Rutte, Karadağ'ın başkenti Podgoritsa'da Başbakan Milojko Spajic ile düzenlediği ortak basın toplantısında, bu ülkenin bayrağının NATO karargahında göndere çekilmesinin üzerinden yaklaşık 9 yıl geçtiğini hatırlatarak, ülkenin bu süreçte transatlantik ittifakın "değerli bir üyesi" haline geldiğini belirtti.
Karadağ'ın bugün 31 müttefikin desteğiyle güvenliğini sürdürdüğünü aktaran Rutte, Yunanistan ve İtalya'ya ait savaş uçaklarının Karadağ hava sahasının korunmasına katkı sunduğunu, buna karşılık Karadağ'ın da NATO'nun Letonya ve Bulgaristan'daki ileri kara unsurlarına asker göndererek kolektif savunmaya katkı verdiğini ifade etti.
Rutte, Karadağ'ın ayrıca NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü'ne (KFOR) katkı sunduğunu, Balkanların batısında barış ve istikrarın güçlendirilmesinde de önemli rol oynadığını kaydetti.
Bölgenin hem büyük fırsatlar sunduğunu hem de NATO açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Rutte, güvenliğin hiçbir zaman garanti olmadığını ve bunun her gün ortak çabayla korunması gerektiğini söyledi.
NATO'nun bölgede yapıcı işbirliğini desteklediğini belirten Rutte, Balkanların batısını geriye götürmeye çalışan aktörler bulunduğunu, bu aktörlerin ilerlemeyi sekteye uğratmak ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak istediğini dile getirdi.
Rutte, NATO'nun geçmişte yaşanan sorunların yeniden gündeme gelmesine izin vermeyeceğini ve ittifak topraklarında yürütülen her türlü kötü niyetli faaliyete karşılık vereceğini ifade etti.
Dünyanın giderek daha tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Rutte, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını sürdürdüğünü, Çin'in daha iddialı bir tutum sergilediğini ve NATO'nun güney komşuluk bölgesinde istikrarsızlığın devam ettiğini kaydetti.
Müttefiklerin savunmaya daha fazla yatırım yapması, savunma üretimini artırması ve Ukrayna'ya desteği güçlendirmesi gerektiğini anlatan Rutte, Karadağ'ın savunmaya gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 2'sinden fazlasını ayırmasını memnuniyetle karşıladığını ve bu ivmenin sürdürülmesini beklediğini bildirdi.
Karadağ'a Ukrayna'ya verdiği askeri ekipman desteği ile NATO'nun kapsamlı yardım paketi ve güven fonlarına yaptığı katkılar nedeniyle teşekkür eden Rutte, temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'daki NATO Zirvesi'ne artık yalnızca birkaç hafta kaldı. Orada Atlantik'in her iki yakasındaki 1 milyar insan için bugün güvenlik sağladığımızı ve verdiğimiz sözleri yerine getirdiğimizi göstereceğiz." ifadelerini kullandı.
Rutte, Karadağ'ın da aralarında bulunduğu bazı NATO üyelerinin Orta Doğu'daki olası müdahaleler için üslerinin kullanılmasına izin vermeyi değerlendirdiğine yönelik sözlerinin hatırlatılması ve bunun somut olarak ne anlama geldiğinin sorulması üzerine, bu ifadeyi daha çok mecazi anlamda kullandığını söyledi.
Detaylara girmek istemediğini belirten Rutte, bunun Karadağ ya da diğer ülkeler açısından tam olarak ne anlama geldiğine ilişkin açık bilgi vermekten kaçınarak Karadağ'ın NATO içindeki en kararlı müttefiklerden biri olduğunu ifade etti.
Rutte, Karadağ'ın yalnızca NATO içinde değil, ikili ilişkiler bağlamında da ABD tarafından güçlü ve güvenilir bir ortak olarak görüldüğünü savundu.
NATO'nun geleceğine ilişkin bir soruya da yanıt veren Rutte, ittifakın geleceği konusunda "son derece iyimser" olduğunu belirterek, bunda ABD Başkanı Donald Trump'ın önemli rol oynadığını ifade etti.
Geçen yılın başında Kanada, İspanya, Belçika ve İtalya gibi büyük ekonomilerin henüz gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefini yakalayamadığını hatırlatan Rutte, bugün ise ittifakın tamamının bu hedefe ulaştığını söyledi. Rutte, Trump'ın yeniden seçilmesinin bu süreçte önemli etkisi olduğunu kaydetti.
Savunma harcamalarının artırılmasının yalnızca ABD ile yük paylaşımında denge sağlamak için değil, başta Rusya olmak üzere potansiyel tehditlere karşı caydırıcılığı güçlendirmek açısından da kritik olduğunu vurgulayan Rutte, gelecekte farklı aktörlerden gelebilecek tehditlere karşı da hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.
Ankara Zirvesi'nin gündemine de değinen Rutte, toplantıda Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve alınan savunma harcaması kararlarının somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesinin ana gündem maddeleri arasında yer alacağını söyledi.
Rutte, savunma sanayi altyapısının geliştirilmesinin de zirvenin öncelikli başlıklarından biri olacağını belirterek, hem ABD'de hem de Avrupa'da üretim kapasitesinin mevcut ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını, bunun Atlantik'in iki yakasının birlikte çözmesi gereken ortak bir sorun olduğunu kaydetti.
Rutte, zirvede ayrıca NATO'nun ihtiyaç duyduğu kritik askeri kabiliyetlerin geliştirilmesi ve savunma sanayi üretiminin hızlandırılması konularının ayrıntılı şekilde ele alınacağını sözlerine ekledi.
"NATO'nun çok daha üretken bir üyesi olacağımıza inanıyorum"
Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ise ordunun kapasitesinin son yıllarda önemli ölçüde güçlendirildiğini söyledi.
Spajic, ülkesindeki tüm etnik ve dini grupların orduyu desteklediğini belirterek, "En zor düşman içerideki düşmandır. Biz birlik içinde olduğumuzda, birlikte hareket ettiğimizde, bütün halk ve bütün devlet arkamızda olduğunda işte o zaman en güçlü halimizde oluruz ve o zaman başkalarına da en fazla katkıyı sunabiliriz." diye konuştu.
Orduya ciddi yatırımlar yaptıklarını aktaran Spajic, yatırım sürecinin devam ettiğini bildirdi.
Haziranda ABD ile devletlerarası önemli bir anlaşma yapacaklarını dile getiren Spajic, şunları kaydetti:
"Hem sivil hem de askeri kullanım amacı taşıyan, yani çift kullanımlı kritik altyapı projeleri üzerinde çalışabileceğiz. Kanadalılarla, Almanlarla ve başka bazı ülkelerle birlikte yapılacak yatırımlarımız da olacak ve bu iş birlikleri devam edecek. NATO'nun çok daha üretken ve daha iyi bir üyesi olacağımıza inanıyorum. Batı Balkanlar'da tansiyonun düşürülmesine, halkların birbirine bağlanmasına ve birbirlerini daha iyi anlamalarına önemli katkılar sunabiliriz."