Okullarda güvenliği nasıl sağlayacaksın?
Kapıya polis diktin diyelim; her sabah her öğrenciyi tek tek arayacak mı polis?
Biri bir slogan atıyor, sürü halinde herkes ardından gidiyor! Polis sadece caydırıcı bir unsur olabilir.
Eğitimle ve güvenlikle ilgili olan herkesin fikri alınabilir…
Ama amacı "bağcıyı dövmek" olanların fikri asla alınmaz. Onların tek derdi, kendileri gibi olmayana dünyayı dar etmek. Öldürülen tek çocuk umurlarında değil, olsaydı Görele ilçesinde öldürülen kız çocuğunu dert edinirlerdi.
Ama bu millet de eskisi gibi değil artık…
Kendi değerlerine uygun ve müfredatı değiştirmeyi göze alan bir bakan bulmuş onu da kimseye yem etmez!
Okullarda güvenlikle birlikte başka sorunlar da var.
Bu sorunların başında bizim kodlarımıza uymayan “Batılı Eğitim Sistemi” ve çağın getirdiği kötülükler geliyor.
Çok ciddi yapısal reformlar isteyen sorunlar bunlar.
Yaşanan bu uğursuz okul baskınıyla ilgili açın sosyal medyayı; hiç kimse kendisini suçlamamış, herkes bir yerlere bağırıyor.
Daha önceki yazılarımızda da dile getirdiğimiz çözüm önerilerini yeniden sıralamak gerekirse:
1. Sosyal medyaya ve saçma sapan dizilere çekidüzen vermek.
- Sadece bir partiye taraftar yetiştiren müfredatı değiştirerek; değerler eğitimini en üst düzeye çıkarmak.
- Sorunlu çocukları bulup onları aileleri ile birlikte rehabilite etmek ve akran zorbalığına çözüm bulmak.
- Sanayide çalışacak çocuklara ciddi teşvikler vermek.
- Zorunlu eğitimi "sorunlu eğitim" olmaktan kurtarmak.
- Parçalanmış ailelerin çocuklarından sıkıntılı olanları devlet korumasına almak.
- Caydırıcı önlemler alabilmeleri ve disiplini sağlayabilmeleri için okul yöneticilerine ve öğretmenlere, sorumluluklarının yanında ciddi anlamda yetki vermek.
- Öğrencilere kötü davranan ve derslerde ekran bağımlığına yenik düşen öğretmenlere caydırıcı cezalar vermek ve öğretmenliği beceremeyenleri memur olarak değerlendirmek.
- Rehber öğretmenlere çağın sorunlarıyla ilgili hizmet içi eğitim vermek.
- Ders saatlerinin sürelerini azaltmak ve dersleri daha çekilir hâle getirmek.
- Öğretmenler odasında ideolojik nutuk atan öğretmenleri siyasete teşvik etmek.
- "Müfredat değişecek de millet özüne dönecek, bize uygun bilinçsiz nesil yetişmeyecek" diye korkanların tekerine çomak sokmak.
- Her beş yılda bir öğretmenlerin kendilerini yenilemeleri için onları sınava tâbi tutmak.
Bu satırları yazan da dahil herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor:
“Ben bu sorunların neresindeyim?”