Dünya

Nijerya'da Türk hayırseverlerin desteğiyle yetimlere "aile ortamı" sağlanıyor

Türk hayırseverlerin desteğiyle Nijerya'da faaliyet gösteren Darul Amin Foundation, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü kapsamında yürüttüğü çalışmalarla yetim ve korunmasız çocuklara "aile ortamı" sunarak umut oluyor.

Abone Ol

2010 yılında kurulan vakıf, eğitim ve insani yardım faaliyetlerinin yanı sıra yetim çocuklara yönelik projeleriyle öne çıkarken 2022'de faaliyete geçen Darul Amin Yetimhanesi, 150 çocuk kapasitesiyle bölgedeki önemli sosyal hizmet merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Darul Amin Foundation Genel Sekreteri Burak Karabulut, AA muhabirine Nijerya'da yetim ve korunmasız çocuk sayısının milyonlarla ifade edildiğini belirterek, bu çocukların yalnızca temel ihtiyaçlara değil aynı zamanda sevgi, güven ve yönlendirmeye ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Karabulut, "Bir çocuk ailesini kaybettiğinde sadece bakımını üstlenecek kişileri değil kendisini koruyacak ve koşulsuz sevecek bir yapıyı da kaybeder. Bizim amacımız, bu eksikliği gerçek bir ilgi ve sorumlulukla giderebilmek." dedi.

150 çocuk kapasiteli "aile modeli"

2017'de temelleri atılan ve 2022'de resmi açılışı yapılan yetimhanenin, sunduğu imkanlar ve hizmet standartlarıyla bölgede örnek kurumlardan biri haline geldiğini belirten Karabulut, yerel halk arasında "Türklerin yetimhanesi" olarak bilindiği bilgisini paylaştı.

Karabulut, yetimhanede çocuklara kurumsal yapıdan ziyade aile şefkatiyle yaklaştıklarını vurgulayarak, "Her çocuğu bir emanet olarak görüyor, bireysel gelişimlerini yakından takip ediyoruz." diye konuştu.

Eğitim ve psikososyal destek birlikte sunuluyor

Çocukların günlük yaşamının disiplin ve şefkat dengesiyle planlandığını anlatan Karabulut, eğitim, etüt programları, sosyal aktiviteler ve rehberlik çalışmalarının bir arada yürütüldüğünü söyledi.

Karabulut, "Biz, sadece bir yatak ve yemek sunmuyoruz. Çocukların kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaya çalışıyoruz çünkü bir çocuğun hayatını değiştiren şey, kendisine gerçekten değer verildiğini hissetmesidir." yorumunda bulundu.

Bazı çocukların yaşadığı travmalar nedeniyle psikososyal desteğin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Karabulut, bu alanda da çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

"En büyük zorluk sürdürülebilirlik"

Sahada karşılaştıkları en büyük zorlukların başında finansal sürdürülebilirlik ve artan ihtiyaçların geldiğini belirten Karabulut, her ulaşılan çocuğun ardından yardım bekleyen daha fazla çocuğun bulunduğunu dile getirdi.

Türk hayırseverlerin desteğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Karabulut, "Yapılan her katkı, bir çocuğun hayatında gerçek bir değişim oluşturuyor. Biz de bu güvene layık olmak için şeffaflıkla çalışıyoruz." dedi.

"Bakış açısı değişmeli"

Yetim çocuklara yönelik yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Karabulut, bu çocukların yalnızca yardıma muhtaç bireyler olarak değil geleceğin potansiyelini taşıyan bireyler olarak görülmeleri gerektiğini söyledi.

Karabulut, "Doğru destek verildiğinde bu çocuklar, sadece kendi hayatlarını değil bulundukları toplumu da dönüştürebilir. Hedefimiz, hiçbir çocuğun kendini sahipsiz hissetmediği bir gelecek inşa etmek." ifadelerini kullandı.