☰
✕

SEDA SAYAN’IN ÇAKMALARINA BİR ÇİFT SÖZÜM VAR!

Abone Ol

Bazı insanlar vardır, yıllar geçse de karakterinden, duruşundan, dobra sözünden hiçbir şey kaybetmez. Bazıları da bir ömür başkasının gölgesinde yaşamaya çalışır. İşte benim asıl derdim tam olarak bu!

Seda Sayan’ı uzun yıllardır tanırım. Tanıdığım en dobra, en yürekli, en gerçek, en merhametli kadınlardan biridir. Bana geçmişten bugüne tanıdığım kadın ünlüler arasında bir numara kim diye sorsanız, hiç düşünmeden Seda Sayan derim. Çünkü bu kadın neyse odur. Hayatını saklamaz, yaşadıklarını gizlemez, düşündüğünü söylemekten çekinmez. Eli maşalı, Kadırgalı Seda ablamız olarak hafızalara kazınmıştır.

Yıllarca televizyon ekranlarında reyting rekorlarına imza attı. İnsanların güvenini kazandı, reklam yüzü olduğunda markalara değer kattı. Bugün kendi YouTube kanalında yoluna devam etmesi de bana göre son derece doğru bir karar. Kendi formatını oluşturması, özgürce yayın yapması ve yeniden sahnelere dönmesi takdir edilecek bir adım. Sevenleri de müziğe doyacak.

Çağlar Ökten’le yaşadığı mutluluğu da görmek güzel. Allah mutluluğunuzu daim etsin.

Gelelim estetik açıklamasına… “Gerdir gerdir, don lastiği mi bu?” İşte Seda Sayan farkı! Kendi üslubuyla konuşuyor, lafını esirgemiyor, güldürürken düşündürüyor. Ondan bir tane daha yok derken boşuna söylemiyorum.

Ama kendisine benzemeye çalışanlara da iki çift sözüm var!

Bir insanın başka birinin giyimini, kuşamını, sesini, konuşmasını, tavrını ve tarzını taklit etmeye çalışması bana göre düpedüz kimliksizliktir. İnsan kendisi olmayı neden beceremez? Neden kendi karakterini ortaya koymak yerine başkasının kopyası olmayı seçer?

Üstelik mesele yalnızca benzemeye çalışmak da değil. Taklit edildiğini herkes görüyor, herkes konuşuyor. Buna rağmen aynı yolda ısrar etmek nasıl bir özgüvendir? Yoksa özgüven değil de kendi eksikliğini örtme çabası mı?

İnsan başkasına benzeyerek büyümez, aksine kendi küçüklüğünü ilan eder!

Birinin sesini taklit edebilirsin, onun gibi giyinebilirsin, onun kullandığı kelimeleri bile ezberleyebilirsin. Peki, onun karakterini, yaşanmışlığını, cesaretini, insanlığını da taklit edebilecek misin? İşte orada bütün numara biter!

Seda Sayan’ı Seda Sayan yapan yalnızca görüntüsü ya da konuşma tarzı değil. Yılların birikimi, yaşadıkları, insanlarla kurduğu ilişki ve kendine has karakteri. Bunları kopyalayamazsınız. Kopyaladığınızı zannetseniz bile ortaya çıkan şey, olsa olsa kötü bir taklit olur.

En acısı da insanın başkasının kopyası hâline geldiğini kendisinin görememesi. Etrafındaki herkes farkında, izleyenler farkında; ama taklit eden kişi hâlâ kendisini özgün zannediyor. Bundan daha büyük bir çelişki olabilir mi?

Seda ablamızın güzel yüreği, belki de bu tür insanlara tahammül etmesini sağlıyor. Ancak benim tahammülüm o kadar geniş değil. Çünkü insanın kendine saygısı varsa önce kendi kimliğini ortaya koyar.

Başkası gibi görünmeye çalışmak yerine kendin olmayı denesen belki bir gün sen de taklit edilen biri olursun. Ama başkasının gölgesinde yürüdüğün sürece kendi gölgen bile sana ait olmaz.

Bu eziklik seni rahatsız etmiyor mu acaba?