KADİR İNANIR’IN SIR VASİYETLERİ AÇILIYOR: MİRASIN SAHİBİ KİM?

Abone Ol

Kadir İnanır’ın vefatının ardından aradan geçen zamanla birlikte bu kez başka bir konu gündemin merkezine oturdu: Usta sanatçının geride bıraktığı miras ve yıllardır gizli tutulan vasiyetleri...

Açıkçası bu tür haberleri okuduğumda insan ister istemez düşünüyor.

Bir insanın hayatı boyunca kazandıkları, biriktirdikleri, değer verdiği eşyaları, gayrimenkulleri ve hatta küçük gibi görünen ama kendisi için büyük anlam taşıyan koleksiyonları...

İnsan hayattayken bütün bunların sahibi kendisi.

Fakat hayat sona erdiğinde, geride bıraktığı her şey başka bir sürecin konusu oluyor.

Kadir İnanır’ın miras süreci de tam olarak böyle bir dönemece girmiş durumda.

Üstelik bu kez sıradan bir miras dosyasından söz etmiyoruz.

Çünkü ortada üç ayrı vasiyetname var.

İnanır’ın ilk vasiyetnamesini 2015 yılında, daha sonra ise 2022 yılında iki ayrı vasiyetnameyi noter huzurunda düzenlediği belirtiliyor.

Şimdi herkesin aklında aynı soru var:

Neden üç ayrı vasiyetname?

İnsan yıllar içerisinde düşüncelerini değiştirebilir. Hayata bakışı değişebilir, çevresindeki insanlar değişebilir, mal varlığı değişebilir, ailesiyle ve yakınlarıyla ilişkilerinde farklı gelişmeler yaşanabilir.

Dolayısıyla 2015 yılında alınmış bir karar ile 2022 yılında alınmış bir kararın aynı olup olmadığını bilmiyoruz.

Belki aynıdır.

Belki de aralarında önemli değişiklikler vardır.

İşte bunun cevabını artık çok yakında öğreneceğiz.

Vasiyetnamelerin 17 Eylül Perşembe günü saat 10.40’ta Beykoz Adliyesi’nde açılması bekleniyor.

Ve bana göre asıl merak da tam burada başlıyor.

Çünkü bugüne kadar kamuoyuna yansıyanlar, mirasın büyüklüğü konusunda çeşitli iddialardan ibaret. Fakat gerçek tablo, belgelerin açılmasıyla birlikte daha net ortaya çıkacak.

Kadir İnanır’ın bankalarda yüklü miktarda nakit parası ve çok sayıda gayrimenkulü bulunduğu belirtiliyor.

Ama insanın aklına şu da geliyor:

Miras sadece para ve taşınmazlardan mı ibaret?

Elbette değil.

Kadir İnanır’ın yıllar boyunca biriktirdiği kişisel eşyaları ve koleksiyonları da var.

Yaklaşık 25 lüks saatten söz ediliyor.

Bunun yanında S.T. Dupont, Cartier, Dunhill ve Zippo gibi markalara ait altın kaplama çakmaklardan oluşan özel bir koleksiyonu olduğu aktarılıyor. Özel işlemeli yüzükleri ve yıllar içerisinde edindiği diğer kişisel eşyaları da cabası.

Fakat beni en çok şaşırtan ayrıntılardan biri kurbağa koleksiyonu.

Yaklaşık 3 bin kurbağa figürü...

Dünyanın farklı ülkelerinden toplanmış bu figürler, dışarıdan bakıldığında belki sıradan bir koleksiyon gibi görülebilir.

Ama bir insanın yıllarını vererek oluşturduğu bir koleksiyonun sahibi açısından bunun maddi değerinden çok daha farklı bir anlamı olabilir.

İşte vasiyet dediğimiz şey de biraz bununla ilgili.

Sadece “kim ne kadar para alacak?” sorusundan ibaret değil.

Bazen bir insanın hayatı boyunca sakladığı bir eşya, bıraktığı büyük bir gayrimenkulden daha anlamlı olabilir.

Kadir İnanır’ın vasiyetnamelerinde bu tür kişisel ayrıntıların yer alıp almadığını da göreceğiz.

Gelelim meselenin en çok konuşulacak taraflarından birine...

Jülide Kural.

Kadir İnanır’ın uzun yıllardır hayatını paylaştığı Jülide Kural’ın miras sürecindeki konumu da merak ediliyor.

İkilinin evli olmaması nedeniyle konu ister istemez kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Fakat burada bir parantez açmak gerekiyor.

