES KALICI OLABİLİR Mİ?
Doç. Dr. Tanrıkulu, Hamas ve İsrail’in açıklamalarına bakınca iki tarafın da kalıcı ateşkes ile ilgili olarak bir söylemde bulunmadığını dile getirerek sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “İsrail açısından esas amacın kara harekâtında verilen zayiat sebebiyle oluşan tepkileri azaltmak ve daha geniş bir taktiksel planlarla Gazze üzerindeki saldırılara devam etmek olduğunu söyleyebiliriz.”