Bulunduğumuz ekonomik şartlara bakıldığında ülkemizin sanayide üretimi artırmaktan ve katma değeri yüksek ürünleri üretmekten başka bir yolu olmadığını her fırsatta dile getirmeye devam ediyoruz.
Pek tabii ki üretimin olabilmesi için gerekli şartların ve ortamın uygun hale getirilmesinden başka bir yol olmadığı da konunun bir diğer tarafını oluşturmaktadır.
Nasıl ki bir meyve veya sebze ancak ve ancak uygun ortamlarda büyüyebilirse aynı şekilde sanayide üretimin olabilmesi için de şartların aynı zamanda da ortamın uygun halde olması çok ama çok önemlidir.
Ülkemiz sanayicisi her türlü şartta üretmek isteyen bir yapıdadır ve sanayicimizin bu özelliğinin sürdürülebilmesi için her kesimin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.
Son dönemdeki şartlara bakıldığında üretim yapılabilecek bir ortamın maalesef ki her geçen gün azaldığına şahit olmaktayız.
Konuştuğunuz ve sohbet ettiğiniz her sanayici üretimin günden güne zorlaştığı bir ortamda şirketlerin hayatlarını devam ettirebilmesinin zorlaştığıyla ilgili serzenişlerle size yaklaşmaktadır.
Eğer ki üretim yapılabilecek ortam hızlıca ortaya konulamazsa faaliyetlerine son verecek şirket sayısında ciddi bir artışla karşı karşıya kalma ihtimalimiz oldukça büyük orandadır.
Siparişlerin gerilediği bir süreç içerisinden geçen üretim sektörünün sorunlarına dikkat kesilerek çözüm yolları üretilerek bunların hayata geçirilmesi sağlanılmalıdır.
Dünyadaki Çin gerçeği tüm boyutlarıyla irdelenmeli ve hangi alanlarda ne tür üretimlerle yolumuza devam edeceğimizin kararı gerek şirketler gerekse de ekonomi yönetimi tarafından hızlıca verilerek uygulanmalıdır.
Son günlerdeki üretim verilerine bakılarak üretimdeki durumumuz hakkında bazı yorumlar yapmak mümkündür.
Şöyle ki sanayi üretimimiz 2024 yılının eylül ayına oranla artmış fakat bu yılın ağustos ayına göre düşmüş durumdadır.
Buradaki artış ve düşüşe baktığımızda ise karşımıza çıkan rakamlar şu şekildedir; 2024 yılının eylül ayına göre artış yüzde 2,9 olarak gerçekleşirken, 2025 yılının ağustos ayına göre ise bu yıl eylül ayındaki üretimimiz yüzde 2,2 oranında azalmıştır.
Sanayi üretim endeksimiz oluşturulurken baz alınan yıl 2021 olmakla birlikte 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılına bakıldığında geçen dört yıllık süre zarfında sanayi üretimimizin yaklaşık yüzde 10 düzeyinde artış göstereceğini söylemek mümkündür.
Peki geçen dört yıllık süre zarfında sadece ama sadece yüzde 10 düzeyinde bir artış yeterli midir?
Genel toplama bakılarak bir hesaplama yaptığımızda yıllık yüzde 2,5 dolaylarında bir sanayi üretimi asla ama asla yeterli değildir.
Bu üretim miktarını artıramazsak rekabette yol almamız asla mümkün olmayacaktır.
Genel çerçeveye baktığımızda bu yıl yüksek teknolojili ürünlerin üretimindeki ciddi artış 2025 yılı verilerini iyi düzeye çıkarmıştır.
Yüksek teknolojili ürünlerin üretimindeki artışın katma değeri yüksek ürünler olması sebebiyle 2026 yılında da sürdürülmesi son derece önemlidir.
Bunun için çalışmaların hızlandırılarak uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan tekstil ve hazır giyim sektörlerinde ise ciddi bir düşüş yaşanmaktadır ki bu düşüşün devam edeceğini öngörmekte olduğumdan bu sektörlerde üretim yapmak için çok ısrarcı olunmamasının yerinde bir karar olacağını müşahede etmekteyim.
Çünkü bu işçilik ve enerji maliyetleriyle tekstil sektörünün yurt dışı ile rekabet etmesi mümkün değildir.