PAŞİNYAN’IN SESSİZ RUSYA OPERASYONU: MOSKOVA’NIN ERMENİSTAN’DAKİ EKONOMİK GÜCÜ ÇÖKÜYOR MU?

Abone Ol

Ermenistan Başbakanı Moskova’ya meydan okumuyor, Rusya’ya ihtiyacı azaltıyor

Nikol Paşinyan’ın Rusya politikasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, Moskova’ya doğrudan meydan okumamasıdır. Ermenistan Başbakanı Kremlin karşısına çıkıp açık bir “Rusya’dan kopuyoruz” siyaseti ilan etmiyor.

Tam tersine, söyleminde çoğu zaman temkinli davranıyor. Ancak son yıllarda atılan adımlar yan yana getirildiğinde ortaya çok daha önemli bir tablo çıkıyor: Paşinyan Rusya ile kavga etmekten çok, Ermenistan’ın Rusya’ya mecburiyetini ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Moskova açısından asıl rahatsız edici olan da budur. Yıllarca Rusya’nın Ermenistan üzerindeki nüfuzunun temelinde yalnızca askeri varlık veya güvenlik ilişkileri bulunmadı. Rus pazarı, enerji, yatırımlar, ticaret yolları, Avrasya Ekonomik Birliği ve Sovyet döneminden kalan ekonomik bağlar Erivan’ı Moskova’ya bağlayan görünmez zincirin parçalarıydı. Paşinyan şimdi bu zincirin halkalarını tek tek gevşetiyor.

Rusya’nın Ermeni ürünlerine uyguladığı kısıtlamalara Erivan’ın gösterdiği tepki bunun son örneklerinden biri. Ermenistan Ekonomi Bakan Yardımcısı Tigran Gasparyan’ın sözleri oldukça açık:

“Bize göre söz konusu engeller, AEB çerçevesinde varılan anlaşmalara ve kabul edilen ilkelere uygun değil.”
Erivan artık Moskova’dan gelen ekonomik baskıyı sessizce kabul eden eski pozisyonda kalmak istemiyor. Fakat daha önemlisi, Rus pazarının alternatifsiz olmadığı bir ekonomik sistem kurmaya çalışıyor. Tam bu noktada Avrupa Birliği faktörü ortaya çıkıyor.

Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel’in şu açıklaması aslında Avrupa’nın Paşinyan hükümetine yaklaşımını özetliyor:
“Ermenistan’ın Rusya pazarına büyük bir bağımlılığı var ve ülkenin bu bağımlılığı azaltabilmesi için destek olmaya çalışacağız.”

Bu sözler önemlidir. Çünkü mesele artık yalnızca Paşinyan’ın ne istediği değil, Avrupa’nın da Ermenistan’ın Rusya’ya ekonomik bağımlılığını azaltma sürecine destek vermeye hazır olmasıdır.

Enerji, teknoloji, yapay zekâ, siber güvenlik, yatırım ve Avrupa pazarına erişim konusunda atılan adımlar aynı stratejinin parçalarıdır. Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile Güney Kafkasya’daki en yoğun siyasi ve ekonomik temaslardan birini yürütmesi de tesadüf değildir.

Paşinyan’ın Sovyet mesajı

Paşinyan’ın son ekonomik açıklamalarına da bu pencereden bakmak gerekiyor.

Başbakan, 2018-2025 dönemindeki sermaye yatırımlarının Sovyet Ermenistanı’nın 1981-1988 dönemindeki yatırımlarını aştığını, 2025’teki konut inşaatının ise Sovyet döneminin zirvesi olan 1986’yı geride bıraktığını özellikle vurguluyor.
Ardından asıl siyasi mesajı veriyor: Ermenistan geçmişe değil, geleceğe bakmalıdır.

Burada hedef yalnızca Sovyet nostaljisi değildir. Paşinyan Ermeni toplumunda onlarca yıldır var olan “Rusya olmadan yapamayız” psikolojisini de kırmaya çalışıyor.

Çünkü ekonomik bağımlılık yalnızca rakamlardan oluşmaz. Aynı zamanda siyasi bir düşünce biçimi üretir. Bir ülke ticaretinin, enerjisinin, güvenliğinin ve yatırımının önemli bölümünde tek merkeze bağlıysa dış politikasında da gerçek anlamda bağımsız hareket etmekte zorlanır.

Paşinyan’ın değiştirmeye çalıştığı sistem budur.

Kremlin’i asıl rahatsız eden ne?

Bu nedenle Putin-Paşinyan gerilimini yalnızca kişisel ilişkiler veya Karabağ sonrasında yaşanan siyasi kırılmalar üzerinden değerlendirmek yeterli değildir.

Kremlin açısından daha büyük mesele, Ermenistan’ın Rusya’nın etki alanından kurumsal olarak uzaklaşmaya başlamasıdır.
Paşinyan bugün Rusya’ya açıkça savaş ilan etmiyor. Avrasya Ekonomik Birliği’nden hemen çıkmıyor. Rusya ile bütün ekonomik bağlarını kesmiyor. Çünkü bunun Ermenistan ekonomisi açısından ağır sonuçları olabileceğini biliyor.
Onun yerine daha pragmatik bir yol izliyor: Rusya’yı düşman ilan etmeden Rusya’ya olan ihtiyacı azaltmak.

AB pazarını büyütmek, Batı yatırımlarını artırmak, yeni enerji ve teknoloji ortaklıkları kurmak, güvenlik ilişkilerini çeşitlendirmek ve Sovyet geçmişinin ekonomik-psikolojik ağırlığını kırmak bu politikanın farklı parçalarıdır.
İşte Moskova’nın Paşinyan’a yönelik rahatsızlığının stratejik nedeni de burada aranmalıdır.

Çünkü Kremlin için en tehlikeli Ermenistan, Moskova’ya yüksek sesle meydan okuyan Ermenistan olmayabilir. Böyle bir ülkeye siyasi ve ekonomik baskı uygulanabilir.

Asıl sorun, Moskova’ya meydan okumaya artık ihtiyaç duymayan Ermenistan’dır.
Paşinyan’ın kurmaya çalıştığı model başarılı olursa Erivan bir sabah “Rusya’dan kopuyoruz” demeyecek. Buna gerek de kalmayacak.

Çünkü asıl kopuş açıklamalarla deyil, Rusya’nın Ermenistan için vazgeçilmez olmaktan çıkarıldığı gün gerçekleşmiş olacak.