Selim Bir Kalp

Abone Ol

İnsanoğlu var olduğu günden beri bitmek bilmeyen bir arayışın, adına huzur dediğimiz o kayıp hazinenin peşinde koşup duruyor.

Kimimiz bu hazineyi biriktirdiğimiz mal ve mülkte, kimimiz makam ve mevkide, kimimiz ise kalabalıkların alkışladığı o geçici şan ve şöhret parıltısında bulacağımızı sanıyoruz.

Hayat sahnesi, dışarıdan bakıldığında her şeye sahip görünen ama iç dünyasında devasa bir boşlukla boğuşan insanların hüzünlü hikayeleriyle dolu.

Dünyanın tüm malı, mülkü, en yüksek makamları ve sınırsız serveti önüne serilmiş insanların, huzuru hala başka yerlerde, bazen bir hiçlikte arıyor olması bize çok şey anlatıyor.

Madde kalbe sadece geçici bir meşgale sunuyor, lakin ruhun o derin ve kadim susuzluğunu dindirmeye yetmiyor.

Kalp, bu dünyaya ait fani şeylerle doyurulabilecek bir boşluk değil, ancak sonsuzluğa ayarlanmış manevi bir merkezdir.

O sebeple; “Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.”

Bu bir temenni değil, insanın fıtratına nakşedilmiş en temel varoluş kanunudur, kalbin asıl fabrika ayarıdır.

Kalbi kim yarattıysa, onun hangi iklimde ferahlayacağını, hangi fırtınada nasıl selamete ereceğini en güzel yine O bilir.

İnsanın bu yalan dünyada aradığı her şeyden önce sarsılmaz bir huzurdur ve bu huzurun başlangıç noktası da selim bir kalbe sahip olmaktır.

Kalbi selim; kirin, kinin, kibirin, dünya hırsının ve nefsi arzuların kirinden arınmış, sadece sahibine yönelmiş temiz bir gönül demektir.

Böyle bir kalp, sadece ahiret yurdu için bir kurtuluş beratı değil, aynı zamanda bu dünya hayatının keşmekeşinde sığınılacak tek güvenli limandır.

Dünyaya dair her ne varsa kalbe misafir olabilir, ancak kalbin tahtına oturmaya kalktığında orada huzur değil, ağır bir yük bırakır.

Eşyanın ve makamın esiri olmuş bir kalp yorgundur; ancak Rabbini zikreden, O’nunla bağ kuran bir kalp ise en dar zamanlarda bile ferahlık bulur.

Aslında tüm mücadelemiz, o tertemiz doğduğumuz kalbi, emanet edilene kadar ne kadar saf tutabildiğimizle ilgili olmalıdır.

Huzuru eşyada arayanlar, eşyanın kölesi olurken; huzuru kalbi selimde bulanlar, iki cihanın da sultanı olurlar.

Çünkü selim bir kalp, insanın hem bu dünyadaki cenneti hem de ahiretteki yegane sermayesidir.

Rabbim bizleri, bu geçici dünyanın sahte ışıltılarına aldanıp kalbini yoranlardan değil; her nefeste O’nu hatırlayıp huzura eren, gönlü selamet dolu kullarından eylesin.

Zira; dünya geçicidir, makamlar emanettir ama kalbi selim ile varılan o kapı ebedidir.