Sıradan bir vatandaş okumasıyla ‘Silahlara Veda’…

Abone Ol

De facto/De jure makası;

Siyasi, hukuki tercihler ve kararlar neticesinde gelinen nokta ile de facto (fiili durum) arasındaki farkı, problemin temeline koymak, reel politikanın günlük gereksiminden doğsada popülist bir yaklaşımdır.

Her şeyden önce, Dolmabahçede, Başbakanlık ofisinde, Sırrı Süreyya Önder’in, Abdullah Öcalan adına 10 madde de yaptığı, ‘silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanı’ açıklaması reel politikanın üzerinde bir öneme sahiptir.

Bu niyyet ve beyanı, ‘Çözüm süreci’ni, siyasi iktidarın, ‘Devletle Milletin Barış süreci’ ile temelindirerek yeni bir mantık kurmak gerektiğine işarettir.

Bu mantık, HDP liler tarafından da anlaşılıp politikalarını bu mantık üzerinden üretmeleri gerekir.

Abdullah Öcalan’ın küreselleşen dünyadaki değişimin, mücadelelerini ve yöntemlerini nasıl etkilediğini çok iyi anladığı ortadadır.

PKK için silahlı mücadelenin devamına karar vermek demek, uluslararası koalisyon gücün konseptinde, terör örgütü olarak yer almak demektir.

Dolayısıyla ‘Çözüm süreci’ kendileri için tarihi bir fırsattır.

Bu fırsatı, kendilerine yakalatan AKP iktidarıdır.

Aynı zamanda AKP iktidarı ve iktidarının devamı, bu ülke içinde, ‘Devlet ile Milletin barış süreci’ açısından bir tarihi fırsattır.

HDP bu bağlamda bu fırsadın reel politik dilini kavramlaştırıp kurabildiği kadar başarılı olabilecektir.

Açıklamanın 10 madde halinde yapılmasının, 10 maddelik bir ön şart olarak algılanması/algılatılması, ‘Çözüm Sürecini’, AKP iktidarının, Devletle Milleti barıştırma temelinde yürüttüğü ‘Devletin restorasyonu’ dışına çıkarma çabasıdır.

Oysa PKK ve HDP nin geleceğinin hayati fırsatı, bu çabanın içinden doğmuştur ve kendilerini demokratik, sosyal, kültürel ve ekonomik restorasyonu (Çözüm Süreci) içinde düşündüklerinde işleri kolaylaşacaktır.

Asıl makas, Selehattin Demirtaş ve Kandilde (HDP de) olması gereken politik mantıkla militan mantık arasındadır. Bu makas nedeniyle İmralının kendilerini tıkadığı itirafında bulunmaktadırlar.

Diğer yandan eski devlet konsepti mantığı içinde mahpus kalan muhalefet mantığı, ve dış güç uzantıları, çözüm sürecinin anlaşılmasının önündeki en büyük engeldir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğa’nın, ‘İki maymunu oynuyorlar’ açıklaması bu pragmatist militan mantık ile politik mantık arasındaki sıkışmaya işaret -vurgu olarak anlaşılmalıdır.

Sıradan bir vatandaş gözüylede, ‘Silahlara veda’, PKK nın HDP’ leşmesi için (Demokratik Siyasallaşmasının) bir ön şartıdır.

‘Çözüm süreci’, çok yönlü, devletimizin demokratik restorasyonunun içinde, mağdur edilmiş Milletimizin unsuru olan Türkler, Çerkesler, vs. gibi devletimiz tarafından mağdur edilmiş Kürt kardeşlerimize yönelik kısmıdır.

Aslında bu sürecin genel anlamda muhatabı millettir, özelde milletin unsurları olan etnik kökenlerdir…