Sektörel bazda ihracatımız

Abone Ol

Türkiye ihracat rakamlarına TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) tarafından kamuoyuna sunulan veriler üzerinden baktığımızda sektörel bazda genel bir görünümü ortaya koymak son derece önemlidir.

İhracat bir ülke ekonomisi için lokomotif konumda bulunduğu için yurtdışına satışların arttığı aynı zamanda da yurtdışından alımların azaldığı bir ekonomik görünüm her ülkenin hedefi konumundadır.

Dış ticaret açığı diye tabir ettiğimiz ülkeden dışarıya döviz çıkışı ile ülkeye giren döviz girişi arasındaki farkın çok az düzeylerde olması hatta 0 olması ekonomiler için büyük önem arz etmektedir.

Hele ki bizim gibi üretmekten başka hiçbir çaresi olmayan ülkeler için ihracat rakamları ekonomik görünüm açısından ciddi veri kaynağı olarak görülmektedir.

Tabi burada şunun altını çizmekte fayda var; yaptığımız ihracat kalemlerinin katma değeri yüksek ürünlerden oluşması da ayrıca büyük öneme haizdir.

Değilse katma değeri olmayan ürünleri ihraç etmenin ekonomilere çokta bir fayda getirmediği herkes tarafından bilinen apaçık bir gerçekliktir.

Böyle bir ortamın sağlanabilmesi için de üreticinin her anlamda desteklenmesi ekonomik görünüm açısından üzerinden durulması gereken en önemli konu hükmündedir.

TİM’in verilerine baktığımızda ülke ihracatımız son 5 yılda yaklaşık olarak yüzde 21 dolayında bir artış gerçekleştirmiştir.

İhracat sıralamasının başında yer alan otomotiv sektörü son 5 yılda her yıl ihracat rakamını artırmış sadece 2022 yılında birinciliği kimyevi maddeler ve mamülleri sektörüne bırakarak diğer 4 yılda listenin en üstünde yer almayı başarmıştır.

Otomotiv sektörünün kendisini takip eden sektörlerle her yıl arasını ciddi oranda açtığı da üzerinde durulması gereken bir diğer özelliğidir.

İlgili 5 yılda en büyük çıkışı ihracattaki payı 2021 yılında sadece yüzde 1.4 iken 2025 yılına geldiğimizde bu payı yüzde 4.2 ye yükselten savunma ve havacılık sektörü yapmıştır.

Bulunduğumuz jeopolitik konumdan ötürü bu sektörün gerek ihracatta gerekse de üretimde çok daha iyi konumlara gelmesi milli bir zorunluluk hükmündedir.

Savunma ve havacılık sektörü ihracattaki payını bu derece yükseltmesi sonucunda 2025 yılında ihracat yapılan sektörler arasında ilk 10 sektör arasına girmeyi başararak ciddi bir başarının altına imzasını da atmıştır.

Bir diğer veri ise son 5 yılda ihracattaki ilk 10 sektör arasında ihracattaki payı en fazla gerileyen sektörler hazır giyim ve konfeksiyon ile çelik sektörü olmuştur.

Her zaman dile getirdiğimiz gibi ülkemizde artık tekstil sektörünün belirli bir düzeye çıkması çok mümkün gözükmediği için bu sektörde yer alan şirketlerin tüm planlamalarını bu bilgi doğrultusunda yapmaları gerekmektedir.

Sıralamada ilk 10 da sektörler bazında yaşanan değişme şu şekilde oldu; 2021 ile 2025 yılları arasında mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü ilk 10 sıralamasından aşağılara düşmüş onun yerine savunma ve havacılık sanayi sektörü listeye adını yazdırmıştır.

Savunma sanayi sıralamanın ilk yılı olan 2021 yılında listede 16. sırada iken 2025 yılında listede 9. Sırada yer bulmuştur ki bu çok önemli bir başarıdır.

Bu veriler ışığında sektörlerimizin yapması gereken; listede üst sıralarda yer alan sektörlerin bunu yapabilmek için nasıl bir strateji izlediğini iyi belirlemek ve global bazda hangi sektörlerin ihracat odaklı olduğuna iyi odaklanmak olduğunun önemle altını çizmek istiyorum.