Birisi Reis’e ne zaman dur diyecek acaba?
Ülkemizin eti ne, budu ne ki önüne gelene posta koyuyorsun.
Önce dünya ekonomisinin patronu konumundaki İsrail’le çatış, “one minute” çek adamlara…
Sonra “Dünya beşten büyüktür.” diye bir söylem geliştir, dünyanın en güçlü ülkelerini karşına al.
AB’nin senden istediği kanunları çıkarıp onların istediklerini yerine getirmeyip AB ile boy ölçüşmeye kalk.
ABD’ye ve AB’ye rağmen Rusya’dan S-400 füzesi almaya kalkıp adamları kızdır.
Hele son Rahip Brunson krizi… Sen neyine güvenip verilen sürede bırakmazsın rahibi? Hâlbuki dediklerini yapsan da rahatımız kaçmasa, paramız erimese, ABD ve Batı’yı kızdırmasan daha güzel değil mi?
Bu atılan adımlar hiç iyiye alamet değil, Batı’yla aramızın açılmasına sebep oluyor.
Onlar fil, biz karıncayız. Karıncanın fili yendiği, dize getirdiği nerede görülmüş? Haddimiz bilmeliyiz efendim. Reel politik diye bir şey var, birileri Reis’i buna uygun davranma konusunda uyarmalı.
Son zamanlarda Reis muhalifi kiminle konuştuysam sözleşmişler gibi aynı bu lakırdıları ediyorlar. Hepsinin ağzında, “Reis de artık fazla oluyor ama!..” sakızı!.. Çiğneyip çiğneyip yutuyorlar, bize de aynı sakızı çiğneyip yutmamızı salık veriyorlar.
Dini imanı para, kıblesi Batı olan ve bu milletin değerlerine yabancı, inancına düşman, gelenek göreneklerine iğrenerek bakan tuzu kuru kesimin, Beyaz Türk geçinenlerin; kendine sosyalist, komünist deyip de Amerika’nın gönüllü uşaklığına soyunanların, ülkesini sürekli Batı’ya şikâyet edenlerin, batıla ve Batı’ya hayran olup bize ait olan her şeye burun kıvıranların, para kaybetmektense ülkeyi kaybetmeyi tercih edenlerin yukarıdaki düşüncede olup şikâyetçi olmasını anlıyorum. Ancak millî, manevi değerlere bağlı, vatansever olduğunu düşündüğümüz ve öyle olduklarına inanmak istediğimiz belli kesimlerin de Reis karşıtlığıyla benzer söylemleri dillendirmeleri bizi hayretler içinde bırakıyor.
Şimdi beni dinleyin ey kafası karışık tayfa, vatanın ne demek olduğunu kavrayamayan azgın azınlık, bu milletin değerleriyle var olduğundan bîhaber soytarılar!..
Biz, “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” ayetine (Âli İmrân – 139) iman etmiş Müslümanlarız.
Biz, Allah’ın tuzak kuranların en hayırlısı olduğuna (Enfâl-30) iman etmişiz.
Biz, Allah isterse ebabillerin filleri ekin biçer gibi biçip yere sereceğine canı gönülden inananlarız.
Biz kırk çeriyle Çin sarayını basıp Çin’i darmadağın edebilecek cesarete sahibiz.
Biz, 27 bin askeriyle, Bizans topraklarında ilerlerken “300 bin kişilik Bizans ordusu bize doğru yaklaşıyor.” diyen askere “Biz de onlara yaklaşıyoruz.” diyen Alparslan’ın torunlarıyız.
Biz, Rabbimiz isterse suların büklüm büklüm burulacağını biliriz!..
Biz, yolun da varlığın da Allah’ın olduğuna, gerisinin hep angarya olduğuna gönülden iman edenleriz.
Biz, ne ABD’ye ne başka bir güce boyun eğeriz!.. Allah için onurumuzla, şerefimizle yaşar, imanımızla, inancımızla Müslümanca ölüp Müslüman olarak haşredilmeyi murad ederiz.
Peki, siz bu zihniyetle hayat süren leşler, sizi kim, nasıl diriltecek?
Reis,
Sen bizim yüzümüzü yere düşürmediğin sürece doları, euroyu düşürmüşsün umurumuzda değil… Fazla ol, daha fazla ol, en fazla ol!.. Seninleyiz!..