Ramazan’la dirilmek

Abone Ol

Günümüzde Ramazan’ı medyadan takip ederseniz yemek içmekten ibaret bir ay zannedersiniz. İftarda neler yenir, Ramazan şenlikleri nasıl yapılır. Bunlar meşru dairede tabi ki olması gereken şeylerdir ancak olması gereken başka başka güzellikler de var. Medyamızda maalesef ümmet coğrafyasından farklı kareler yeterince yer bulamıyor. Ümmetin birbiriyle olan yardımlaşmasını zirveye çıkardığı, dünya Müslümanlarının aynı zamanlarda aynı duyguları paylaştığı, ihtiyaç sahiplerinin en çok Ramazan’da mutlu olduğu ve bu mutluluğun kareleri pek yer almıyor nedense.

Gazze’de bir ‘utanç duvarı’nın olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Metrelerce yükseklikteki duvardan aşarak Cuma namazına gitmeye çalışan gençlerin haberi ne güzeldir.

Üzerlerindeki zulümden kurtulmanın yollarını arayarak, evlerine kapanıp oruç tutmanın yollarını arayan Doğu Türkistanlıların haberleri ne güzeldir.

Ezan sesinin minarelerden yükselmediği, Ramazan mefhumunun bir şey ifade etmediği Avrupa ülkelerinde oruç tutmaya çalışmanın, teravih namazı için kilometrelerce yol gitmenin haberlerini yapmak ne güzeldir.

Savaş şartlarında kurulan iftar sofralarındaki bir tabağın da çorba yerine kurşun dolu olduğunun haberini yapmak, özgürlük mücadelesi veren mücahitlerin sesi olabilmek ne güzeldir.

Gazze’de Ramazan’ı muştulamış evler. Ramazan’la dirilmiş yürekler. Elbiseler giymiş, örtüler örtünmüş evler, rengarenk olmuş sokaklar, Müslümanca duruşun, dirilişin simgesi olmuşlar. Yoklukları varsa da varlıklarını var etmişler. Ne güzel bir fikir olmuş. Bizi buradan heyecanlandıran, dik duruşlarına imrendiren Gazzeli kardeşlerimize selam olsun. Selam olsun zulmün karşısında dimdik durabilenlere…