Kurban ve bayram!..

Abone Ol

İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte şekil ve amaç yönüyle aralarında farklılıklar bulunur. Kur’an’da Hz. Âdem’in (a.s.) iki oğlunun Allah’a kurban takdim ettiklerinden söz edilir. (el-Maide 5/27); Bir başka ayette de ilâhî dinlerin hepsinde kurban hükmünün konulduğuna işaret edilir. (el-Hac 22/34) Ancak Yahudilik ve Hristiyanlıkta kurban telakkisi bir hayli değişikliğe uğramıştır.

İslâm’da kurbanın dinî hükmüyle ilgili olarak Kur’an’da, Hz. Peygamber’in (sav) sünnetinde önemli açıklamalar yer almış, bu çerçevede oluşan fıkıh kültüründe de konu hakkında ayrıntılı bilgi ve hükümler derlenmiştir.

Kurban gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Müminler her kurban kesiminde Hz. İbrâhim ile oğlu İsmail’in (as.) Allah’ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hâtırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduğunu simgesel davranışla göstermiş olmaktadır. Bu nedenledir ki, kurban keserken aynı itaat ve ibadet ruhu unutulmamalıdır.

Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar.Sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı hiç bulunmayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortamlarda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Zengine malını Allah’ın (cc) rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını verir, onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır.

Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan kendini kurtarmasına ve kendini toplumunun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.

Bir yandan Allah’ın (cc) adıyla kurban kesilip, O’nun rızası için yardımlaşma ve sosyal dayanışmayı ortaya koyarken, diğer yandan, yine Allah’ın rızası için günü bayram olarak kutlama şerefi verilmiş insana.

Dini bayramlarımızın en önemli özelliklerinden biri de dargınlıkların sona erdirilmesi,küskünlüklerin bitirilmesi,aile büyükleri, eş, dost ve akrabaların ziyaret edilmesidir. Böylece, iş yükü ve stresinden psikolojik olarak insanın rahatladığına da tanık oluruz. Bayramları tatil amaçlı kullanmak, insanın üstündeki stresi artırmaktan başka bir işe yaramadığını anlamak ve anlatmak gerek.

Her iş amacına uygun yapılırsa güzel olur. İnsanın bayram tadında büyükleri, eş ve dostları, akrabaları ile yaptığı sohbetin ruhuna nasıl iyi geldiğini yaşayanlar en iyi bilir. Örf ve adetlerimizi yaşatmak, aslında gelecek neslimizi bu duygulardan mahrum bırakmamak zorundayız. Yoksa gelecek neslimiz bu mahrumiyetten dolayı bizlere hesap soracakları günü de yaşarız.

Değerli okurlarım, bu vesile ile sizlerin ve sevdiklerinizin Kurban Bayramı’nı kutlarım. Nice bayramlara sevdiklerinizle birlikte, sağlık ve huzurla kavuşmanızı dilerim. Allah (cc) rızası için yaptığınız her işi kabul ve makbul eylesin. Rabbimiz, bu bayramda O’nun rızası için kesilen tüm kurbanların yüzü suyu hürmetine, tüm Müslümanların ne sıkıntısı ve derdi varsa gidersin. Ümmetin huzurunu daim eylesin.

Selam ve dua ile…