Vasiyetnamenin içeriğini görmeden, hukuki durum ortaya çıkmadan ve yasal mirasçılık kuralları değerlendirilmeden “şu kişi mirası alacak” demek doğru değil.

Çünkü ortada henüz açılmamış üç belge var.

O belgelerin içinde ne yazdığını bilmiyoruz.

Belki Kadir İnanır mirasının belirli bölümünü ailesine bıraktı.

Belki yakınlarına özel vasiyetlerde bulundu.

Belki Jülide Kural için bir düzenleme yaptı.

Belki de yıllar boyunca değer verdiği bazı eşyaların belirli kişilere verilmesini istedi.

Hatta herhangi bir vakıf veya kuruma bırakılan bir miras olup olmadığını bile şu anda bilmiyoruz.

Bütün bu ihtimallerin cevabı, vasiyetnamelerin açılmasıyla anlaşılacak.

Bir başka önemli konu da şu:

Üç vasiyetnamenin hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği.

Çünkü tarihler arasında ciddi bir fark var.

2015...

Sonra 2022...

Ve aynı yıl içerisinde iki ayrı düzenleme.

Dolayısıyla son düzenlemelerin önceki vasiyetnamelerin tamamını veya bir bölümünü değiştirip değiştirmediği de önemli.

Yani yarın sadece “Kadir İnanır kime ne bıraktı?” sorusunun cevabını aramayacağız.

Aynı zamanda Kadir İnanır’ın yıllar içinde mirası konusunda aldığı kararların nasıl değiştiğini de görme ihtimalimiz var.

Bence bu olayın en ilginç tarafı da burada.

Çünkü vasiyetname aslında bir insanın öldükten sonra konuşma biçimidir.

Hayattayken söylemediği veya söylemek istemediği bazı şeyleri, kendi iradesiyle bıraktığı belgeler üzerinden anlatır.

Kadir İnanır da hayatının farklı dönemlerinde üç ayrı vasiyetname hazırlatmış.

Şimdi o belgeler açılacak ve yıllardır kapalı olan dosyanın içeriği ortaya çıkacak.

Tabii işin bir de magazin tarafı var.

Kadir İnanır gibi Türk sinemasının önemli bir isminin geride bıraktığı mal varlığı doğal olarak merak ediliyor. Ancak burada magazin merakı ile hukuki gerçekleri birbirinden ayırmak gerekiyor.

“Şu kadar parası vardı”, “şu kişi alacak”, “bu kişi mirastan mahrum kaldı” gibi kesin ifadeler kullanmak için henüz erken.

Çünkü gerçek olan tek şey şu:

Üç vasiyetname var ve bu vasiyetnamelerin içeriği henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Yarın Beykoz Adliyesi’nde yapılacak işlem sonrasında ise tablo çok daha net olacak.

Belki herkesin beklediğinden tamamen farklı bir miras paylaşımı çıkacak.

Belki yıllardır konuşulan isimlerin hiç beklemediğimiz şekilde vasiyette yer aldığını göreceğiz.

Belki de Kadir İnanır’ın yıllar önce aldığı kararlar, bugün konuşulan bütün iddiaları boşa çıkaracak.

Şimdilik bunların hiçbirini bilmiyoruz.

Benim için burada önemli olan, Kadir İnanır’ın sadece sahip olduğu mal varlığı değil; o mal varlığıyla ilgili son iradesinin ne olduğu.

Çünkü bir sanatçının geride bıraktığı en büyük miras elbette parası, evi, saati ya da koleksiyonu değil.

Kadir İnanır’ın asıl mirası Yeşilçam’a bıraktığı filmler, canlandırdığı karakterler ve Türk sinemasında oluşturduğu iz.

Ama hayatın bir de başka bir gerçeği var.

İnsan ne kadar büyük bir sanatçı olursa olsun, sonunda geride bıraktığı kişisel kararlar ve sevdiklerine bıraktığı hatıralarla baş başa kalıyor.

Şimdi Kadir İnanır’ın son kararlarının ne olduğunu öğrenme zamanı.

17 Eylül Perşembe günü saat 10.40’ta Beykoz Adliyesi’nde açılacak üç vasiyetname, yalnızca mirasın kimlere kalacağını değil, Kadir İnanır’ın yıllar içerisinde aldığı son kararları da ortaya koyacak.

Ve sanıyorum yarın en çok sorulacak soru şu olacak:

Kadir İnanır’ın mirasının sahibi kim olacak?