Sapkın ve zararlı neşriyatlar nasıl önlenecek!

Abone Ol

Sosyal medya düzenlemeleri yetmez.

Tıpkı, ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ gibi matbuat için de bir kanun çıkartılmalı.

Başka türlü çocuklarımızı, gençlerimizi ve avuçlarımızdan su misali kayıp giden nesillerimizi zararlı neşriyatlardan nasıl koruyabileceğiz?

Edebiyatımızın köşe başlarını tutan ve sözde sanat adı altında her türlü çirkinliği meşru hale getiren sözde yazarların tahribatına nasıl dur diyeceğiz?

Şiir, hikâye veyahut roman adıyla piyasaya çıkan, bazılarında çocuk kitabı yazarı unvanı olduğu için gözümüz kapalı sınırsız güvendiğimiz bu sözde yazarların yazdıklarını baskı öncesi kontrol edebilme imkânı yok mudur?

Sonsuz fantazi dünyalarının kirli hissiyatlarını nasıl oluyor da çocuk kitabı diye bütün okullarımıza ulaştırabiliyor, satarak üstelik para kazanabiliyorlar?

Çocuklarımız ve gençlerimiz için tehlike arz eden bu zehirli yayınlar okullara ve sınıflara nasıl girebiliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir yayın öncesi, baskı öncesi olmadı kabul öncesi kontrol mekanizması yok mudur?

Felaket sadece milli eğitimle, okullarla sınırlı değil elbet…

Milletin millet yapan değerlere savaş açtıkları apaçık ortada olan bu yazarcıkların kalemlerinden edepsizlik damlıyorken, bunları kontrol etmesi ve mili – manevi değerlere eserlerinde yer veren yazarlarımıza öncelik vermesi, onları destek ve teşvik etmesi gereken kurumlar vazifelerini layıkıyla yapmıyorlarsa peki biz kime nasıl güveneceğiz?

Gezi destekçisi polisiye yazar Ahmet Ümit’in Kırlangıç Çığlığı isimli kitabında çocuk tacizcisi sapkınlar masumlaştırılıyor Sayfa 70’de; “Akif kendi durumundan rahatsızmış. Bu boş çerçeveler, bu defterler adamın acı çektiğini gösteriyor. Belki de yazsaydı yahut yazabilseydi vazgeçerdi çocukları taciz etmekten”

Ferhan Şensoy, Elveda SSK isimli kitabının 29. ve ilerleyen sayfalarına ağıza, dile, kaleme alınmayacak sapkınlıklarını büyük bir iştiyakla anlatıyor.

FETÖ’nün gelini diye nam yapan Elif Şafak’ın Mahrem isimli pespayesinde küçük bir çocuğun vicdansızca fantezilere kurban edilmesi, Ayşe Kulin’in Gece Sesleri kitabında bir bebek hakkında kaleme alınan hezeyanlar…

Abdullah Şevki’nin Zümrüt Apartmanı’ndaki facialar…

Ve daha neler neler…

Bizim mahallede ise…

Dikkatsizlikten veyahut çevirdiği yabancı kitaptan olduğu gibi intihal kaynaklı felaket ve itikadi sıkıntılara sebebiyet verecek yazar ve kitapları var.

Yayıneviyle temasa geçtiğim ve benden kitabın yazarına ulaşıp açıklama yapmak için süre istediklerinden şimdilik isim vermeyeceğim.

Piyasaya talebin üstünde arz olunan şifalı bitkiler kitaplarından birisine göz gezdiriyoruz…

Harf sırasına göre bitkilerin hangi hastalık ve rahatsızlıklara iyi geleceği, şifa olacağı teker teker verilmiş.

Bir yere geldik ki şaşkınlıktan ne diyeceğimizi bilemedik.

Kitabın girizgâhında, “Bu kitapta bulunan terkipler asırlarca tedavi maksadıyla kullanılmış ve Avrupa üniversitelerinde de ders olarak okutulmuş” diye yazıyor.

Avrupa üniversiteleri tamam da, gördüğümüz o facia terkip acaba Müslüman bir hekim tarafından hastalarına tavsiye ediliyor mu?

Bunu merak edip sordum kitabın yayınevine…

Yazarından cevap bekliyoruz.

Geldiğinde sizlerle paylaşacağım.