AA muhabirine açıklamalarda bulunan Rifai, İsrail güçlerinin Kalendiya Mülteci Kampı'nda iki gün süren, 51 Filistinlinin yaralandığı baskın ve saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu saldırıların tesadüf olmadığını, İsrail'in Kudüs'ü Batı Şeria'nın orta ve kuzey kesimlerinden ayırmaya yönelik sistematik planının bir parçası olarak yürütüldüğünü belirten Rifai, "İsrail'in, Kalendiya Mülteci Kampı'na yönelik saldırısı, Kudüs'ü Batı Şeria'dan izole etmeyi hedefliyor." dedi.
"Bir aydan uzun süredir İsrailli aşırı sağcı bakanlar ile meclis üyeleri, Filistin mülteci kamplarının hedef alınması konusunda kışkırtıcı açıklamalar yapıyor." diyen Rifai, daha önce hedef alınacağı açıklanan kamplar arasında Nablus'taki Balata, Ramallah'ın kuzeyindeki Celazun ve Doğu Kudüs'ün kuzeyindeki Kalendiya mülteci kamplarının bulunduğunu kaydetti.
İsrail'in yasa dışı yerleşim projeleri
Kalendiya bölgesinde aylardır İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin hız kazandığını ifade eden Rifai, İsrail'in bölgedeki projelerine dikkati çekti.
Rifai, İsrail makamlarının, Kudüs Uluslararası Havalimanı arazisinde yasa dışı yerleşim birimleri kuracağını, bir müze ve kültürel miras merkezi oluşturacağını, "Atarot" sanayi bölgesini genişleteceğini ve atık arıtma tesisleri kuracağını duyurduğunu aktardı.
Kalendiya Mülteci Kampı, İsrail için "stratejik" bir noktada
İsrail makamlarının ayrıca Doğu Kudüs ile Ramallah'ın doğusunda gasbedilen Filistin toprakları üzerine kurulan yasa dışı yerleşim birimlerini, Kudüs çevresindeki yerleşim birimleriyle bağlayacak 45 No'lu Yol Projesi'ni hayata geçirmeye başladığını söyleyen Rifai, söz konusu güzergahın Kalendiya Mülteci Kampı'nın yakınından geçerek havalimanı yakınındaki tünele ulaşacağını ifade etti.
Bölgede İsrail'in yasa dışı yerleşim projelerinin hayata geçirilmesini "güvence altına almaya" yönelik sistematik bir plan yürütüldüğünü vurgulayan Rifai, Kalendiya Mülteci Kampı'nın Batı Şeria'nın kuzeyi, orta kesimi ve güneyi arasında bağlantı sağlayan stratejik bir noktada bulunduğunu, dolayısıyla burada asıl hedefin Kudüs'ün Batı Şeria'nın orta ve kuzey kesimlerinden ayrılması olduğunu söyledi.
Filistin mülteci kampları sistematik şekilde hedef alınıyor
Kudüs Valiliğinin İsrail'in son saldırısını "Filistin mülteci kamplarına karşı yürütülen sistematik bir kampanya" olarak değerlendirdiğini belirten Rifai, saldırının Batı Şeria'nın kuzeyindeki kamplara yönelik operasyonlarla benzerlik taşıdığını ifade etti.
Rifai, İsrail ordusunun Kalendiya Mülteci Kampı'nda çok sayıda eve el koyarak askeri karargaha dönüştürdüğünü, geniş çaplı gözaltılar gerçekleştirdiğini kaydetti.
İsrail makamlarının birkaç hafta önce askeri kontrol noktası yakınındaki yapıların yıkımına ilişkin tebligatlar dağıttığını aktaran Rifai, mülteci kamplarını hedef alan bu saldırıların İsrail'in yasa dışı yerleşim planlarına uygun şekilde bölgenin yeniden dizayn edilmesine zemin hazırladığını söyledi.
İsrail ordusu Kalendiya Mülteci Kampı'ndan çekildi, iki günlük baskında 51 Filistinli yaralandı
İsrail ordusu, 5 Ağustos günü işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Kalendiya Mülteci Kampı ile Kefr Akab beldesine askeri araçlar ve buldozerlerle geniş çaplı baskın başlatmıştı.
Baskında İsrail askerlerinin saldırıları sonucu 51 Filistinli yaralanmış, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 60'tan fazla Filistinli gözaltına alınmış, onlarca eve zorla girilmiş, bazı evler askeri karargaha dönüştürülmüş, bölge sakinleri askerler tarafından darbedilmişti.
İsrail ordusunun, iki gün süren baskın ve saldırıların ardından bu sabah Kalendiya Mülteci Kampı'ndan çekildiği bildirilmişti.