Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?

Abone Ol

Kadını önceleyince kadına değer verildiğini düşünen kim varsa yalan söyler.

Aileyi korumak ve huzurun bozulmamasını sağlamak için kadının “değerli” olmasını savunmak ve ona göre nesiller yetiştirmek zorundayız.

Kadını feministlerin tuzağına düşürdüğünüz zaman aile mefhumu ortadan kaldırılıyor ve güya “öncelenen kadın” eşinden ayrılıp tek başına “özgür” bir şekilde rezil rüsva oluyor.

Peki, aileyi korumak için ev hanımlığını özendirmek, kadınların iş hayatına atılmasına engel olmak neyi değiştirecek?

Biz milletçe ne yaparsak yapalım bir tarafı yaparken diğerini yıkıyoruz ama ne yazık ki bunun farkında değiliz.

Haksız beyanda bulunan kadına yaptırım uygulanmadığı sürece mağduriyet gittikçe artacak.

Bu burada dursun...

Peki, kadınlar evde otursa, işe gitmese, çocuk yetiştirse aile kurtulacak mı?

Oldukça masum gibi görünen bu isteğin bir de görünmeyen çileleri olacak.

Evde oturup herhangi bir sosyal ve ekonomik güvencesi olmayan kadınlara kocalarının hak ettiği değeri vereceğini düşünüyor musunuz?

Seküler bir toplum olduk artık.

Erkeklerin dindar olanı da dinden haberi olmayanı da sabahtan akşama kadar borsayla, ev-araba ilanlarıyla, dijital paralarla uğraşır oldu.

Herkes ileriye dönük yatırımların derdinde.

Dünyaya para penceresinden bakan erkeklerin çalışmayan kadınla evlenmeleri pek mümkün görünmüyor.

Evlendiler diyelim, evlendikten sonra da ekonomik güvencesi olmayan kadının en basit ihtiyaçları bile erkeği çileden çıkaracak ve maddi manevi şiddetin boyutları tahammül edilemeyecek seviyelere çıkacaktır.

Hatta kadınlarımız sürekli boşanmakla tehdit edilecek.

Oturduğumuz yerden konuşuyor, teorikte çok güzel tablolar çiziyor, devlete akıl veriyoruz da…

Evde ev hanımlığı yapacak olan kadınların karşılaşacağı zorluklara neden kafa yormuyoruz?

Tamam, ekonomik özgürlüğünü eline alan iş sahibi kadınların bir kısmının “koca yükü çekmektense yalnız yaşamayı tercih ettiğini” biliyoruz.

Ev hanımlığını özendirirken tüm ipleri de erkeğin eline vermemek gerekiyor.

Eskiden boşanmalar bu kadar değildi ama çile çeken kadınların içler acısı durumları da bu kadar bilinmiyordu.

Bakın, yanlış yorumlayacaklar için çok net ifadelerle yazımı sonlandırayım:

Çocuk yetiştirmek kadar kutsal bir meslek yok.

Ev hanımlığının özendirilmesinden yanayım.

Her erkeğin ev hanımı olan eşine karşı çok da anlayışlı davranmayacağı gerçeğinin bilinmesi şarttır.

Keşke Millî Eğitim Bakanlığı müfredata “Aile Huzuru” adlı bir ders koysa da erkek de kadın da vazifesini bilerek evlense…