Kutsallarımızı metalaştıran postmodern, kapitalist muhafazakârlar

Abone Ol

Kutsal olanın metalaştırılması, İslami terimlerin ve kavramların kapitalist zihinler tarafından üç kuruş daha çok kazanmak için değersizleştirilmesi, beni öteden beri çok rahatsız etmiştir.

Özellikle İslami terimlerin, kavramların ticari kaygılarla dükkân ismi, ürün markası vb. için kullanılması ve içinin boşaltılıp bir ürünle ya da markayla özdeşleştirilmesi oldukça sinir bozucu bir şey!

Maalesef ki insanlarımızın ekseriyeti de bu ürünleri ve markaları tüketmeyi, kullanmayı dindarlık göstergesi olarak görüp kazıklanmaya gönüllü olunca din tüccarlarına, kutsal pazarlayıcılarına, maneviyat şarlatanlarına da gün doğuyor!

Üç kuruş fazla kazanmak için anasını kırmızıya boyayıp babasına satma becerisine sahip ahlaksız tüccarlar için de pazar bulmak, bulamazsa oluşturmak hiç de zor olmuyor!

Öyle bir marka fetişizmi oluşmuş ki on liralık ürüne yüz lira verdiğini biliyor adam/kadın ama verdiği paraya hiç acımıyor. Zengin olduğu için, parası olduğu için istediği gibi harcama hakkı görüyor kendinde… Yolda bir fakir görse üç kuruş veremiyor, sadaka verirken eli titriyor, zekâtı hesaplarken (tabii veriyorsa onu da) kırk takla atıyor, cebinde akrep olduğu için eli cebine gitmiyor ama yerken, içerken, giyerken dünyanın en cömert insanı(!) oluveriyor bir anda!

Nereden çıktı bu yazı?

Son günlerde gazetelerde bir ilan var. İlan metni şu:

“15 Temmuz demokrasi zaferi şerefine …’den sadece 3 yıl tatil alana 15 yıl tatil hediye…” 

İlanın sahibi, bu ülke insanını onlarca kez dolandırmış, her seferinde bir öncekinden daha çok vurgun yapmış, hakkında binlerce yıl ceza istenen biri!

Bu reklamın yer aldığı basın kuruluşlarından biri ise maalesef ki kendimize yakın bulduğumuz ve zor zamanlarda Müslümanlar için risk almış, bedel ödemiş, içinde çok sevdiğimiz insanların bulunduğu bir gazete…

Bu reklamı vereni, kullandığı argümanı nasıl içinize sindirdiniz? Biz sizi zor zamanlarda dik durduğunuz için sevdik; paraya, pula, makama, tehditlere eyvallah demediğiniz için takdir ettik… Sizin para için bazı şeylerden taviz vermeyeceğinizi düşünüyor/du/m, bu durum hiç yakışmadı size!

Diğer grup ise hükûmete yakın duran ama Müslümanların hassasiyetini çok da gözetmeyen, pek de İslami hassasiyet taşımayan grup… Onlara da yakıştıramadım ama diğer gazete kadar hayal kırıklığı oluşturmadı bende…

Yılarca tesettür markalarına Müslümanlar için en önemli kavramlardan birinin ismini verip tesettür defileleri adı altında tesettürün içini boşalttılar. Baldırı çıplak mankenlere kucak dolusu para döküp tebliğ yaptığını söylediler ve hepimizi enayi yerine koydular.

Müslümanlar’dan topladıkları paralarla İslam’ı anlatacağız diyerek televizyonlar kurup sonra bu televizyonlarda bazı meşhurlara(!) programlar yaptırıp yeni nesillerin imanlarıyla oynadılar.

Bunlara bir dur demenin vakti gelmedi mi hâlâ? Bu nereye kadar böyle gidecek?

Lütfen para kazanacaksanız dinimiz, kutsallarımız, değerlerimiz üzerinden yapmayın artık!

Ey milletim, lütfen siz de bu şarlatanlara kanmayın ve prim vermeyin artık!

Allah, postmodern kapitalist muhafazakârlardan başta Ümmet-i Muhammed olmak üzere tüm insanlığı korusun!