"KANDIRILDIK" DEMEK YETERLİ Mİ?

Abone Ol

Ahbap soruşturması kapsamında ifadeye çağrılan isimlere baktığımızda karşımızda sıradan insanlar yok. Gazeteciler, televizyoncular, sanatçılar, kamuoyunu etkileyen ve milyonlarca kişiye ulaşabilen isimler var. Bu nedenle "kandırıldık" açıklaması, doğal olarak birçok insanın aklında yeni sorular doğuruyor.

Gazetecilik mesleğinin temelinde araştırmak, sorgulamak ve doğrulamadan hiçbir bilgiyi kamuoyuna sunmamak vardır. Bir haber için günlerce belge araştıran, onlarca kişiye ulaşan, en küçük ayrıntıyı inceleyen insanların böylesine önemli bir konuda neden aynı hassasiyeti göstermediği bugün sorgulanıyor.

Kim sizi kandırdı? Nasıl kandırdı? Bir gazeteciyi, bir sanatçıyı, bir hukukçuyu veya kamuoyunda güven oluşturan bir ismi bu kadar kolay kim yanıltabilir? Eğer gerçekten yanıltıldıysanız, o gün neden gerekli araştırmayı yapmadınız? Bu soruların sorulması son derece doğaldır.

Belki o günün olağanüstü şartlarında duygular aklın önüne geçti. Belki herkes depremin acısıyla hareket etti. Böyle bir ihtimal elbette vardır. Ancak milyonlarca insanın güvenini etkileyen açıklamalar yapan kişilerin sorumluluğu da sıradan vatandaşlardan çok daha fazladır.

Benim kişisel kanaatim şudur: Kamuoyunu yönlendirme gücüne sahip olan herkes, kullandığı her cümlenin sorumluluğunu taşımalıdır. İnsanlar ekranlarda söylenen sözlere ve sosyal medyada yapılan paylaşımlara güvenerek karar verebilir. Bu nedenle sonradan sadece "kandırıldık" demek, toplumun güvenini yeniden tesis etmeye tek başına yetmeyebilir.

Eğer bugün "yanıldık" deniliyorsa, o halde o gün hangi bilgiye dayanılarak konuşulduğu da açıkça anlatılmalıdır. Kamuoyu bunu öğrenmeyi hak etmektedir.

Toplumun güveni en değerli sermayedir. Bir kez sarsıldığında yeniden kazanılması kolay değildir. Güven veren insanlar, aynı zamanda verdikleri güvenin hesabını da verebilmelidir. Çünkü milyonlarca kişinin vicdanını etkileyen açıklamalar, sadece bir sosyal medya paylaşımı değildir; toplumun yönünü etkileyen sözlerdir.

Bugün sorulması gereken en önemli soru şudur: O gün bu kadar güçlü şekilde güven telkin edenler, bugün neden "kandırıldık" demek zorunda kaldılar? Bu sorunun cevabını vermek, hem kamuoyuna hem de kendilerine duydukları saygının bir gereğidir.