Küresel güçler dünyayı dizayn etme hevesini sürdürüyor. Hesapları ve hedefleri var elbette. Önceki günkü yazımda da yazdım. Evanjelizm üzerine kurulu planları var. Bu algı ile kandırılmış bir Amerika yönetimi var. Sonunda hatalarını göreceklerdir. Ama bu hatalarını gördüklerinde belki de pişmanlıklarının faydası olmayacak. Şimdilerde ise para gücünü kullanarak ekonomik savaş yürütüyorlar. Türkiye üzerindeki oyunları tutmayacak. Ekonomik operasyonları Türkiye’de birlik ve beraberliğin pekişmesine neden oldu. Söz konusu vatan olunca, hepimiz birlik olabiliyoruz hamdolsun.
Daha önce de defalarca yazdım, biz yeni sistemde başarılı olmak zorundayız. Bu başarıyı da hep birlikte el ele vererek kazanacağız. İhtiyacımız olan şey ise sadece daha çok bilinçlenmek. Birbirimize sımsıkı sarılmak. Kırgınlıkları kenara atmak. Kavgalarımızı empatiye bırakmak.
Rahmetti 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde yaşanmış bir olayı burada hatırlatmak yerinde olur diye düşündüm.
Dönemin Başbakanı rahmetli 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır:
Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Turgut Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!”
Turgut Özal’ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı:
“Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazaki’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki: Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”
Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!”
Japon uzmanın cevabı tokat gibidir: “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”
Evet, bizim Çanakkale destanımız var. Ama bizim şimdi de 15 Temmuz destanımız var. Dahası bizim bu ülkeden başka gidecek yerimiz yok. Ekonomik saldırılar bizi etkilese de neticede hepsi geçecek. Yeniden üretim seferberliği başlatarak, bu yükü de el birliği ile atlatıp, dünyaya 15 Temmuz’da örnek olduğumuz gibi yine örnek olacağız.
İy dünyasını temsil eden yiğit işadamlarımızın fedakârlık noktasındaki açıklamalarını da çok önemsiyorum. Çünkü hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için varız.
Biz birlikte Türkiye’yiz…
Selam ve dua ile…