Hakikaten iyi misin yoksa kendini iyi mi sanıyorsun?
Gerçekten adil misin?
Yoksa yeterince adil olduğunu düşünüp, kendine hiç dışarıdan bakmaz mısın?
Merhametli misin?
Ya da kendini bolca merhametli bulanlardan mısın?
Merhamet damarın ne kadar gelişmiş hiç baktın mı iç dünyana?
İnsanlardan seni dinledin mi arada sırada?
Annen razı baban razı mı senden mesela?
Sokakların, şehrin memnun mu insani yanından?
Kaç kişiye kendini soracak kadar hazırsın duyacak olduklarına?
Nasıl buluyor çevren seni merhamet konusunda?
Vicdanın konuşur mu mazlumlarla?
İç sesin secdelerde, yastıkta ne fısıldıyor misal kulaklarına?
Annene sordun mu mesela? Kardeşine, eşe dosta çocuklara?
Adil, iyi, şefkatli diyebilenler kaç kişi etrafında?
Sahi insana mı yakınız? Canavara mı yoksa burası dünyada ve sınanma…
Öyle ya insan insan kalabildikçe insan…
İnsan merhametli oldukça insan…
Paylaşımcı mısın?
Reklamcı mı?
Kalbi bereketlilerden misin?
Kalbi katı mı?
Bahar mı kokarsın?
Gaddarlık mı?
Sahi çevren senden ne kadar razı?
Ne kadar mazluma yakınsın?
Ya da neme lazımcı?
Dünyayı mı çok sever kalbin, öteleri mi?
Buralı mısın daha çok öte taraflı mı?
Kimlerle yan yanasın?
Kimlerle yol arkadaşı?
Kimlere koşar yüreğin hesapsızca?
Kimler koşar misal sana hesapsızca?
Kaç kez dinledin güzel bir kalpten kendini?
Kabul etmeye hazır mısın söylenenleri?
Kendini kabahatli bulacak kadar kendinle barışık mısın?
Hatalarını söyleyenlere dua edecek…
Seni sarsanlara teşekkür edecek kadar anlayışlı mısın?
En son ne zaman hicret ettin kalbine?
Ne zaman birinin seni? Senin de birini kazanmasına vesile oldun?
Ne kadar vicdanlısın?
Ne kadar sık ağlarsın?
Söz konusu adalet olunca kıyamet kopsa razı mısın?
Ne kadar kul, ne kadar mümin, ne kadar insansın sorusunu kaç kez kendine sorarsın?
Dünya seni kuşatırken kalbinin fıtratı dur diye bağırıyor, kalbine dönüp bakar mısın?
Tarafın neresi durup bakar mısın?
Adalet duygun gerçekten adil mi?
Yoksa ayrımcılık yapıp adalet diye adaleti ağlatanlardan mısın?
Daha ne kadar çok soru var beynimde soracağım…
Kendimizi sarsmadan dünyanın sarsılmasını beklemek hiç adil değil öyle değil mi?