SAMSUNG, BU SESSİZLİK SİZE YAKIŞMIYOR!

Abone Ol

Böyle bir skandal görülmedi! Mağduriyet çığ gibi büyüyor, Samsung hâlâ sessiz!

Bazı şeyleri yazarken insan gerçekten kelime bulmakta zorlanıyor.

Bugün burada bir teknoloji markasının reklamını ya da başarısını konuşmuyoruz. Bugün, parasını vererek televizyon satın alan insanların yaşadığı mağduriyeti konuşuyoruz.

Ve ben açık açık söylüyorum:

Koskoca Samsung'a bu tablo hiç ama hiç yakışmıyor!

Günlerdir aynı şikâyetler geliyor.

Vatandaş televizyonunun başına geçiyor.

Uydu ayarlarını kontrol ediyor.

Anten ayarlarını kontrol ediyor.

Sinyal var.

TKGS kontrol ediliyor.

Tarama yapılıyor.

Tarama tamamlanıyor.

Ve sonuç?

“0 kanal bulundu!”

Şimdi soruyorum:

Bu insan ne yapacak?

Televizyonunu çöpe mi atacak?

Yeni televizyon mu alacak?

Servis servis mi dolaşacak?

Yoksa Samsung'un lütfedip bir açıklama yapmasını mı bekleyecek?

Ben bunu kabul etmiyorum.

VATANDAŞIN SUÇU NE?

Türksat 3A'dan Türksat 4A'ya geçiş yapıldı.

Kanallar yeni frekanslara taşındı.

Bunlar teknik gelişmeler olabilir.

Teknolojide değişiklik olur.

Sistem değişir.

Frekans değişir.

Bunların hepsini anlayabiliriz.

Ama anlamadığım şey şu: Vatandaşın televizyonu neden kanal bulamıyor ve Samsung neden bu konuda hâlâ doğru dürüst kamuoyunun karşısına çıkmıyor?

İşte benim itirazım buna!

Çünkü müşteri parasını verirken Samsung'un ürününü alıyor.

Sorun çıktığında da karşısında Samsung'u görmek istiyor.

Vatandaşa “uydu ayarını kontrol et” demekle bu iş bitmez.

Adam zaten ayarını yapıyor!

Sinyal geliyor!

Tarama yapılıyor!

Ama televizyon sıfır kanal buluyor.

ÜÇ GÜN GEÇMİŞ, HALA CEVAP YOK!

Üç gün!

Dile kolay...

Üç gündür insanların televizyonlarında aynı problem yaşanıyor.

Sosyal medyada insanlar birbirine çözüm arıyor.

Kullanıcılar yetkililere ulaşmaya çalışıyor.

Servisler aranıyor.

Uyducular aranıyor.

İnsanlar “Acaba benim televizyonum mu bozuldu?” diye düşünüyor.

Bütün bunlar yaşanırken Samsung ne yapıyor?

Sessiz!

İşte beni asıl öfkelendiren de bu.

Bir teknoloji devi sorun yaşatabilir.

Evet, her şirketin ürününde veya sisteminde teknik problem çıkabilir.

Ama büyük şirketi büyük yapan, problem yaşamaması değil; problem çıktığında müşterisinin karşısına çıkıp sorumluluk almasıdır.

“SAMSUNG TELEVİZYONDA SIFIR KANAL BULABİLDİK”

Uydu Haberleşme Uzmanı Polat Taş'ın yaptığı uygulamalı testin sonucu da son derece dikkat çekici.

Anten tipi kontrol ediliyor.

TKGS kontrol ediliyor.

Türksat sinyali kontrol ediliyor.

Kanal taraması yapılıyor.

Ve sonuç:

Sıfır kanal!

Yüzlerce kanalın bulunması gerekirken sıfır kanal!

Üstelik bunun yalnızca bir kullanıcıyla sınırlı olmadığı, benzer şekilde çok sayıda kullanıcının mağdur olduğu ifade ediliyor.

