REZALET ADASI: EPSTEIN – Ahlak Mezarlığında Yaşayanlar

Abone Ol

Dünya, büyük bir skandalla karşı karşıya. Epstein Adası’nda, elitlerin duvarlara yansıyan kanlı gölgeleri bir bir açığa çıkıyor. Daha önce de haberlere konu olan bu karanlık ada, Jeffrey Epstein’ın şüpheli ölümüyle gündemden düşürülmüştü. Şimdi ise şantaj dosyaları birer birer raflardan indiriliyor. Arşiv, yolu adadan geçen herkesi tedirgin bir bekleyişe sürüklüyor. Her sızıntıda, adaya biri veda ediyor.

***

Epstein Adası, modern dünyanın karartılmış vitrini. Demokrasi nutukları atanların, insan hakları dersi verenlerin, ahlak ve aile değerleri pazarlayanların geceleri maskelerini çıkardığı bir suç sahnesi… Çocuk istismarının, insan ticaretinin ve sınırsız iktidar şehvetinin buluştuğu bir mekân. Ve burası, tek bir sapığın değil, küresel elitlerin ortak projesiydi.

Bugünlerde konuşulan “Epstein listesi”, aslında sistemin çıplak fotoğrafı. Uçak kayıtları var, adaya giriş çıkışlar var, tanıklıklar var. Prensler var, milyarderler var, eski başkanlar var, istihbarat bağlantıları var.
Ama ne yok? Hesap soran bir hukuk.

Nasıl soracaksınız? Kime soracaksınız? Kiminle soracaksınız?

Adanın müdavimleri; siyasetin, iş dünyasının, medyanın ve tüm güç merkezlerinin sahipleri. Hal böyle olunca, üstünlerin hukukunu korumak tek seçenek çaresizliğini yansıtıyor. Dosyaların karartılması, isimlerin silinmesi, medyanın suskunluğu bu yüzden “anlaşılır” hâle geliyor. Ama ya vicdanlar?

İnsan fıtratından kopmuş bu yaratıkların yaptıkları, yenilir yutulur cinsten değil. Kan ve gözyaşıyla beslenen bu vahşileri bir kaşık suda boğacak milyarlarca vicdan var. Ancak gelin görün ki onlar dünyayı yönetmeye, insanlığın kaderini tayin etmeye devam ediyor.

***

Bugün cehennemin kapılarının aralanması tesadüf değil. Bu, bir skandalın dışavurumu değil; bir sistem refleksi.

Bugün daha net anlıyoruz ki Epstein, kirli bir düzenin yöneticisiydi. Kendi gitti ama sistem varlığını sürdürdü. Bu sistem; şantajdı, pazarlıktı, bir kontrol mekanizmasıydı. Gücü olana suç tahsis eden, ardından onu tehdit altına alan bir politikaydı. Ada, işte bu sistematik düzenin bir laboratuvarıydı.

Epstein Adası, basit bir suç mahalli olmaktan çok daha fazlasıydı. Orası, küresel elitlerin dokunulmazlık zırhını sergilediği bir sahneydi. Siyasetçiler, iş insanları, aristokratlar, medya figürleri… İsimler fısıltıyla anıldı, belgeler kayboldu, tanıklar susturuldu, davalar sulandırıldı. Dikkat edin her şey hukuk kılıfıyla kamufle edildi.

Düşünün ki dünyanın en korunaklı hapishanesinde; kameraların bozulduğu, gardiyanların uyuduğu bir anda bu bataklığın mimarı sözüm ona “intihar ediyor”. Elbette suç ortaklarının bu suikastı meseleyi kapatmaya yetmedi. Çünkü her şey kayıt altına alınmıştı; herkesin kaseti arşivlenmişti.

Tüm isimlerin açıklanmaması, hayatta kalabilen mağdurların anlattıklarının “komplo” diye geçiştirilmesi artık bir anlam ifade etmiyor. Mesele, üstü örtülecek ya da geçiştirilecek bir mesele olmaktan çoktan çıktı. Şimdi Epstein’ı değil, müşterilerini konuşmanın vakti geldi.

Şantaj yapar gibi isimleri tek tek kamuoyuna servis etmek yetmez. Çünkü buradaki suç bireysel değil, kolektif. Bu maskeli balo artık sona ermeli; bu rezil insanların tüm kepazelikleri gün yüzüne çıkarılmalı. Suskunluğun, çocukların çığlıklarını rehin almasına derhal son verilmeli.

***

Nasıl ifade edilir bilmiyorum ama birkaç cümleyle özetleyeyim:

Epstein, Batı’nın ahlaki iflas tutanağıdır.

Epstein, küresel elitlerin suç kulübüdür.

Epstein, çocuk çığlıklarının sessiz müzikalidir.

Epstein, Tanrıcılık oyununun sahnesidir.

Epstein, sapkın fantezilerin günah defteridir.

Epstein, şehvet uçurumunun zirvesidir.

Epstein, ahlak mezarlığının isimsiz taşlarıdır.

***

Son olarak şunu söylemek gerekir:

Epstein Adası meselesi bize şunu gösterdi; küresel düzen ahlaki olarak da iflas etmiştir. Güç, parayla birleştiğinde çocukları bile öğüten bir canavara dönüşebiliyor. Ve bu canavar; takım elbise giyiyor, ödül törenlerine katılıyor, barış konferanslarında konuşuyor, ülkeleri yönetiyor.

Demem o ki; Epstein öldü ama Epsteinizm aramızda yaşamaya devam ediyor.