10 Ocak 1919 tarihinde Medine’de son Osmanlı birliği silah bırakarak 1. Dünya Savaşının bitişini dünyaya ilan etti. Fahrettin Paşa’nın gelen emirlere uymadığı ve birliklerinin silahlarını teslim etmediği muhteşem savunma Paşa’nın kendi subayları tarafından tutuklanmasıyla son buldu. Osmanlı birliklerinin en son teslim olduğu yer olan Medine günümüzde Suudi Krallığının yönetiminde ve korumasında bulunuyor. Kahraman Türk ordusunun 3 milyon kişiyle katıldığı savaşın son birliği Medine’den ayrılırken gazilerimiz Kızılay’ın gözetiminde şehirde kaldı. Daha sonra nakledilen Kahraman gazilerimiz Türk yurdu Anadolu’ya geldiklerinde akıllarında Medine’ye geri dönmek vardı. Millî Mücadele döneminde Medine’den gelen gazilerimiz Yunan, Fransız, İngiliz ve Ermenilere karşı kahramanca mücadele etti ve Türkiye Cumhuriyet’inin temelleri atıldı. Kahraman Türk Ordusunun Medine’den ayrılmasının üzerinden ise 105 yıldan fazla süre geçti. Türk ordusu 105 yılda dünyanın en büyükleri arasındaki yerini tekrar sağladı ve büyük bir savunma sanayi altyapısı kurdu. Global savunma sanayi ihracatının yüzde 2’sine yakınını yapar konuma erişen Türkiye 50 milyar doları aşan bir rakamı ordusu için yılda harcıyor. Suriye, Irak, Azerbaycan, Sudan, Etiyopya, Ukrayna ve Libya gibi bölgelerde kazanan tarafı belirleme gününe erişen Türk ordusu ve savunma sanayi yeniden kutsal toprakların savunmasını üstlenmeyi tasarlıyor.
Mekke antlaşması Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan arasında bir güvenlik mimarisini inşa etmeye hedefliyor. İran-İsrail çatışması bölgede yeniden güvenlik endişelerini artırırken istikrarın yegane sağlayıcısı Türk ordusu yeniden kutsal toprakları savunma hazırlanıyor. 1 milyonluk kara gücü ve dünyanın sayılı kuvvetleri arasında yer alan TSK’nın Katar’da olduğu gibi İran ve İsrail gibi iki tehdidi bertaraf etmesi önem taşıyor. ABD’nin bölge ülkeleri için güvenilir bir askeri kuvvet olmaktan çıkması Suudi Arabistan’ı farklı ittifaklara teşvik etti. Mısır’ın da ilerleyen dönemde Mekke antlaşmasının bir parçası olması ve Sünni İttifak’ın genişlemesi bekleniyor. Özellikle Yemen’de süren iç savaşın Şii Husi’ler üzerinden Suudi Arabistan şehirlerini tehdit etmesi ve İran’dan gelen füzeler, ABD’nin koruma kalkanının yetersizliğini ortaya koydu. Pakistan’ın nükleer bir kuvvet olarak ittifaka dahil olması ve Türkiye ile hareket etmesi Hindistan, İsrail ve İran gibi aktörleri ciddi şekilde rahatsız etti. Özellikle Suriye’de savaşın gidişatını belirleyen Türkiye’nin askeri varlığı, Kutsal topraklarında tehlikeye düştüğü bir dönemde Türk ordusuna olan ihtiyacı öne çıkardı.
Yerli savunma sanayiyle desteklenen ve en güçlü dokuzuncu askeri güç olarak kabul edilen TSK, 105 yıl sonra Kutsal topraklarının güvenliğine katkı sunmaya hazırlanıyor. Sonuç olarak Mekke antlaşması sadece güvenlik özelinde değil Müslüman ülkeler arasında işbirliğini artırması nedeniyle de önem taşıyor ve diğer bölge ülkelerine örnek teşkil ediyor.