ORMAN YANGINLARINDA TÜRKİYE MODELİ:ÇİPRAS’IN DİLİNİN ALTINDAKİ BAKLA

Abone Ol

Yunan Sol İttifakının (ELAS) kurucusu ve lideri Aleksis Çipras’ın bir açıklaması düştü önüme.. İklim krizinin sadece Yunanistan'ı etkileyen bir sorun olmadığını, Türkiye ve İtalya'yı da etkilediğini hatırlatıyor ve ülkesine nazaran buralarda yanan alan artışının daha az olduğuna dikkati çekiyor..

Çipras’ın açıklamasında ilk bakışta dikkat çeken şey, Yunanistan’daki orman yangınlarını anlatırken Türkiye’yi örnek göstermesi.

Özetle diyor ki:

“İklim krizi yalnızca Yunanistan’da yok. Türkiye’de de, İtalya’da da var. Ama oralardaki yanan alan artışı Yunanistan’dakinden çok daha düşük.”

İlk bakışta Türkiye’ye bir övgü gibi görünüyor.

Ama bence Çipras’ın asıl hedefi Türkiye değil, Miçotakis.

Söylediği şey şu:

“Madem iklim krizi bütün bölgede var, o halde Yunanistan’ın bu kadar ağır kayıp vermesini yalnızca iklimle açıklayamazsınız.”

Yani Türkiye’yi bir başarı hikâyesi olarak değil, Miçotakis hükümetini sıkıştıracak bir karşılaştırma ölçüsü olarak kullanıyor.

Ama burada ilginç bir başka boyut daha var.

Yunanistan’da “orman yangını” ile “milli güvenlik” kavramlarının yan yana gelmesinin eski bir tarihi bulunuyor.

2007’deki büyük yangınlar sırasında dönemin Kamu Düzeni Bakanı Vyron Polydoras “asimetrik tehdit” ifadesini kullanmış, yangınların örgütlü biçimde çıkarılmış olabileceği tartışılmıştı.

2011’de ise Mesut Yılmaz’a atfedilen bazı sözler üzerinden Türkiye’nin 1990’larda Yunanistan’daki yangınlarla bağlantılı olduğu iddiası büyük kriz yaratmıştı. Yılmaz daha sonra sözlerinin çarpıtıldığını söylemişti.

Dolayısıyla Çipras’ın aynı cümlede “Türkiye” ve “yangın” kelimelerini kullanmasının Yunan kamuoyunda tarihsel bazı çağrışımlar üretmesi şaşırtıcı değil.

Peki Çipras gerçekten Türkiye’nin sabotaj ihtimalini mi ima ediyor?

Benim okuduğum metinlerden böyle bir sonuç çıkmıyor.

Çünkü Çipras’ın konuşmasının mantığı tam tersine işliyor.

“Türkiye bizi yakıyor” demiyor.

“Türkiye de aynı iklim şartlarını yaşıyor ama bizden daha az yanıyor” diyor.

Ardından da sorumluluğu dışarıya değil, doğrudan Yunan devletinin kapasitesine ve Miçotakis hükümetine bağlıyor.

Üstelik konuşmanın devamı bunu iyice netleştiriyor.

Çipras, güvenlik kavramını tartışmaya açıyor.

Yunanistan’ın silahlanmasına karşı olmadığını özellikle söylüyor ama ardından soruyor:

“Ormanlarımız, vatandaşın evi ve doğal zenginliklerimiz de güvenlik meselesi değil mi?”

Ve çok sembolik bir karşılaştırma yapıyor:

Rafale ve F-16’lara ayrılan kaynağın küçük bir bölümünün Canadair uçaklarına ve yangın söndürme helikopterlerine ayrılması halinde çok daha fazla şey kurtarılabileceğini söylüyor.

Bence Çipras’ın asıl siyasi hamlesi burada.

Çünkü Yunanistan’da “güvenlik” dendiğinde ilk akla gelen ülke Türkiye.

Ege, Doğu Akdeniz, Rafale, F-16, F-35…

Çipras ise güvenliğin tarifini genişletiyor.

Şunu söylüyor:

“Bir ülkenin güvenliği yalnızca Türkiye’ye karşı kaç savaş uçağı aldığıyla ölçülmez. Ormanını, evini ve vatandaşını yangından koruyabilmesi de güvenliktir.”

Bu nedenle aynı konuşmada Türkiye, Rafale ve Canadair’in geçmesi tesadüf değil.

Ama bağlantı:

“Türkiye bizi yakıyor”

değil.

Tam tersine:

“Türkiye tehdidini gerekçe göstererek güvenliği yalnızca askeri harcamaya indirgemeyin.”

Çipras Türkiye’yi burada düşman olarak değil, ayna olarak kullanıyor.

Miçotakis’e o aynayı tutup şu soruyu soruyor:

“Türkiye de sıcaklıkla, kuraklıkla, iklim kriziyle mücadele ediyor. Peki neden biz onlardan çok daha fazla yanıyoruz?”

Bu soru doğrudan Yunan hükümetinin yönetim kapasitesini hedef alıyor.

O nedenle “Çipras Türkiye’yi övdü” demek yanlış değil ama eksik.

Asıl söylediği daha sert:

“İklim krizinin arkasına saklanmayın. Komşunuz da aynı krizi yaşıyor ama sizin kadar yanmıyor.”

Peki konuşmanın altında gizli bir sabotaj şüphesi var mı?

Yunan siyasi hafızası nedeniyle böyle bir çağrışım doğabilir.

Ama bugün elimizde Çipras’ın Türkiye’yi yangınların faili olarak işaret ettiğini gösterecek hiçbir somut ifade yok.

Tam tersine bütün okları Atina’ya çeviriyor.

Belki de konuşmanın en çarpıcı tarafı tam burada:

Çipras Yunanistan’ın yanmasını açıklamak için Türkiye’yi suçlamıyor.

Türkiye’ye bakıp Yunan devletini sorguluyor.