'Lilyum 03' kod adlı gizli tanık konuştu: İBB konserlerinden gelen paralarla ilgili çarpıcı beyanlar...

Abone Ol

Geçtiğimiz gün de yazmıştım.

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturmada Kenan Doğulu ve Beren Saat çiftinin de dosyada yer alması, magazin dünyasında olduğu kadar kamuoyunda da büyük yankı uyandırmıştı.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Haziran'da gözaltına alınan isimler arasında Kenan Doğulu ve Beren Saat'in de bulunması gündeme bomba gibi düşmüş, kamuoyunun dikkatini bir anda bu dosyaya çevirmişti.

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen Kenan Doğulu'nun test sonucunun pozitif çıktığı iddiası günlerce konuşulmuştu. Ancak Kenan Doğulu bu sonucu kabul etmemiş, daha sonra özel bir hastaneden aldığı raporu kamuoyunun önüne koyarak sonucunun negatif olduğunu savunmuştu.

Ben o gün de aynı soruyu sordum ve cevabını da yine bu köşede yazdım.

Mahkemeler açısından esas alınan rapor, Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği rapordur. Eğer bu raporun gerçeği yansıtmadığı ileri sürülüyorsa bunun da hukuki yolları vardır.

Burada dikkat çekilmesi gereken başka bir husus daha var. Türk Ceza Kanunu'nun 276. maddesi, bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunmasını suç olarak düzenlemekte ve 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Dolayısıyla Adli Tıp Kurumu gibi resmi bilirkişilik görevi yapan bir kurumun raporunun gerçeğe aykırı olduğu iddiası son derece ciddi bir iddiadır.

Bu nedenle o gün de dikkat çekmiştim. Sonradan alınan özel hastane raporunun kamuoyuna servis edilmesi bana göre hukuki bir sonuçtan çok kamuoyundaki algıyı değiştirmeye yönelik bir hamleydi.

Kenan Doğulu'nun uyuşturucu kullanmadığını savunması elbette kendi hakkıdır. Ancak kamuoyunun önündeki tabloya baktığımızda, Adli Tıp Kurumu'nun değerlendirmesi ile daha sonra gündeme getirilen özel hastane raporu arasındaki çelişki hâlâ cevap bekleyen önemli sorulardan biri olarak duruyor.

İşte tam da bu tartışmalar sürerken soruşturma dosyasına giren yeni ifadeler gündeme bomba gibi düştü.

"LİLYUM 03" kod adlı gizli tanığın verdiği ifade, dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte tartışmaları da beraberinde getirdi. Dosyada yer alan beyanlara göre Kenan Doğulu'nun uyuşturucu kullandığı öne sürülüyor. Bununla da kalınmıyor.

Gizli tanık ifadesinde, Kenan Doğulu'nun CHP'li belediyelerden konserler karşılığında yüksek ücretler aldığını, bu gelirlerin bir kısmını İBB dosyasının firari ismi Emrah Bağdatlı ve Erdal Bozkuş ile paylaştığını öne sürüyor. Ayrıca Ata isimli bir şahsa da para aktarıldığı yönünde iddialar dosyada yer alıyor.

Dosyada yer alan bir diğer dikkat çekici bölüm ise Bodrum'daki Caressa Otel ile ilgili anlatımlar.

"LİLYUM 03" kod adlı gizli tanık, Kenan Doğulu'nun sahne aldığı gecelerin ardından otelde after parti olarak adlandırılan eğlenceler düzenlendiğini öne sürüyor. Dosyada Moris Kohen, Pınar Hacıarifoğlu, Kenan Doğulu ve Beren Saat'in yakın çevresinden bazı isimlerin bu organizasyonlarda bulunduğu yönünde beyanlar yer alıyor.

Kenan Doğulu ise savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları reddediyor.

Uyuşturucu kullanmadığını belirten Doğulu, farklı siyasi görüşlere sahip belediyelerin etkinliklerinde sahne aldığını, Erdal Bozkuş ile ilişkisinin tamamen ticari olduğunu ifade ediyor. Emrah Bağdatlı ve Ata isimli şahısları ise tanımadığını söylüyor.

Beren Saat de savcılık ifadesinde söz konusu iddiaları reddediyor. Söz konusu oteli bildiğini, eşinin yıllardır birçok otelde sahne aldığını ifade eden Saat, dosyada adı geçen Moris Kohen ve Pınar Hacıarifoğlu'nun geçen yıl bu otelde evlendiğini, Kenan Doğulu'nun da düğün sonrası eğlencede sahne aldığını anlatıyor.

Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.

Bir tarafta savcılık dosyasına giren gizli tanık beyanları...

Bir tarafta Kenan Doğulu ve Beren Saat'in savcılık ifadeleri...

Bir tarafta ise kamuoyunun cevabını beklediği onlarca soru...

Benim dikkatimi çeken nokta ise başka.

Adli Tıp Kurumu'nun ortaya koyduğu sonuç ile özel hastaneden alınan rapor arasındaki çelişki hâlâ kamuoyunun zihnindeki yerini koruyor. Şimdi buna bir de gizli tanığın ayrıntılı anlatımları eklendi.

Bu dosya artık sadece uyuşturucu iddialarından ibaret değil.

Dosyada İBB bağlantılı olduğu öne sürülen konser organizasyonları, para trafiği iddiaları ve kamuoyunun yakından tanıdığı isimler arasındaki ilişkiler de tartışılıyor.

Kamuoyu doğal olarak cevap bekliyor.

Gizli tanığın anlattıkları neden bu kadar detaylı?

Savcılık dosyasına giren bu ifadeler soruşturmanın ilerleyen aşamalarında nasıl değerlendirilecek?

Dosyada adı geçen diğer isimlerle ilgili yeni gelişmeler yaşanacak mı?

Önümüzdeki günlerde yeni ifadeler, yeni belgeler ve yeni gelişmeler ortaya çıkarsa hiç şaşırmam.

Çünkü görünen o ki bu dosyada henüz son söz söylenmiş değil.

Şimdi gözler yargıda...