Kâbus sezonu…

Abone Ol

Geçmişinde bu kadar kötü ve bu kadar berbat bir Fenerbahçe takımını hatırlayanınız var mı?.. Bu nasıl bir tükenmişliktir, nasıl sendromdur anlaşılır gibi değil!.. Şu bir gerçek; bu oyuncu grubunun tamamına yakını Fenerbahçe takımının oyuncuları değiller, olamazlar. Ligin en kötü kadrosuna sahip onun için de en kötü futbolu oynayan takım Fenerbahçe, kimse kusura bakmasın. Taraftarıyla, şanlı tarihiyle ayakta kalmaya çalıştıkça bu beyefendiler ateşle oynuyorlar; yazıklar olsun sizlere hepiniz utanın…

Ersun Hocam tüm camiayı yanılttığının farkında mısın? Evet bu takımı sen kurmadın, senin arzu ettiğin oyuncu grubu bunlar değil. Bu kadrodakiler senin felsefene uymuyorlar buraya kadar eyvallah. Lakin sen de takıma kondisyondan başka pek bir şey katmadın. Belli ki bazı üstün yetenekleriniz de bitmiş. Alanya maçında Tolgay’a gösterdiğiniz sabır bende bu duyguyu uyandırdı. Futbolun içinde olmuyorsa zorlama diye bir kavram var. Tolgay belki iyi bileklere sahip teknik bir oyuncu olabilir ama farkında değil misiniz kaç maçtır dökülüyor?.. Hâlâ bu ısrar niye? Kenarda oturttuğun Jailson’un, Tolgay’dan fazlası var eksiği yok bu adam neden yedek?.. Bir takım mağlup olabilir bu oyun her skora gebe bir oyun ama en azından ortaya bir mücadele koyarsın; sen Fenerbahçe’sin bu kadar acizlik niye?.. Kaleci Harun’un gününde oluşu şöyle dursun, Alanyasporlu forvetler final vuruşlarda futbol ukalalığı yapmasalar fark altı yedi olurdu. Fenerbahçe takımı bir sonraki maçında rakibi kim olursa olsun ne yapacağı tam bir muamma!.. Çünkü öyle bir takım haline gelindi ki hırs yok, mücadele desen o da yok iki pası bir arada yapamıyorlar. İsmail Köybaşı’na bakıyorum ikinci lig takımları bile oynatmaz. Dön gençlere bir şans ver hiç değilse birkaç oyuncu çıkartırsın sahneye. Allah aşkına Fenerbahçe takımında Dirar’ın haricinde oyuna, skora isyan eden tek bir oyuncusu bile yok gerisi fasa fiso.

Hep dönüyoruz bir önceki sezona bakıyoruz öyle veya böyle lig sonuna kadar şampiyonluğu kovalayan bir Aykut Kocaman gerçeği vardı. Lakin bu özdeğerimize sahip çıkmayı beceremedik. O sezon taraftar olarak tek başına bıraktık. Yedi, sekiz bin kişiyle ancak destek olduk Aykut Hoca’ya. Tarihinde en kötü dönemini yaşatanlara ise kırk bin kişiyle destek veriyoruz bu nasıl bir çelişkidir?.. Ülkenin en iyi taraftar grubuyuz bu hataya nasıl düştük?.. İşte bunun için herkesin şapkasını önüne koyarak düşünmesi lazım; en başta da Ali Koç ve yönetiminin. Çünkü bu sezonun adı kredi ya da feda değil kabus sezonudur.

Allaha emanet olun…