İran resmi haber ajansı IIRNA'ya göre Pezeşkiyan, "Hükümet Haftası"nın ilk gününde, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin başkent Tahran'daki türbesinde konuştu.
Trump'ın İran'a "en korkunç yaptırımları uygulayacakları" yönündeki açıklamalarına işaret eden Pezeşkiyan, "Biz ayakta durduk ve bu eşitsiz savaş karşısında halka hizmet etmek için çaba gösteriyoruz. Düşman, İran'ın çökeceğini ve Venezuela'ya dönüşeceğini değerlendirmişti. Ancak İran çökmedi, aksine güçlendi ve dünya bu direniş, dayanışma ve birlik karşısında şaşkınlığa uğradı." dedi.
Pezeşkiyan, ülkesinin karşı karşıya olduğu ekonomik savaşın, İran-Irak Savaşı (1980-1988) döneminde olduğu gibi toplumun tüm kesimlerinin birlikte hareket etmesini gerektirdiğini belirterek, "Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve sürekli daha fazla işbirliği ve sinerji sağlayacak yollar düşünüp bulmaya çalışıyoruz. Ancak düşmanın bize karşı başlattığı topyekun ekonomik savaş karşısında, Kutsal Savunma döneminde olduğu gibi herkesin sahada olması ve birbirine yardım etmesi gerektiğini kabul etmeliyiz." ifadelerini kullandı.
"Mutabakatın uygulanması konusunda uzmanların görüş birliğine vardık"
Pezeşkiyan, savaş döneminde piyasalarda ciddi sorun yaşanmadığını belirterek, mevcut krizlerin aşılması için herkesin el ele vermesi gerektiğini söyledi.
İran'ın vardığı mutabakatın uzun görüşmelerin ardından, savaşa katılan askeri personel, ülkenin güvenliğini sağlayan yöneticiler ve uygulamadan sorumlu yetkililerden oluşan geniş bir uzmanlık konsensüsü sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Pezeşkiyan, kararın "maslahat, izzet ve hikmet" ilkeleri doğrultusunda alındığını ifade etti.
Pezeşkiyan, söz konusu kararı eleştirenlerin konunun ayrıntılarını bilmediklerini veya sürecin içinde yer almadıklarını öne sürdü.
"Gece gündüz hizmete ihtiyaç var"
İran'ın bugün gece gündüz hizmet edecek insanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Pezeşkiyan, "İran'ın nasihate ve tavsiyeye değil, sahaya çıkıp ülkenin yükünü omuzlayacak insanlara ihtiyacı var." dedi.
Bir karar alındığında ve mutabakata varıldığında herkesin bu kararın arkasında durması gerektiğini dile getiren Pezeşkiyan, "Bunu yaparsak mutlaka kazanacağız. Ancak karar alıp ardından bunu ihlal edersek doğal olarak istikrarsızlık ortaya çıkar." diye konuştu.
Düşmanın İran'daki sorunları kullanarak toplumda bölünme ve çatlak oluşturmayı umduğunu savunan Pezeşkiyan, hükümet olarak ayrışma, çatışma ve kişisel çıkarların önüne geçmek için çalışacaklarını belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin sorunlarının üstesinden tek başına gelemeyeceğini belirterek toplumun tüm kesimlerinden destek istedi.
İran-Irak Savaşı'nın ilk yıllarında, İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ile Başbakan Muhammed Cevad Bahoner'in hükümet binasına düzenlenen bombalı saldırıda 30 Ağustos 1981'de öldürülmeleri nedeniyle bu tarihler "Hükümet Haftası" olarak anılıyor.
Erakçi, ABD'nin ekonomik operasyon söyleminin "tekrarlanan bir senaryo" olduğunu savundu
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin sosyal medya hesabına göre, Dışişleri Bakanı, "Hükümet Haftası" münasebetiyle, İran devriminin lideri Ayetullah Humeyni'nin başkent Tahran'daki türbesinde konuştu.
ABD'nin İran'a yönelik politikalarına ilişkin Erakçi, Washington'un daha önce "askeri operasyon" ve saldırı tehditlerinde bulunduğunu ancak şimdi yeniden eski planlarına döndüğünü dile getirdi.
"Vuracağız, şunu yapacağız, bunu yapacağız" şeklindeki tehditlerden yeniden aynı eski planlara dönmesinin ABD'nin çaresiz durumda olduğunun bir göstergesi olduğunu savunan Erakçi, ABD'nin İran halkı karşısında yeni bir seçenek üretemediğini dolayısıyla Washington'un sürekli daha önce uygulanan ve sonuç vermeyen planları gündeme getirdiğini ifade etti.
