Ramazan’da Nasıl Beslenmeliyiz? İftar ve Sahurda Sağlıklı Beslenme Rehberi

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta Ramazan'a hazırlık sürecinde metabolizmamızı oruca alıştırmanın altın

kurallarından bahsetmiştik. Bu hafta ise, oruç ibadetinin önemli bir parçası olan iftar ve sahur

öğünlerinde nasıl beslenmemiz gerektiği konusuna odaklanacağız. Bir diyetisyen olarak,

Ramazan ayını hem sağlıklı hem de huzurlu geçirebilmeniz için bilimsel temellere dayalı ve

pratik beslenme önerilerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Unutmayalım ki, Ramazan sadece

bedensel bir arınma değil, aynı zamanda ruhsal bir dinginlik ve farkındalık ayıdır. Bu süreçte

doğru beslenme alışkanlıkları edinmek, hem ibadetlerimizi daha rahat yerine getirmemizi

sağlar hem de Ramazan sonrası dönemde sağlıklı bir geçiş yapmamıza yardımcı olur.

İftar Sofrasında Dengeli Yaklaşım

Uzun süreli açlık sonrası iftar sofrasına oturulduğunda, vücudumuzun besinlere olan ihtiyacı

artar. Ancak bu durum, aşırıya kaçma veya yanlış besin seçimleri yapma eğilimini de

beraberinde getirebilir. İftar, gün boyu boş kalan midemizi yormadan, kan şekerimizi ani

yükselişlerden koruyarak ve yeterli besin öğelerini alarak yapılmalıdır. İşte iftar sofrasında

dikkat etmeniz gerekenler:

1. Orucu Hurma ve Su ile Açın

Orucu açarken geleneksel olarak hurma ve su tercih etmek, hem sünnete uygun hem de

fizyolojik açıdan oldukça faydalıdır. Hurma, içerdiği doğal şekerler sayesinde kan şekerinin

hızlıca dengelenmesine yardımcı olurken, su ise gün boyu kaybedilen sıvının yerine

konulması için ilk adımdır. Birkaç yudum su ve 1-2 adet hurma ile orucunuzu açtıktan sonra,

midenizi ana yemeğe hazırlamak için kısa bir ara vermek faydalı olacaktır .

2. Çorba ile Başlayın

İftara hafif bir çorba ile başlamak, sindirim sisteminizi yormadan ana yemeğe geçiş yapmanızı

sağlar. Mercimek, ezogelin, sebze çorbası gibi lif açısından zengin ve az yağlı çorbalar tercih

edilebilir. Çorba, aynı zamanda sıvı alımına da katkıda bulunur .

3. Ana Yemek Seçimi: Protein ve Sebze Dengesi

Ana yemek olarak, ızgara veya fırında pişirilmiş et, tavuk, balık gibi kaliteli protein

kaynakları ile bol miktarda sebze içeren yemekler tercih edilmelidir. Kırmızı et yerine beyaz

et veya balık tüketimi, sindirimi kolaylaştırabilir. Sebze yemekleri, lif ve vitamin açısından

zengin olup tokluk hissini artırır. Zeytinyağlı sebze yemekleri ve salata, iftar sofrasının

vazgeçilmezleri arasında yer almalıdır. Pilav, makarna gibi karbonhidratlı yiyeceklerin

porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, tam tahıllı seçenekler tercih edilmelidir .

4. Yavaş ve İyi Çiğneyerek Tüketinİftar yemeğini acele etmeden, yavaş ve iyi çiğneyerek yemek, sindirimi kolaylaştırır ve tokluk

sinyallerinin beyne ulaşmasına zaman tanır. Bu sayede aşırı yemenin önüne geçilir ve mide

rahatsızlıkları önlenir.

