Sanat Maskeli Siyaset: Çürümenin ve İrtifa Kaybının Resmi

Abone Ol

​Toplumların aydınlanma öncüsü olması beklenen sanat camiasının bir kısmı, ne yazık ki bu topraklarda uzunca bir süre "belli bir zihniyetin" algı operasyonlarında aparat olarak görev yaptı. Doğrudan küresel şer odaklarının (Epstein ve türevleri gibi) uzantısı olmasalar bile, o odakların parlatma, cilalama ve paketleme yöntemleriyle bu topluma "büyük sanatçı", "aydın" diye yutturulan bir 'sanat-sepet' takımımız var, malumunuz.


​Bu kitle, yıllarca fildişi kulelerinden topluma nizamat vermeye, kendi dar ideolojik kalıplarını "çağdaşlık" diye dayatmaya çalıştı. Ancak maskelerin düşmesi için bir iç hesaplaşma, küçücük bir güç savaşı yetti.
​Ana muhalefet partisinin (CHP) kendi içindeki delege pazarlıkları, ihaleye fesat karıştırma iddiaları, rüşvet, irtikap ve çıkar amaçlı operasyonlarla genel başkanlık koltuğunu ele geçirme kavgasında bu güruh hemen safını seçti. Ama ne saf! Demokrasinin, hukukun ya da ahlakın yanında değil; tam aksine, üzerlerinde şaibe bulutları dolaşan, delege satın alma iddialarıyla anılan tarafta konumlandılar.


​Daha da ileri giderek, Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı açıktan bir siyasi savaş başlattılar. Yıllarca dillerinden düşürmedikleri "sanatın evrenselliği" ve "özgürlük" sloganlarını bir kenara fırlatıp, sırf karşı tarafa zarar vermek uğruna eserlerinin kullanılmaması için ihtarlar çektiler. Kendilerini halkın üstünde gören bu zevatın takındığı tavır; sadece tehlikeli ve yavan değil, aynı zamanda kelimenin tam anlamıyla ahlak dışıdır.


​Şimdi sormak gerek: Nerede kaldı sizin aydın sorumluluğunuz? Nerede kaldı o yere göğe sığdıramadığınız sanatçı erdeminiz?


​Bu tablo bize net bir gerçeği gösteriyor: Karşımızda ne bir sanatçı var ne de bir aydın. Karşımızda yalnızca çıkarı neredeyse oraya savrulan siyasi yandaşlar ve muhtemelen fonlanan "fondaşlar" var.
​Kendi mahallelerindeki bu çürümeye, bu kirli güç savaşına alkış tutanlar, aslında temsil ettiklerini iddia ettikleri düşünce yapısına en büyük darbeyi vuruyorlar. Bu topraklarda entelektüel olduğunu iddia eden bir kesim için bundan daha büyük bir irtifa kaybı, bundan daha derin bir dibe vuruş olamazdı. Sanat maskesiyle siyasi tetikçilik yapanların bu ibretlik hırsı, tarihin sayfalarına kara bir leke olarak geçmiştir.