Çözüm Süreci’ni baltalamak, puslu havanın kurdu olmak, kaostan nemalanmak için olmadık yollara başvuruluyor. Kandil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini bahane göstererek silahsızlanma kongresini iptal ediyor, kan akan musluklarla tasarlanmış billboardlar asılıyor, zaten bırakmadıkları silahları seçim arifesinde kullanmayı planlıyor.
Ancak PKK vizyonu (!) kadar vizyonu olan seçim propagandaları, kan ve tehdit dolan bir anlayış ile ülkenin yönetiminde aktif rol alma talebi sizce ne kadar mantıklıdır? PKK ve Kürtçülük faaliyetleri ortaya koymaya çalışanların hiçbir şekilde dini bir kaygıları da yoktur. PKK ateist bir örgüttür. Ateistlik insanın yaratılış fıtratına aykırı olduğu için köleleştirdiği insanları ateşe tapmaya sevk etmekte, bir başka sapkınlıkla insanları elde tutmaya çalışmaktadır. Kürt milliyetçiliği üzerinden beslenen PKK ve siyasi oluşumu HDP’nin ne Kürtlerle ne de Kürtlerin kökleriyle bir alakası vardır.
Bunlar, Hristiyanların III. Haçlı seferini püskürten, her taşında İslam medeniyetinin izleri olan topraklara Haçlıları ayak bastırmayan Selahaddin Eyyubi’nin torunları değiller yani. Mehmet Akif Ersoy’un deyişiyle Şark’ın en sevgili sultanı Selahaddin Eyyûbî ki, emân verdikleri kişileri kesinlikle cezalandırmamış, bu yönüyle haçlıların bile sempatisini kazanmış bir büyük gönül öncüsü ve onun torunları; âlimdir ve çok sayıda ilmî eser kaleme almış talebelere sahiptir. Dindar, merhametli ve kimseyi arkadan vurmayan mert insanlardır. Said Nursi (k.s.), Erbilli Esad Efendi (k.s.) gibi sadece İslam için mücadele etmiş, o uğurda çile çekmiş kâmil insanların torunlarıdır. Medrese, zâviye, cami, köprü, kale, hamam inşa etmişlerdir. İhyâ etmişlerdir yani; imhâ etmemişlerdir.
Kanla, tehditle, zorbalıkla kendi halkına silah namlusu yöneltip onların iradesine hükmederek idaresine talip olmamışlardır. İnsanların gönüllerini kazanmışlar, iltifatlarına mazhar olmuşlardır.
Türkiye’nin doğusunda ve batısında kanaat önderlerinin evlerini gözetleyerek, onların dünya ile ilişkisini kesmeye çalışıp insanların muhakemesini engellemeye çalışmakla yönetime talip olmak, Kürtlerin işi değildir. Olsa olsa Kürtçülerin işidir. Kürtçülerin ise ne Kürtlerle ne de İslam’la bir ilgisi vardır. Dindar Kürtler, dinsizlerin oyununa gelmez, gelmeyecek de.
Dostluklarla düşmanlıkların sınırlarının çok değişken olduğu Güneydoğu’nun kaygan politik atmosferinde, ne idiğü belirsiz ajanların, hangi dış güçlerin ideolojisi olduğu bilinmeyen (açıktan) emellerini hayata geçirmek uğruna binlerce insanımızın geleceğini yok edecek projeler hazırlanıyor. Çünkü gidişat, Yeni Türkiye’ye. Büyük Türkiye, kaos ve kargaşadan beslenenlere hayat hakkı tanımayacağı için sahneden önceki son basamakta türlü oyunlar oynanıyor. Bu oyunlar kardeşlerimizin (Allah’tan korkan Kürtlerin) atalarımızı bilmeleri ve tek doğru yol olan İslam’a sıkı sıkıya sarılmalarıyla kolayca aşılacaktır. Allah’a (cc) emanet olun!