Erakçi, "İran'ın büyük milleti karşısında akıllarına başka bir çare gelmiyor ve sürekli tekrarlanan planları yeniden sahneye koyuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin İran'la ilişkilerinde tek yolun karşılıklı saygıya dayalı görüşmeler ile adil ve onurlu bir çözüm olduğunu belirten İranlı Bakan, "İran halkıyla saygılı bir şekilde konuşmaktan ve adalet ile onura dayanan bir çözüm bulmaktan başka bir yol olmadığını bilmeliler." ifadelerini kullandı.
Washington yönetimi, yarın yapacağı açıklamayla, Tahran'a yönelik yeni bir mali yaptırım paketini duyuracağını bildirmişti.
İran-Irak Savaşı'nın ilk yıllarında, İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ile Başbakan Muhammed Cevad Bahoner'in hükümet binasına düzenlenen bombalı saldırıda 30 Ağustos 1981'de öldürülmeleri nedeniyle bu dönem ülkede "Hükümet Haftası" olarak anılıyor.
İran Devrim Muhafızları: Ekonomik savaşın etkilerini bertaraf etmek için senaryolarımız var
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı ekonomik savaş başlattıklarına ilişkin açıklamasını değerlendirdi.
ABD'nin İran'a 47 yıldır ekonomik savaş yürüttüğünü dile getiren Muhibi, "Düşmanın eylemlerinden biri de ekonomik savaştır. Düşmanın savaşının olumsuz etkilerini bertaraf etmek için senaryolarımız var." dedi.
Ülkelerle ekonomik ilişkileri kolaylıkla sürdürdüklerini savunan Muhibi, ekonomik açıdan hiçbir endişe taşımadıklarını kaydetti.
ABD'nin askeri alandaki başarısızlığının ardından ekonomik savaşa yöneldiğini savunan Askeri Sözcü, ekonomik savaşın, İran halkında algı oluşturmaya ve ABD'nin galip geleceğine dair bir inanç meydana getirmeye yönelik olduğunu söyledi.
İran'ın ABD'nin "hemen yanı başında" ekonomik ilişkilerini sürdürdüğünü ve Washington'ı "devre dışı bıraktığını" iddia eden Muhibi, "Sonucunu yakın gelecekte göreceksiniz." ifadesini kullandı.
İran: ABD'nin ekonomik baskı planı, bumerang gibi kendisine dönecek
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a ve enerji piyasalarına yönelik ekonomik baskının ABD ekonomisi üzerindeki muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkedeki mal fiyatlarını kontrol etmek amacıyla attığı son adımlara atıfta bulunan Kalibaf, "Et fiyatlarını kontrol etmek için dondurulmuş et ithalatı mı? Tamam, belki işe yarar." ifadelerini kullandı.
Kalibaf, ABD'nin tahvil piyasasına ilişkin ise "Peki tahviller için ne gibi bir planınız var? Dondurulmuş getiriler mi ithal edeceksiniz?" diye sordu.
Konut piyasasına da değinen Kalibaf, "Konut için dondurulmuş alıcılar mı getireceksiniz?" sorusunu yöneltti.
Kalibaf, ücret politikalarına ilişkin de "Ücretlere çözüm bulmak için dondurulmuş maaş bordroları mı çıkaracaksınız?" şeklinde eleştiride bulundu.
"İnisiyatifi olmayan, donmuş bir dış politika; donmuş ve durgun bir ekonomi doğurur." değerlendirmesinde bulunan Kalibaf, paylaşımını, "Hala hareket halinde olan tek şey ne? İran'ın bumerangı; sizin yüzünüze geri dönecek." ifadeleriyle tamamladı.
“Ekonomik savaş sürerse, Basra Körfezi'nden tek damla petrol ihraç edilmeyecek”
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Muhsin Rızayi, "Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı'ndan veya Basra Körfezi'nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol ihraç edilmeyecek." ifadesini kullandı.
İran'ın, ABD'nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılan veya bu savaşı destekleyen herhangi bir ülkenin tutumunu "savaş eylemi" olarak değerlendireceğini belirten Rızayi, söz konusu ülkelere karşı tutumlarının da buna göre şekilleneceği mesajını verdi.