KALİTELİ FİLM YAN ROLÜNDEN BELLİ OLUR

Abone Ol

Bir filmin gerçekten iyi olup olmadığını anlamak için bazen başrole bakmanız gerekmez. Asıl ipucunu yan karakterler verir. Çünkü iyi senaryolar sadece kahramanlarını yazmaz, onların yaşadığı dünyayı da inşa eder.

Bugün pek çok filmde bütün hikaye tek bir karakterin omuzlarında yükseliyor. Başrol ekrandan çekildiği anda filmin de nefesi kesiliyor. Etrafındaki insanlar ise sadece ona hizmet eden, bir sahne görünüp kaybolan isimlerden ibaret kalıyor. Oysa unutulmaz filmler başka türlü çalışır.

Esaretin Bedeli denince sadece Andy Dufresne’i hatırlamayız. Red’i, Brooks’u ve Tommy’yi de biliriz. Yüzüklerin Efendisi sadece Frodo’nun değil, Sam’in de hikayesidir. Hababam Sınıfı Mahmut Hoca kadar Badi Ekrem’i, Hayta İsmail’i ve Hafize Ana’yı da yaşatır.

Çünkü iyi filmler seyirciye sadece bir kahraman sunmaz. İçinde yaşayan insanların gerçek olduğuna da inandırır. Her karakterin ayrı bir sesi, ayrı bir duruşu, ayrı bir hafızası vardır. İki dakikalık bir sahnede bile kendine yer bulabilir.

İyi bir yan karakter yazmak, iyi bir başrol yazmaktan daha zordur. Çünkü onun kısa sürede seyircinin hafızasında yer etmesi gerekir. Bazen tek bir bakışıyla, bazen tek bir cümlesiyle, bazen de sadece duruşuyla unutulmaz olur. Süresi azdır ama etkisi büyüktür. Bu yüzden iyi senaryolar, hiçbir karakteri “nasıl olsa yan rolde” diye ihmal etmez.

Belki de bu yüzden yıllar sonra o filmleri konuşurken sadece başrolleri anmayız. Bazen tek bir replikle, tek bir bakışla hafızamıza kazınan yan karakterleri de hatırlarız. Çünkü onlar senaryonun boşluklarını doldurmak için değil, o dünyayı gerçek kılmak için vardır.

Gerçek sinema bize sadece unutulmaz kahramanlar değil, unutulmaz insanlar sunar. Bu yüzden iyi filmlerde “yan rol” diye bir şey yoktur. Sadece hikayenin başka bir yerinden bize bakan insanlar vardır.