Restorasyon, arkeolojik alan düzenlemeleri ile teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan kentin tarihi simgelerinden biri olan yapı, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu.
Asansörle kuleye çıkan ziyaretçiler, merdivenle aşağı inerken Traklar döneminden Cumhuriyet'e kadar Edirne'nin tarihsel gelişimini anlatan unsurları görme imkanı buluyor.
Kulenin üst bölümünde oluşturulan seyir terasında ise kentin panoramik manzarası izlenebiliyor.
Yapının arka bölümündeki arkeolojik kazılarda 10. yüzyıla tarihlenen şapele ait müştemilat, Bizans dönemine ait seramik fırını, 1908 tarihli Osmanlı buzhanesi, Osmanlı dönemi altyapı sistemi ve geç Osmanlı dönemine ait konut temelleri gün yüzüne çıkarıldı.
Turizme yeni rota
Müzeyi gezen Volkan Kızılırmak, AA muhabirine, yapının ve çevresinin kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçtiğini belirterek, Makedon Kulesi’nin Edirne’nin turizm rotasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Osmanlı’ya başkentlik yapan Edirne’nin sahip olduğu tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılmasının önemli olduğunu ifade eden Kızılırmak, Makedon Kulesi'nin de yaklaşık 2 bin yıllık geçmişiyle kente gelen ziyaretçiler için yeni bir gezi noktası oluşturduğunu kaydetti.
Hasan Durmaz da Edirne’de tarihi yapıların birer birer restore edilerek yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek, Makedon Kulesi’nin de başarılı bir çalışmayla turizme kazandırıldığını ifade etti.
Durmaz, daha önce harap durumda olan yapının bugün ziyaret edilmesi gereken önemli tarihi mekanlardan biri haline geldiğini dile getirdi.
Makedon Kulesi
Roma İmparatoru Hadrianus tarafından milattan sonra 117-138 yılları arasında yaptırılan ve eski Edirne surlarından bugüne ulaşan tek kule olan Makedon Kulesi, kentin önemli tarihi simgeleri arasında yer alıyor.
1867 yılında Edirne Valisi Hacı İzzet Paşa tarafından üzerine ahşap katlar eklenerek saat yerleştirilen yapı, uzun yıllar "Saat Kulesi" olarak kullanıldı.
Bir dönem yangın gözetleme kulesi olarak da hizmet veren yapı, 1953 depreminde ağır hasar gördü.
Deprem sonrası üst bölümü yıkılan kule, 1990’lı yıllarda restore edildi.
Çevresinde 2002-2003 yıllarında arkeolojik kazılar gerçekleştirilen yapı, son restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyaretçilerin hizmetine açıldı.