CHP 95. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Reklam kampanyalarındaki sloganları “Kula kulluk etmeyenlerin partisi”. Tek adam rejiminin banisi, tek parti diktatörlüğünün kurucusu bir parti için fazlasıyla iddialı bir slogan.
27 yıl boyunca, muhalefete hayat hakkı tanımadan ülkeyi tek başına yöneten CHP, iddia edildiği gibi İstiklal Savaşı destanı üzerine mi kuruldu? Yoksa topraklarımızın istila edildiği bir dönemde, milletimizin her türlü çileye rağmen direniş azminin bir sembolü olan TBMM’nin varlığı ve meşruiyetine bir darbe olarak mı zuhur etti?
Bu soruyu cevaplamak için siyaset sahnesine Halk Fırkası olarak çıkan bu partinin kurulduğu döneme bakmak gerekiyor. İstiklal Savaşı kazanılmış, Millet Meclisi Lozan’a bir barış akdinin gerçekleşmesi için İsmet Paşa başkanlığında bir heyet göndermişti. Meclis, her ne kadar Rauf Bey’in bu heyetin başında olmasını arzu ettiyse de, hem ordunun hem de siyasetin başı konumundaki Atatürk’ün talebini geri çevirememişti. Fakat savaşı kazanmış bir milletin önüne Lozan’da kabul etmesi için konulan maddeler, Gazi Meclis’in kabul edebileceği türden şeyler değildi. Meclis, bu antlaşma ile Misak-ı Milli’ye halel getirileceğini söylüyordu. Heyetle birlikte Lozan’a gidenler arasında sekreter olarak İstanbul Hahambaşısı Haim Naum da bulunuyor ve heyetin işgalcilerin öne sürdüğü maddeleri kabul etmesi için arabuluculuk yapıyordu.
İstiklal Savaşı’nı vermiş 1. Meclis her ne şartta olursa olsun Lozan’ı kabul etmeyecekti. Millet iradesini 1960’ta, 1971’de, 1980’de ve 1997’de darbelerle hiçe sayan zihniyetin aklına parlak fikir o esnada geldi. Bu Meclis’le işler yürümüyorsa, feshedilmeliydi. Öyle de oldu. 1. Meclis 15 Nisan 1923’de tatile girdi. O gün Lozan’a muhalefet eden her biri İstiklal Savaşı kahramanı olan milletvekilleri 2. Meclis dört ay sonra açıldığında artık milletvekili değildi. Mustafa Kemal, Mecliste 1. Grup olarak bilinen vekillerle yeni Meclis’i açıyor ve sadece 10 gün sonra bu Meclis’in ilk icraatı Lozan Antlaşması’nı onaylamak oluyordu. CHP, Lozan’ı imzalayan bu vekiller eliyle 15 gün içinde kuruldu.
Meclis’te 2. Grup olarak bilinen muhaliflere ne mi oldu? Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, Kırşehirli Rıza Bey, Lefkoşalı Hüseyin Sırrı Bey’in akıbetlerine bakarsanız ne olduğunu anlarsınız.
İstiklal Mahkemeleri kurup suçlu-suçsuz binlerce insanı darağaçlarında sallandırmayı, alfabeyi değiştirip bir günde koskoca bir milleti cahil bırakmayı, mescitleri, medreseleri hatta kervansarayları dahi haraç mezat satmayı başardı CHP. 95 yıl boyunca başaramadığı tek şey milletin sevgisini kazanmak oldu. Bir de delegelerin oylarını saymayı.