Narkoz

Abone Ol

Birader eskiden yollarımız tek şeritliydi eyvallah, hastamızı tedavi ettirmek için sabahın beşinde kuyruğa girerdik, o da doğru…

Uçağa binmek hayaldi, uçakların yerine 404’lerle giderdik İstanbul’dan Elazığ’a, 24 saatte kusa kusa, Allah var doğru…

Ne Mercedes’i ne Audi’si yahu, hayallerimiz Doğan SLX’te zirve yapardı, hızlı treni Japonya’ya mahsus bilirdik, suyumuz akmaz, telefonlarımız düşmez, elektrikler gitti mi gelmezdi, eyvallah doğru…

Ama birader bizimle böyle uğraşmazdı kimse, evet fakirdik, evet yoksulduk ama ne kimse güneyimize asker yığar, ne kimse taşeronuna milletimizi tanklarla ezdirir ne de her 3 ayda bir yeni bir oyunla karşı karşıya kalırdık.

Ne Avrupa ülkeleri vatandaşlarına Türkiye’ye gitmeyin çağrısı yapar, nede her fırsatta bir başka Avrupa ülkesi sataşırdı bize, ülkemizde darbeler bile olduğunda kimse Türkiye’de insan hakları tehlikede demezdi.

Yabancı gazeteler, ülkemizi karalamaz, sahillerimizden, Türk misafirperverliğinden, şiş kebaptan bahsederdi.

Evet terör tek şeritli yıllarda da vardı, ama böyle değildi, dağda gezen üç beş eşkıyadan ibaretti. O günlerde kimse güneyimize devlet kurup bizi tehdit edeceklerine inanmazdı…

Üstteki konuşma, herhangi bir köy kahvesinin bir köşesinde, başı kasketli, eli tespihli bir yurdum insanının bıyıklarının altından dökülmüş olabilir, bu konuşma Kordonda çiğdem çıtlata çıtlata yan yana yürüyen iki İzmirli’nin arasında da geçmiş olabilir…

Kınamamak lazım…

Narkozlandığınız zaman, üzerinizde en olmadık işlemleri yaparlar, ruhunuz dahi duymaz…

Bu yüzyılın başında 923 yıldır savaş halinde olduklarımız öyle narkozlamışlar ki bizi, uyur uyanık bir halde kendimizi batının bir parçası zannetmişiz…

Narkozun etkisiyle ne yapsalar sırıtmışız, dost ve müttefikiniziz diyerek sırtımıza her dokunduklarında, sırtımıza saplanan her bıçağı sıvazlama olarak algılamışız…

Evet zordur narkozdan uyanması, yaşadınız mı bilmem, ağır çekimde uykudan uyanır gibi bir haldir…

Aslına bakarsanız, millet olarak yediğimiz narkozdan uyanma safhasındayken, 15 Temmuz darbe girişimi, daha hızlı uyanmamıza vesile olacak sağlı sollu bir tokat hükmündeydi. Bu milletin büyük bir kesimi, bu oyunların sebebini, bu savaşın gayesini çoktan anlamış durumda.

Bu savaşı hâlâ yeni zannedenler ise, narkozun etkisini bir an önce üzerinden silkip gerçeklerle yüzleşmek zorundadır.

Bu savaş 923 yıl önce Clermont’ta karar verilen ilk haçlı seferi ile başladı, aydınlıklar ülkesine saldıran karanlık güçler başlattı bu savaşı, hak ile batıl savaşının son güncellemesi bu. Zaman zaman, onlar üstün geldi Kudüs’ü aldılar elimizden, zaman zaman Viyana’ya kadar gidip canlarına okuduk. Zaman zaman biz aralarına fitne saldık birbirlerine  düşüşlerini izledik keyifle, Kanuni’nin Protestan Mezhebi kurucusu Luther’i finanse etmesi gibi, zaman zaman onlar aramıza fitnelerini salıp saltanatımızı viran etmenin keyfini yaşadılar… Zaman zaman durmuş gibi göründü bu savaş, ama hiç durmadı, hiç bitmedi…

Son 5 yılda yaşadıklarımız sadece bu hiç bitmeyecek savaşın kızıştığının göstergesi…

Narkozlayarak İslamsızlaştırdıklarını düşündükleri Hakkın sancaktarı hükmündeki bu milletin uyanmasına kuduruyorlar.

90’larda MOSSAD senin ülkendeki Müslümanlar’ı istediği gibi sorguluyorken, milletinin seçtiği Başbakanı tek muhtıra ile görevden indirebiliyorken, ne diye güneyine asker yığmak zorunda kalsın ki? Ne diye içine yerleştirdiği paralel çeteyi aktif hale geçirsin ki?

Zaten narkozluydun… Uyuma…