☰
✕

SAYIN ERDOĞAN, BU KEZ GECİKMENİN BEDELİ AĞIR OLUR!

Abone Ol

Değerli dostlar…

Fon vurgunu iddiaları karşısında somut adımlar geciktikçe süreç AK Parti’nin aleyhine işliyor. Her geçen gün yalnızca soru işaretlerini büyütmüyor; milletin adalete ve iktidarın samimiyetine duyduğu güveni de aşındırıyor.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Size duyduğumuz sevgi ve saygı, gördüğümüz tehlikeyi açıkça söylememizi gerektiriyor. Bugün mesele birkaç açıklamayla geçiştirilecek, gündemin değişmesi beklenerek unutulacak bir mesele değildir.

Bu fon meselesi başka. Diğer tartışmalara benzemiyor. Çünkü doğrudan insanların parası, alın teri ve hakkı üzerinden değerlendiriliyor. Böyle bir konuda milletin beklediği şey savunma cümleleri değil; gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesidir.

Burada size dikkat çeken bir yönünüzü belirtmek istiyorum.

İktidar tarafındaki bir isim hakkında yanlış veya usulsüzlük iddiası muhalefet tarafından gündeme getirildiğinde, o ismi görevden uzaklaştırmaya direnç gösterdiğiniz yönünde bir izlenim oluşuyor. Sanki görevden almak, muhalefete hak vermek veya siyasi olarak geri adım atmak gibi değerlendiriliyor.

Sayın Erdoğan, bu yaklaşımı değiştirmeniz gerekiyor. Bir iddianın kim tarafından dile getirildiği, doğru olup olmadığından daha önemli değildir.

Muhalefet söylüyor diye bir iddia değersiz olmaz. İktidara yakın diye bir kişi de dokunulmaz hâle gelmez. Yanlışı ortaya çıkarıp gereğini yapmak, muhalefete teslim olmak değildir; devleti yönetme sorumluluğunu yerine getirmektir.

Elbette her suçlama doğru kabul edilemez. Kimse yalnızca bir iddia üzerinden suçlu ilan edilmemelidir. Ancak bunun karşılığı, ciddi iddialar karşısında beklemek veya ilgili kişileri siyasi savunmanın arkasına almak da olamaz. Deliller bağımsız biçimde incelenmeli; gerekiyorsa soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için görevden uzaklaştırma dâhil idari tedbirler alınmalıdır.

Bir kişiyi koruma görüntüsü, milyonların güvenini kaybettirebilir.

Milletin görmek istediği son derece açıktır: Vurgunu yapan kim olursa olsun; adına, sanına, ünvanına, makamına ve yakınlıklarına bakılmadan hesap vermelidir. Suçu kanıtlanan herkes hak ettiği cezayı almalıdır.

Bu irade gösterildiğinde vatandaş, “Devlet kimseyi kayırmıyor, haksızlığın üzerine gidiyor” diyecektir. İşte devletin itibarını güçlendiren, iktidarın sözünü inandırıcı kılan budur.

Ancak bir tarafta CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar yürütülürken diğer tarafta iktidara yakın olduğu düşünülen isimler hakkındaki ciddi iddiaların gereğinin yapılmadığı algısı oluşursa, milleti bu süreçlerin hukuki olduğuna ikna etmek zorlaşır.

O zaman muhalefetin “Bize siyasi operasyon yapılıyor” söylemi daha fazla karşılık bulur. İktidarın kendi tarafındaki yanlışlarla hesaplaşmaması, başka dosyalarda atılan hukuki adımların da siyasi tartışmaların gölgesinde kalmasına yol açar.

Adaletin gücü, herkese aynı ölçünün uygulanmasından gelir.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Bu konuda gecikmenin siyasi maliyetini küçümsemeyin. İnsanlar yalnızca ne yapıldığına değil, ne kadar zamanda yapıldığına da bakıyor. Zamanında atılmayan adımlar, sonradan atıldığında aynı güveni oluşturmayabilir.

Sizi destekleyen insanlar da açıklık istiyor. Kendi çevresindeki yanlışa müdahale eden, makam sahiplerine hesap soran, milletin hakkını her türlü yakınlığın üzerinde tutan bir irade görmek istiyor.

Şimdi ihtiyaç duyulan şey, isimleri savunan açıklamalar değil; iddiaları aydınlatan, sorumluluğu belirleyen ve kamuoyuna somut sonuçlar gösteren bir süreçtir.

Hiç kimsenin makamı, dostluğu veya siyasi geçmişi sizin milletle kurduğunuz bağdan daha kıymetli değildir. Hiçbir kişinin görevde kalması, adalete duyulan güvenin önüne geçmemelidir.

Muhalefet söyledi diye doğruya mesafe koymayın. Size yakın diye yanlışa sahip çıkmayın.

Bu fon meselesinde gösterilecek tavır, milletin gözünde bir ölçü olacaktır: Hukuk herkes için mi işliyor, yoksa kişiye göre mi değişiyor?

Sayın Erdoğan, bu soruya en güçlü cevabı sözleriniz değil, atılmasını sağlayacağınız somut adımlar verecektir.

Değerli dostlar son sözüm malum ;
Allah vatana millete zeval vermesin. Vesselam.