Ortaya çıkan yeni koşullarda gözden geçirilmesi gereken 24.03.2025 tarihli ve “Bir “metaverse”te yaşamak ve CHP” başlıklı bir yazım olmuştu.
Bugünlerde kendi kurduğu sanaldan, gerçek Türkiye koşullarına uyanan Sayın Kılıçdaroğlu’nun ruh halini ve “Hançerlendim” feryatlarını biraz irdelemek iyi olacak.
Altılı Masayı kurma çabalarını iyi hatırladığımızda da ulaşılan sonucun hüsranı bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır.
Kılıçdaroğlu CHP’si, tıpkı Çin’deki gibi bir “Yüz çiçek hareketi” kurmayı denedi o günlerde.
İçinde en marjinal sağdan en marjinal sola kadar herkes vardı aslında.
Onlara göre çok geniş bir Türkiye yelpazesiydi bu.
İlk bakışta çok kuşatıcı gibi görünen bu hareket, bir arada olması imkansızların o “imkânsız-uzlaşı” halleri sebebiyle, tıpkı Çin örneğinde olduğu gibi sadece lafta kaldı.
Hatta bu en uçların birleşiminin doğal bir beklentinin ürünü olmayıp, gizli kapılar ardında herkesle farklı ve gizli yapılan protokollerin bir hikmeti olduğu da ortaya çıktı daha sonra.
Zira girişilen çabanın sanal dünyada bir cazibesi olabilirdi belki ama gerçek dünya için defteri çoktan dürülmüş bir temenniden başka bir şey olamayacağı bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Teşbihte hata olmaz: “Avını yakaladığı sürece kedinin siyah ya da beyaz olmasının bir önemi yoktur.” yaklaşımı, büyük bir çıkarcılık manevrası olsa da kendilerine bu rol yüklenenler, niyettin sahibini büyük bir hüsrana da uğratabilirler.
Meral Akşener ve Kılıçdaroğlu, bu çarpmanın en büyük yaralıları oldu; aldıkları yaralar, siyaset yapamaz hale getirdi.
Sırf gerçek Türkiye ile ve onu yöneten iktidarın icraatlarıyla yarışma korkusu yüzünden kurulan bu “Sanal Türkiye”, kurucusu tarafından bugün yerle yeksan edilmiştir.
Sanal dünya ile kendini körleştirenler, partilerini ele geçirmek isteyenleri dahi fark edememişlerdir.
Zaten sahte bir dünyada hareket edenler, başka sahteciliği de far edememişlerdir.
Sinyaller, semboller bir gerçekliğe dayanmadığı için teyidi de mümkün olamamıştır.
Sınırlamanın sınırları aşılınca, başka hiçbir sınır tanınamayacağı için gerçek ile sahte birbirine girmiş görünüyor.
Her şeyin cevabını sanalda arayan Kılıçdaroğlu, adeta bir psikoskopi marifetiyle, siyasi müritlerini kontrol ettiğini düşünürken, “oğlum” dedikleri tarafından uykusundan uyandırılmış oldu.
Yaşanan şey güçlü bir rabıta ile kalplerin bir inisiyasyonu değil, gerçek bir halüsinasyonmuş demek ki.
Kılıçdaroğlu’nun metaverse Türkiye’si fena çökmüş durumda; CHP’yi de altında bırakarak.
Bu yıkıntıların arasından nasıl bir CHP’nin çıkacağını hep beraber göreceğiz.
Garip olan şu ki: En büyük hayal kırıklığını da yine Kılıçdaroğlu’nun kendisi yaşadı.
Oysa eseri kurmaca Türkiye’yi en iyi bilen de kendisiydi…