O zaman Samsung'a tekrar soruyorum:

Bu insanlar yalan mı söylüyor?

Bu televizyonlar bozuk mu?

Sorun yazılımda mı?

Sorun TKGS'de mi?

Sorun yeni frekans geçişine uyumda mı?

Sorun nerede?

Çıkın açıklayın!

SAMSUNG, MÜŞTERİLERİNİZ SİZİN DENEME TAHTANIZ DEĞİL!

İnsanlar televizyon satın alıyor.

Parasını ödüyor.

Markanıza güveniyor.

Sonra bir gün televizyonunda kanallar kayboluyor.

Ve çözümü vatandaş kendisi arıyor.

Böyle bir şey olabilir mi?

Müşterilerinizi yalnız bırakamazsınız!

Bir marka, müşterisinin parasını alırken gösterdiği ilgiyi, sorun yaşandığında da göstermek zorundadır.

Hatta daha fazlasını yapmak zorundadır.

Çünkü müşteri memnuniyeti güzel günlerde değil, kriz günlerinde ölçülür.

YARIŞTA SINIFTA KALDINIZ!

Ben açık konuşmayı severim.

Kimse kusura bakmasın.

Samsung bu olayda sınıfta kalmıştır!

Hem de koskoca bir teknoloji markasına hiç yakışmayacak şekilde...

Çünkü burada mesele yalnızca birkaç kanalın kaybolması değil.

Burada mesele insanların günlerdir televizyonlarını kullanamaması.

Burada mesele vatandaşın kendisini çaresiz hissetmesi.

Burada mesele Samsung'un müşterisine verdiği değer.

Ve burada mesele marka itibarıdır.

Bugün müşterinizin yanında olmazsanız, yarın o müşterinin neden başka markaya geçtiğini sorgulamayacaksınız!

MAĞDURİYET ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR!

Bakın, buradan Samsung'a açık bir çağrıda bulunuyorum:

Artık sessiz kalmayın!

Çıkın açıklama yapın.

Sorunun kaynağını söyleyin.

Hangi modellerde problem olduğunu açıklayın.

Çözüm için ne yaptığınızı anlatın.

Vatandaşa yol gösterin.

Ve en önemlisi:

Bu sorunu çözün!

İnsanlar sizden mucize istemiyor.

İnsanlar televizyonlarını satın aldıkları gün hangi hizmeti aldıysa, bugün de aynı hizmeti istiyor.

Bu kadar basit.

SAMSUNG'A SON SÖZÜM!

Ben Samsung düşmanı değilim.

Ben teknoloji düşmanı hiç değilim.

Tam tersine, büyük markaların daha büyük sorumluluk taşıdığına inanıyorum.

Samsung gibi dünya çapında bir markanın, böyle bir sorunun karşısında daha hızlı hareket etmesini beklemek tüketicinin en doğal hakkıdır.

Bugün yapılması gereken şey birbirine top atmak değil.

“Uyduyu kontrol edin.”

“Anteninizi kontrol edin.”

“Tekrar tarama yapın.”

“Servisi arayın.”

Bunlarla vatandaşın zamanını tüketmek hiç doğru değil.

Vatandaş zaten günlerdir bunları yapıyor!

Şimdi sıra sizde Samsung!

Top artık sizin sahanızda.

Çözün şu meseleyi!

Çünkü mağduriyet çığ gibi büyüyor.

Vatandaşın sabrı tükeniyor.

Tepkiler artıyor.

Ve siz hâlâ sessiz kalıyorsunuz.

Ben de buradan açıkça söylüyorum:

Koskoca Samsung'a bu sessizlik yakışmıyor!

Yarışta sınıfta kaldınız!

Müşterinizi yalnız bırakmayın!

Çünkü bir markanın gerçek büyüklüğü, sattığı televizyonun ekran boyutuyla değil;

müşterisinin mağdur olduğu gün gösterdiği sahiplenmeyle ölçülür.

Ve bugün Samsung'un o sınavı vermesinin zamanı çoktan gelmiştir.