5. Tatlı ve Meyve Tercihleri

İftardan hemen sonra ağır şerbetli tatlılar yerine, sütlü tatlılar (güllaç, sütlaç), meyve veya

kuru meyveler tercih edilmelidir. Meyveler, doğal şeker ve lif içeriğiyle hem tatlı ihtiyacını

karşılar hem de vitamin ve mineral desteği sağlar. Porsiyon kontrolü bu noktada da önemlidir

.

Sahur: Güne Zinde Başlangıç

Sahur, Ramazan ayında gün boyu sürecek açlık ve susuzluğa karşı vücudumuzu hazırlayan en

önemli öğündür. Sahuru atlamak, gün içinde halsizlik, yorgunluk ve konsantrasyon

eksikliğine yol açabilir. Sahurda tok tutan ve susatmayan besinleri tercih etmek, oruç sürecini

daha rahat geçirmemizi sağlar.

1. Protein Ağırlıklı Beslenme

Sahurda protein açısından zengin besinler tüketmek, tokluk hissini uzun süre korumaya

yardımcı olur. Yumurta (haşlanmış, omlet), peynir çeşitleri, yoğurt, kefir gibi besinler iyi birer

protein kaynağıdır. Bu besinler, aynı zamanda kas kütlesinin korunmasına da katkıda bulunur

.

2. Tam Tahıllı Ürünler

Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği gibi tam tahıllı ürünler tercih

edilmelidir. Tam tahıllar, lif açısından zengin olup kan şekerinin dengeli seyretmesini sağlar

ve tokluk süresini uzatır. Yulaf ezmesi de sahur için iyi bir alternatiftir .

3. Bol Sıvı Tüketimi ve Susatmayan Besinler

Sahurda yeterli miktarda su içmek, gün boyu susuz kalmamak için kritik öneme sahiptir. Suya

ek olarak ayran, kefir, süt gibi içecekler de sıvı alımına katkıda bulunur. Ayrıca, salatalık,

domates, marul gibi su içeriği yüksek sebzeler ve karpuz, kavun gibi meyveler de susuzluğu

önlemeye yardımcı olur. Aşırı tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmak, gün içinde susuzluk

hissini azaltacaktır .

4. Sağlıklı Yağlar

Ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler ve zeytin gibi sağlıklı yağ kaynakları, sahurda enerji

sağlamanın yanı sıra tokluk hissini de artırır. Ancak porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir.

Genel Beslenme Önerileri

•Su Tüketimi: İftar ile sahur arasında bol su içmeye özen gösterin. Günde en az 2-2.5 litre su

tüketimi hedeflenmelidir. Susama hissi olmasa bile düzenli aralıklarla su içmek önemlidir.•Yemekleri Yavaş Tüketin: Hem iftarda hem de sahurda yemekleri yavaş yemek, sindirimi

kolaylaştırır ve mide rahatsızlıklarını önler.

•Kızartmalardan Kaçının: Kızartma, kavurma gibi ağır ve yağlı yiyecekler yerine, haşlama,

ızgara, fırında veya buğulama yöntemleriyle pişirilmiş yemekleri tercih edin.

•Porsiyon Kontrolü: Her iki öğünde de porsiyon kontrolüne dikkat edin. Aşırı yemek, sindirim

sorunlarına ve kilo alımına yol açabilir.

•Fiziksel Aktivite: İftardan 1-2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşler yapmak, sindirime

yardımcı olur ve metabolizmayı hızlandırır.

Sonuç

Ramazan ayı, beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmek ve daha sağlıklı seçimler yapmak

için harika bir fırsattır. İftar ve sahurda yapacağımız bilinçli tercihlerle, oruç ibadetimizi daha

verimli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirebiliriz. Unutmayın, önemli olan dengeli, çeşitli ve

yeterli beslenmektir. Bu rehberdeki önerileri uygulayarak, Ramazan ayını hem bedensel hem

de ruhsal açıdan en iyi şekilde değerlendirebilirsiniz. Sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan

geçirmeniz dileğiyle...