Türkiye son zamanlarda uyuşturucu, kara para aklama, yasa dışı bahis vb. büyük bir temizlik sürecine şahit oldu. Zehir tacirlerine, yasa dışı bahis çetelerine, fuhuş şebekelerine yönelik operasyonlar art arda geldi. En alt tabakadan en üst düzey isimlere kadar tespit edilen suç ağlarına güvenlik darbesi indirildi. Kamuoyu olarak bu operasyonları destekliyoruz çünkü ortada sadece suç yok, çürüyen bir toplumsal yapı, dağılan aileler, kararan hayatlar var.
Ancak herkesin konuşmaktan kaçındığı, yüksek sesle dillendirilmek istenmeyen bir gerçek de var. Yasa dışı bütün oluşum, suç ve eylemlere izin verilmezken yasal olarak izi verilen kumar ve bahislerin yol açtığı toplumsal yıkım... Sahadaki tablo çok net. Kumar ve bahis ocak söndürüyor. Hem de sessizce, kimse fark etmeden, “yasal” damgasının arkasına saklanarak.
Yakın çevremden biliyorum, aynı sistemi kullanan ve tekrar tekrar şansını deneyen, yuvasını dağıtan, evini satarak borçlarından kurtulmaya çalışan, bu illetten kurtulamayan, hâlâ kan emici vampirlerin yöneticisi olduğu bu bataklıktan kurtulamayan on binlerce mağdur var.
Bunlar yasa dışı değil, bunlar legal bahis mağduru. Bugün spor liglerine bakın. En üst liglerde, en büyük takımların formalarında bahis reklamları var. Stadyum panoları kumar çağrılarıyla dolu. Televizyon ekranlarında “şans”, “heyecan”, “büyük ikramiye” masalları anlatılıyor. Gençlere verilen mesaj açık: Oyna. Kaybetmezsin. Denemeye değer... Kimse kaybedenleri göstermiyor. Devlet bir yandan yasa dışı bahsi “toplumsal tehdit” ilan ediyor, diğer yandan yasal bahis reklamlarına izin veriyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Kumar kumardır. Bağımlılık bağımlılıktır. Yıkım yıkımdır.
“Kişisel tercih” söylemi artık geçersizdir. Kumar bir bağımlılıktır. Uyuşturucudan farkı yoktur. Hatta daha tehlikelidir. Çünkü normalleştirilmiştir. Çünkü reklamı yapılmaktadır. Yasa dışı bahse karşı olup yasal bahsi savunmak ahlaki bir tutarlılık değildir. Toplumu ifsada sürükleyen sadece yeraltı dünyası değildir. Bazen en büyük tahribat, en parlak tabelaların arkasında yapılır.
Gerçekle yüzleşmek zorundayız. Bu mesele sadece operasyon meselesi değildir. Asıl mesele, yasal kılıfla sürdürülen bu kumar düzenini sorgulama cesaretidir. Aksi hâlde yapılan her mücadele eksik kalır, her açıklama havada kalır.
Çünkü sonuç değişmez:
İster yasa dışı olsun, ister yasal…
Kumar her zaman ocak söndürür.