☰
✕

RAFINERİ DEVLERİ: YAKIT KİME?

Abone Ol

En yüksek rafineri kapasitesine sahip ülkeler, bu haftayı yakıtlarını kime vereceklerine karar vererek geçirdi.

Çin, küresel rafineri kapasitesinin %18,1'ine sahip.

ABD %17,5'ine sahip.

Rusya %6,5'ine sahip.

Bu üçü birlikte, dünya rafinerilerinin %42'sini oluşturuyor.

Her birinin bu hafta neler yaptığına bir bakalım:

Beyaz Saray, seçenekler arasında 90 günlük kapsamlı bir yasak da olmak üzere, dizel ihracat yasağını gündeme getirdi.

Ardından Washington; Fransa ve Almanya'ya, dizel stoklarını serbest bırakmamaları halinde bu yasakla karşı karşıya kalacaklarını bildirdi.

G7 ülkeleri, 4 ay içinde 100 milyon varile kadar petrol ve dizel arzını serbest bırakma konusunda anlaştı.

Bir gün sonra Trump yasağı gündemden kaldırdı: “Avrupa'nın elinde bol miktarda dizel var ve dünyaya büyük bir katkı sağlayacaklar... ihracat yasağı uygulamayacağız.”

Çin Ekim ayı için yakıt ihracatını durdurdu; PetroChina ise benzin ve jet yakıtı sevkiyatlarını iptal etti.

Rusya, dizel ihracat yasağını uzattı.

Şimdi de listenin alt sıralarında kimlerin olduğuna bir bakalım.

Almanya küresel rafineri kapasitesinin %1,9'una, İtalya %1,6'sına ve İspanya %1,5'ine sahip.

Avrupa, rafineri kapasitesini kullanarak bir kıtlık sorununu çözemez.

Hazır yakıtı bu listenin üst sıralarındaki ülkelerden satın almak zorunda; bu ülkeler ise işlerine geldiğinde arzı kısabileceklerini açıkça gösterdiler.

Bu haftaki gelişmelerin arkasındaki mekanizma işte bu.

Rafineri kapasitesi bir pazarlık gücüne dönüştü.

Rafinerilerin sahibi kimse, yakıtın ihraç edilip edilmeyeceğine ve hangi şartlarla yapılacağına o karar veriyor.

Başlıkları tek tek okuduğunuzda, durum sadece bir gürültüden ibaretmiş gibi görünebilir.

Ancak hepsini bir arada değerlendirdiğinizde tablo tek bir yöne işaret ediyor: Yakıt güvenliği artık bir dış politika meselesi ve Avrupa, elinde en az koz bulunan alıcı konumunda.

Cevabı aranan soru şu: G7'nin arzı serbest bırakma kararı dört aylık bir zaman kazandırıyor.

Peki, bir sonraki ihracatçı ülke vanayı kapattığında Avrupa ne yapacak?