Filistinli müftüler, kadılar, öğretmenler, imamlar ve hatipler, vaizler ve diğer âlimler Mescid-i Aksa’da toplanarak 26 Ocak 1935’te önemli bir fetvaya imza attı.
O toplantıdan Filistin topraklarını doğrudan veya aracılar vasıtasıyla bilerek Yahudilere satanın ve bu işe yardımcı olanın cenaze namazının kılınmayacağı ve Müslüman mezarlığına defnedilmeyeceği kararı çıktı.
Âlimler ayrıca söz konusu kişilerin toplum tarafından dışlanmaları gerektiğini bildirdi.
İslam coğrafyasının farklı bölgelerinden âlimler de daha sonra benzer fetvalar verdi ve Filistin topraklarını Yahudilere satmanın haram olduğunu söyledi.
Filistin Müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin geçen yıl Temmuz ayında yayınladığı fetvada, Filistin topraklarını düşmana satmanın haram olduğunu belirterek, “Düşmana toprak satıp savaş halindeki kâfire bağlılık gösteren İslam’dan çıkmış, Allah’a ve Rasûlü’ne, dinine ve vatanına ihanet etmiştir” dedi.
Filistin halkı gerek âlimlerin fetvasına uyarak ve gerekçe milliyetçi duygularla, kaç para teklif edilirse edilsin evlerini, dükkânlarını ve arazilerini Yahudilere satmayı reddediyor.
El-Halil’de İbrahim El-Halil Camii yakınlarındaki evini 100 milyon dolar teklif edilmesine rağmen satmayan Abdurrauf El-Muhtesib onlardan biri.
Müslüman âlimlerin Filistin ve özellikle de Kudüs’te Yahudilere emlak satışıyla ilgili görüşleri böyleyken, maalesef hâlâ Kudüs’teki mülkleri Yahudilere satan Filistinli simsarlar var.
Filistinliler arazilerini, evlerini ve dükkânlarını Yahudilere satmadıkları için söz konusu simsarlar önce o mülkleri Filistinlilerden satın alıyor, sonra da mülkiyetini Yahudilere naklediyor.
Yani Filistinlilere ait toprakların Yahudilerin eline geçmesine aracılık ediyorlar.
İlk başta satın alan kişi Filistinli olduğu için de satan kişi Yahudilerin eline geçmeyeceği düşüncesiyle evini, arazisini ya da dükkânını gönül rahatlığıyla satıyor.
Âlimlerin fetvalarının yanında Filistin kanunlarına göre de bu tür simsarlık vatan hainliği derecesinde büyük suç.
Filistin Yönetimi güvenlik güçleri geçenlerde Kudüs’teki mülklerin Yahudilerin eline geçmesine aracılık eden bir simsarı gözaltına aldı.
Kudüs’ün doğusundaki Beyt Hanina beldesi nüfusuna kayıtlı Filistinli Isam Akıl, yargılanıp müebbet hapse mahkûm edildi.
Fakat Mahmud Abbas başkanlığındaki Filistin Yönetimi’nin Akıl’ı Amerika’ya teslim ettiği ortaya çıktı.
Filistin vatandaşlığının yanında İsrail ve Amerikan vatandaşlıkları da bulunan Akıl’ın serbest bırakılması için Washington Filistin Yönetimi’ne baskı yapmış ve Abbas da baskılara boyun eğmişti.
Amerika’nın devreye girmesi, Akıl’ın Kudüs topraklarının tapusunun Yahudilere geçmesi operasyonunda simsarlık görevini bilinçli bir şekilde üstlendiğini gösteriyor.
Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Washington’daki ofisinin kapatılmasının ardından Amerika’ya sert eleştirilerde bulunan Abbas’ın esip gürlemesinin de gerçekte hiçbir karşılığı olmadığı anlaşılıyor.
Çünkü müebbet hapse mahkûm edilen Filistinli simsarın Amerika’ya teslimi serbest bırakılması demek.
“Filistinliler topraklarını Yahudilere sattı” şeklinde yanlış bir söylem var.
Filistinli âlimlerin ve Filistin halkının Yahudilere toprak satma konusundaki onurlu tavrını bildiğimiz için bu tür bir genellemeyi kesin bir dille reddediyoruz.
Fakat bu, vatanından önce ruhunu düşmana satan Filistinlilerin de bulunduğunu kabul etmemize engel değil.
Isam Akıl’ın Filistinli olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.